Konuyu Oyla:
  • Toplam: 0 Oy - Ortalama: 0
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Kesin çizgilerle Tasavvuf
Yazar Konu
#1
Tasavvuf ile ilgili gayet açık net uğraş verilmiş emek harcanmış kendi yazıları kendi sözleri ile kuran ve sahih sünnet ışığında hazırlanmış bir makale okumak için lütfen şu adrese girin:

Linki görebilmek için giriş yapmanız ya da üye olmanız gerekir.
Ara
Cevapla
#2
İbni Teymiye : Hanbeli fıkıh ve hadis âlimi iken mezhepsiz oldu Ehl-i sünnete uymayan (Allahü teâlâyı insan suret ve siretinde kabul ettiği için Kahire kalesinin kuyusuna hapsedildi) yazılarından dolayı Mısır’da iki defa hapsedildi 1263 senesinde Harran’da doğup, 1328 de Şam’da kalede hapiste iken vefat etti
Ehli Sünnet Alimlerinin İbn-i Teymiyye hakkındaki Reddiyeleri.
İbni Teymiye, Ehl-i sünnet âlimlerinin büyüklüğünü anlamamış, tasavvufu inkâr etmiş, Ehl-i sünnetten ayrılmıştır Kitapları, kendilerine Selefiyyeci diyen mezhepsizlere kaynak olmaktadır Mezhepsizler, onu övmekte, İslam müceddidlerinin piri demektedirler İbni Teymiye’nin şaki ve dalalette olduğu Seyf-ül-Cebbar ve farisi Tâlim-üs-sübyanda da yazılıdır

Camiul-ezherdeki hanefi âlimlerinden Muhammed Bahitin (Tathir-ül-füad min-denisil itikad) kitabı, (Et-tevessüli bin-Nebi ve bis-Salihin), (Şevahid-ül-hak), (Cevahir-ül-bihar), (Seyf-ül-Cebbar) ve (Tâlim-üs-sübyan) kitapları, İbni Teymiye’nin dalalete düştüğünü vesikalarla ispat etmektedir

Ehli sünnet alimlerinin ibni teymiyye hakkında görüşleri
İbni Teymiye
Hanbeli fıkıh ve hadis âlimi iken mezhepsiz oldu Ehl-i sünnete uymayan yazılarından dolayı Mısır’da iki defa hapsedildi 1263 senesinde Harran’da doğup, 1328 de Şam’da kalede hapiste iken vefat etti
İbni Teymiye, Ehl-i sünnet âlimlerinin büyüklüğünü anlamamış, tasavvufu inkâr etmiş, Ehl-i sünnetten ayrılmıştır Kitapları, kendilerine Selefiyyeci diyen mezhepsizlere kaynak olmaktadır Mezhepsizler, onu övmekte, İslam müceddidlerinin piri demektedirler İbni Teymiye’nin şaki ve dalalette olduğu Seyf-ül-Cebbar ve farisi Tâlim-üs-sübyanda da yazılıdır
Camiul-ezherdeki hanefi âlimlerinden Muhammed Bahitin (Tathir-ül-füad min-denisil itikad) kitabı, (Et-tevessüli bin-Nebi ve bis-Salihin), (Şevahid-ül-hak), (Cevahir-ül-bihar), (Seyf-ül-Cebbar) ve (Tâlim-üs-sübyan) kitapları, İbni Teymiye’nin dalalete düştüğünü vesikalarla ispat etmektedir

İbni Battuta, ibni Hacer-i Mekki, imam-ı Sübki, kendi oğlu Abdulvehhab, izzeddin bin Cema’a, Ebu Hayyan Zahiri, Zahid-ül Kevseri, Yusuf-i Nebhani, imam-ı Şarani, Ahmed bin Seyyid Zeyni Dahlan, Şeyh-ül-İslam Mustafa Sabri Efendi gibi nice âlimler İbni Teymiye’ye reddiyeler yazmışlar, dalalet ve küfürlerini açıklamışlardır Üstad Necip Fazıl da, (14 asrın irşad kutbu seyyid Abdülhakim Arvasi, “İbni Teymiye dini içinden zedeleyen mülhiddir” buyurdu) diyor (Türkiye’nin manzarası)


Dal ve mudil olduğu, Savi tefsiri 107 sayfasında da yazılıdır
İslam âlimleri buyuruyor ki:


(Allahü teâlânın, sapıtmasına ilmini sebep ettiği kimsedir) [İbni Hacer-i Mekki - Fetava-yı hadisiyye]
(İbni Teymiye öyle bir kimsedir ki, bozuk sözlerine ve çürük vesikalarına, büyük âlimler cevap vermişler ve düşüncelerinin çirkinliğini ortaya koymuşlardır [Şam, Mısır ve Kudüs’de kadılık yapmış olan şafii fıkıh ve hadis âlimlerinden Muhammed] İzzibni Cemaa, onun için, Allahü teâlânın dalalete sürüklediği, azdırdığı ve zillet gömleği giydirdiği kimsedir İslam âlimlerine ve bilhassa Hulefa-i raşidine karşı ***ça itirazlarda bulunmuştur demiştir) [İbni Hacer-i Mekki - El-cevher-ül-munzam]

(İbni Teymiye’nin sözlerinin kıymeti yoktur O, dalalettedir ve Müslümanları dalalete sürüklemektedir Müslümanların icmasından ayrılmış, bid’at yolunu tutmuştur İslam âlimleri, onun dalalette [sapık] olduğunu, sözbirliği ile bildirdi Kutbüd-Berdiri, Şerhi Muhtasarda, bunu uzun yazmaktadır) [Tahir Muhammed Süleyman - Zahiretül-fıkhil-kübra]


(Kitab-ül Arş onun en çirkin kitaplarındandır Ona Şeyh-ül-İslam diyenin kâfir olacağını söyleyen âlimler vardır) [İmam-ı Sübki] (Nebras haşiyesinde bildiriliyor)


(İbni Teymiye’ye uyanın malı ve canı helaldir) [Miratül-cenan, Nebras haşiyesi]
İbni Teymiye, Kitab-ül Arş isimli eserinde, “Allah Arş’ın üzerinde oturur, kendisi ile beraber oturması için Resulullaha da yer bırakır” diyor Essırat-ul-müstekim kitabında da, ibni Abbas gibi büyük sahabilere kâfir demiştir (Keşfüzzunun)

El-ubudiyyet kitabında ise, Allahü teâlânın ismini zikretmenin bid’at ve dalalet olduğunu bildirmekte ve tasavvuf âlimlerine çirkin iftiralar yapmaktadır
(Arş kadimdir) diyor (Akaid-i Adudiyye şerhi)
(Şam camiinin minberinden inerken “Allah gökten yere, benim indiğim gibi iner” dedi) [İbni Battuta -Tuhfetünnüzzar tarihi]

Abduh’un yetiştirdiklerinden olup, onun yolunda giden Abdürrazık paşa bile diyor ki:
Vehhabilik, bir bakımdan ibni Teymiye’ye bağlı olduğu gibi, son asrın müceddidi denilen Abduh’daki dinde reform fikirleri de, ibni Teymiye’ye bağlıdır


(Kaza namazı kılmak lazım değildir) derdi Halbuki dört mezhepte de farzdır

Cehennem azabı sonsuz olmadığını söylerdi Kâfirlerin Cehennemde sonsuz kalacaklarına dair bir çok âyet-i kerime vardır (Bekara 81, Ahzab 65, Fussilet 28, Zuhruf 74)


(Ömer çok yanılmıştır) diyerek, imam-ı Ahmed’in bildirdiği (Allahü teâlâ, doğru sözü, Ömer’in dili üzerine koymuştur hadis-i şerifine karşı gelmiştir Eshab-ı kiramın çoğu, ictihad ile anlaşılacak işlerde yanılmış olsa da, onların yanılmaları, ictihadi mesele idi İctihadda müctehidin yanıldığı bilinemez Çünkü ictihad ictihad ile nakzedilmez Bunun için, müctehid olan o büyükler tenkit edilemez Dört mezhebin ictihadları farklı olduğu halde, benimki doğru diyerek biri ötekini tenkit etmemiştir


Sadreddin-i Konevi, İbni Arabi hazretleri gibi tasavvuf büyüklerine de saldırmıştır “Gazali’nin kitapları uydurma hadis ile dolu” derdi (Hadika)


İmam-ı Şarani hazretleri buyuruyor ki:
(İbni Teymiye, tasavvufu inkâr eder, evliyaya, ariflere dil uzatırdı Kitaplarını okumaktan, yırtıcı hayvandan kaçar gibi kaçmalıdır) [Tabakat-ül-kübra]


İmam-ı Süyuti hazretleri buyuruyor ki:
(İbni Teymiye kibirliydi Kendini beğenirdi Herkesten üstün görünmek, karşısındakini küçümsemek, büyüklerle alay etmek âdeti idi) [Kam-ul Muarıd]
Muhammed Ali Bey; Hitat-uş-Şam kitabında diyor ki:
(İbni Teymiye’nin hedefi, Luther adındaki papazın hedefine benzer Fakat, Hıristiyanlığın reformcusu muvaffak oldu İslamınki olamadı)

İbni Hacer-i Askalani hazretleri buyuruyor ki:
(İbni Teymiye; “Kabri Nebeviyi ziyaret için sefere çıkmak haramdır [Hz] Ali iman ettiği zaman çocuk olduğu için Müslümanlığı sahih olmadı [Hz] Osman malı çok severdi” diyerek eshab-ı kiramın büyüklerine dil uzattı) [Ed-Dürer-ül-Kamine]


İbni Hacer-i Mekki hazretleri buyuruyor ki:
(İbni Teymiye, Peygamberlerin masumiyetini (günahtan korunmuş olduklarını) reddetmiştir Halbuki, masumiyet Peygamberlerin sıfatlarındandır
Başta Peygamber efendimizin kabri şerifleri olmak üzere eshab-ı kiramın, velilerin, âlimlerin ve salih Müslümanların kabirlerinin ziyaret edilmesine karşı çıkmış, bunları şefaate vesile kılmayı da haram saymıştır) [Fetava-i Hadisiyye]


İbni Teymiye, Furkan isimli kitabında dini üç kısma ayırmaktadır Selefilere göre bu üç prensip vazgeçilmez esaslardır İslamiyet ancak bu üç kaide gereğince, aslına uygun olarak bilinebilirmiş Yoksa İslam pınarını, etraftan karışmış bulanık sulardan yani mezhep imamlarının ictihadlarından arındırmak mümkün değilmiş Çünkü fıkıhçılar, kelamcılar ve tasavvuf ehli, dinin aslına ilaveler yapmışlar, bu bakımdan din çok genişletilmiş ve içinden çıkılmaz bir hâl almışmış Dine yapılan bu ilaveleri çıkarmak gerekirmiş
Selefilerin sımsıkı bağlandıkları üç prensip şöyle:

1- Münezzel din: Kur’an-ı Kerimden ve sahih kabul ettiği hadis-i şeriflerden kendi anladıkları
2- Müevvel din: Mezhep imamlarının Kitap ve sünnetten çıkardıkları hükümler
3- Mübeddel din: Geçmiş dinlerin hükümleri ve uydurma saydığı hadis-i şerifler


İbni Teymiye’ye göre, Münezzel dine uymak bütün müslümanlara farzdır Çünkü Allahü teâlâ bir müctehidin Kitap ve Sünnetten neyi anladığını bir başka mükellefe sormaz Hatta onu mükellef de tutmaz Herkesi Kitap ve Sünneti anladığı ölçüde sorumlu tutar Bu bakımdan herkes, Münezzel din ile amel etmelidir


Müevvel dine, tevil edilmiş olana, ictihaddan aciz olan mukallitlere caizdir Ama müctehid olanlara bu caiz değildir


İbni Teymiye’nin selefiye yolunu savunan bütün mezhepsizler, kendilerini birer müctehid zannettikleri için, mezhep hükümleri onlar için muteber değildir, Kitap ve Sünnetten anladıklarına tâbi olurlar Kendilerine selefiyiz diyen bugünkü mezhepsizler, kraldan çok kralcı olup, İbni Teymiye mukallit halk için müevvel din ile [mezhep imamlarının hükümleriyle] amel etmeyi caiz görürken, onlar cahillerin de, mezhep hükümleriyle amel etmesini caiz görmezler, herkesi Kitap ve Sünnete el atmaya iterler


İbni Teymiye’nin Mübeddel din diyerek eski dinleri bir kalemde silip atması caiz olmaz Çünkü geçmiş dinlerin iman yani inanılacak hususları (yani amentüdeki esaslar, insanlar tarafından bozulmadan önce) bütün dinlerde aynı idi İslamiyet bozulan bu hususların doğrusunu bildirmiş, amele ait hükümlerin de, hepsini değil bazılarını nesh etmiştir


Uydurma hadislerle amel edilen bir din yoktur Uydurma hadis meselesi de ayrı bir konudur Bir müctehidin usulüne göre, uydurma sayılan bir hadis, başka bir müctehidlerin usulüne göre sahih olabilir İbni Teymiye, aklının almadığı hadis-i şeriflere hemen uydurma damgasını basmıştır Fıkıh, kelam ve tasavvufun ortaya koyduğu hükümleri, usulleri, uydurma hadislerden çıkarıldığı havasını uyandırmak istemiştir Onun bu mugalatasına İslam âlimleri gerekli cevaplar vermiştir
Mezhepsizler, imamları olan İbni Teymiye’nin görüşlerine uyar ve onun usulüne uyup Kitap ve Sünnetten ahkam çıkarmaya çalışırlar Bunu da gayet normal sayarlar ve buna münezzel din derler

Biz de mezhep imamımız olan imam-ı a’zam hazretlerinin hükümleriyle amel edince, onun usullerine uyunca, Allah’ın gönderdiği din ile değil, mezhep imamlarının çıkardığı din ile amel ettiğimizi söylerler
İbni Teymiye’ye uyup Kitap ve Sünnete el ve dil uzatan mezhepsizler, bizim de imam-ı a’zama uymamıza ne hakla karşı çıkarlar ki?


BİZLER UMUTSUZLUĞUN OLDUĞU YERDE UMUDUMUZU KAYBETMEDEN YÜRÜYENLERİZ..BİZLER BU ÜLKE İÇİN CAN VERİRKEN TÜRKÇE BİLMİYORDUK..ŞİMDİ ANADİLİMİZİ BİLMİYORUZ...

Ara
Cevapla
#3
Önüne bakmayıp geçmiş yaşanmış olayları baz alıp ileriye kör kesilen ve iftiralar ile yazıp çizmeye oradan buradan koplayalayı yapıştırmaya çalışanlara şaşıyorum.

Niçin geldiklerinin farkına varamayıp odun gibi yaşayıp onun bunun lafları ile beslenip,kaynaklara bakmadan tarihi kronolojiyi göz ardı etmeden içerisinde bulunduğu toplumdaki fasit amelleri düzeltmeye çalışmadan birilerini kötülemeye karalamaya çalışanlara şaşıyorum.

Yukarıda yazdıklarınız anlaşılan tetkik edilmemiş,okunmamış,araştırılmamış direkt copy yapılarak buraya aktarılmış.Tabiki

at gözlüğü takıp hakka ve hakikate kör kesilen eşşek zihniyetli kimselerin halidir bu hal.

İbn Batuta'nın iftiralarına Mufessir Muhaddis İbn Kesir'in el bidaye ven nihayede tarihi ile tabiri caiz ile senetleri ile cevap verdiğini görmedin mi? daha doğrusu rahatını bozup kafanı kaldırıp okumadın mı?

Tarihleri ile birlikte oku.Fakat gözündeki at gözlüğünü(tassupçu katı yaklaşımı) bir kenara bırak:

Linki görebilmek için giriş yapmanız ya da üye olmanız gerekir.



Ara
Cevapla
#4
(28-01-11, Saat:11:53:06 AM)İLİM Nickli Kullanıcıdan Alıntı: Linki görebilmek için giriş yapmanız ya da üye olmanız gerekir.Önüne bakmayıp geçmiş yaşanmış olayları baz alıp ileriye kör kesilen ve iftiralar ile yazıp çizmeye oradan buradan koplayalayı yapıştırmaya çalışanlara şaşıyorum.

Niçin geldiklerinin farkına varamayıp odun gibi yaşayıp onun bunun lafları ile beslenip,kaynaklara bakmadan tarihi kronolojiyi göz ardı etmeden içerisinde bulunduğu toplumdaki fasit amelleri düzeltmeye çalışmadan birilerini kötülemeye karalamaya çalışanlara şaşıyorum.

Yukarıda yazdıklarınız anlaşılan tetkik edilmemiş,okunmamış,araştırılmamış direkt copy yapılarak buraya aktarılmış.Tabiki

at gözlüğü takıp hakka ve hakikate kör kesilen eşşek zihniyetli kimselerin halidir bu hal.

İbn Batuta'nın iftiralarına Mufessir Muhaddis İbn Kesir'in el bidaye ven nihayede tarihi ile tabiri caiz ile senetleri ile cevap verdiğini görmedin mi? daha doğrusu rahatını bozup kafanı kaldırıp okumadın mı?

Tarihleri ile birlikte oku.Fakat gözündeki at gözlüğünü(tassupçu katı yaklaşımı) bir kenara bırak:

Linki görebilmek için giriş yapmanız ya da üye olmanız gerekir.

sözlerinizi size aynen iade ediyorum sizin gibiler zaten ancak şaşırmakla geçirirler vakitlerini.....siz bana akıl vereceğinize teymiyenin varisleri olan vahhabi suudlarla yaşayınız orda daha rahat ve şaşırmadan bir ömür sürebilirsiniz...


BİZLER UMUTSUZLUĞUN OLDUĞU YERDE UMUDUMUZU KAYBETMEDEN YÜRÜYENLERİZ..BİZLER BU ÜLKE İÇİN CAN VERİRKEN TÜRKÇE BİLMİYORDUK..ŞİMDİ ANADİLİMİZİ BİLMİYORUZ...

Ara
Cevapla
#5
Kendisinden sonra gelenlerin kendilerini ona nisbet etmeleri ile sonrakilerin hataları bu kimseye mal edilebilir mi?

Yani Vahhabiler İbn Teymiyye'den sonra gelmişlerdir.Onlar İbn Teymiyye'yi tam olarak anlamamışlardır.Onların hatalarını ona mal etmek ahmaklıktır ve en büyük körlüktür.

Hem size sorarım İbn Teymiyye'nin hangi eserini okudunuz?

Eğer eserini okumadı iseniz nasıl oluyorda onun hakkında yorum yapabiliyorsunuz?

Bu atmasyon olmaz mı?

Dahası zulüm olmaz mı?

Günümüzde sorun Tevhid meselesi iken geçmişteki ne olduğu belli olmayan rivayetler ile uğraşmak ne derede doğrudur?

Yoksa Tevhidi bir sorunuz ve dolayısıyla sorununuz yok mu?

Yok mu sizde kendini müslüman zanneden ama aslında İslamiyet ile ilgisi olmayan Allah'a iman etmeyen Tağutu reddetmeyenlerden misiniz?

''Biz daha Tağutu bilmiyoruz ki onu nasıl red edelim'' diyelerden misiniz?

Tekrar başa dönersek;

Kendiniz İbn Teymiyye'nin hangi eserini okudunuz ve okumalarınızda Kur'an ve Sünnet'e zıt hangi kavlini gördünüz?
Fazlada konuşmak abes olur.Sorduğum soruları kendin kendi nefsinde cevapla.Sonraki sapar ve saptırısın ve yevmul kıyame hesap da zorlanırsın.Ben sadece uyarırım.Hataya düşmemen için.Yoksa burada kendimi buraya endeksleyemem.Selam hidayete tabi olanlara olsun...
Ara
Cevapla
#6
(28-01-11, Saat:16:57:52 PM)İLİM Nickli Kullanıcıdan Alıntı: Linki görebilmek için giriş yapmanız ya da üye olmanız gerekir.Kendisinden sonra gelenlerin kendilerini ona nisbet etmeleri ile sonrakilerin hataları bu kimseye mal edilebilir mi?

Yani Vahhabiler İbn Teymiyye'den sonra gelmişlerdir.Onlar İbn Teymiyye'yi tam olarak anlamamışlardır.Onların hatalarını ona mal etmek ahmaklıktır ve en büyük körlüktür.

Hem size sorarım İbn Teymiyye'nin hangi eserini okudunuz?

Eğer eserini okumadı iseniz nasıl oluyorda onun hakkında yorum yapabiliyorsunuz?

Bu atmasyon olmaz mı?

Dahası zulüm olmaz mı?

Günümüzde sorun Tevhid meselesi iken geçmişteki ne olduğu belli olmayan rivayetler ile uğraşmak ne derede doğrudur?

Yoksa Tevhidi bir sorunuz ve dolayısıyla sorununuz yok mu?

Yok mu sizde kendini müslüman zanneden ama aslında İslamiyet ile ilgisi olmayan Allah'a iman etmeyen Tağutu reddetmeyenlerden misiniz?

''Biz daha Tağutu bilmiyoruz ki onu nasıl red edelim'' diyelerden misiniz?

Tekrar başa dönersek;

Kendiniz İbn Teymiyye'nin hangi eserini okudunuz ve okumalarınızda Kur'an ve Sünnet'e zıt hangi kavlini gördünüz?
Fazlada konuşmak abes olur.Sorduğum soruları kendin kendi nefsinde cevapla.Sonraki sapar ve saptırısın ve yevmul kıyame hesap da zorlanırsın.Ben sadece uyarırım.Hataya düşmemen için.Yoksa burada kendimi buraya endeksleyemem.Selam hidayete tabi olanlara olsun...

sen kafana takma güzel kardeşim rahat ol zira fazla zaman kalmadı hesap gününe....


BİZLER UMUTSUZLUĞUN OLDUĞU YERDE UMUDUMUZU KAYBETMEDEN YÜRÜYENLERİZ..BİZLER BU ÜLKE İÇİN CAN VERİRKEN TÜRKÇE BİLMİYORDUK..ŞİMDİ ANADİLİMİZİ BİLMİYORUZ...

Ara
Cevapla
#7
İLİM' ALLAH'IN SÖZÜDÜR (KURAN'I KERİM )DİR TASAVVUF BU SÖZÜ (KURAN'I KERİM'İ) DÜŞÜNMEK VE YAŞAMAKTIR
BİRDE AŞK VARDIR ODA ALLAH'A DIR
Ara
Cevapla


Konu ile Alakalı Benzer Konular
Konular Yazar Yorumlar Okunma Son Yorum
  Tasavvuf ve Felsefe UKS16 11 1.010 02-04-08, Saat:16:52:18 PM
Son Yorum: tayyare
  Tasavvuf UKS16 6 783 31-01-08, Saat:10:58:27 AM
Son Yorum: UKS16

Hızlı Menü:


Şu anda bu konuyu okuyanlar:
1 Ziyaretçi

Yukarı Git