Konuyu Oyla:
  • Toplam: 0 Oy - Ortalama: 0
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Kölelik Düzeni...
Yazar Konu
#1
Kölelik Düzeni...
İki milyon işçi ve memur, TEKEL işçilerine destek vermek için dün sabah iş bıraktı...

Ankara’nın soğuğuna karşın 50 gündür kurdukları çadırlarda direniş yapan TEKEL işçilerinin eylemi AKP iktidarını giderek geriyor...

Çünkü, muhalefetin yapamadığını TEKEL işçileri ve örgütlü sendikal güç yaptı.

TEKEL işçilerinin 4/C kapsamına alınması, 2010 Türkiyesi’nde iş hukukunu ortadan kaldırıp kölelik düzenini getiriyor. Emekçilerin en temel güvencelerini ortadan kaldırıyor.

Başbakan Erdoğan sinirli, bakanları, milletvekilleri sinirli...

Peygamber benzetmesiyle Meclis karışıyor, AKP’li ve MHP’li milletvekilleri yumruklaşıyor; GATA olayı, “Bayram değil seyran değil, eniştem beni niye öptü” tekerlemesiyle örtüşüp, “sıkmabaş” yeniden gündeme geliyor.

İşin özü, medyaya sızdırılmayan, sızdırılsa bile şişirilerek yayımlanan kamuoyu yoklamalarında yatıyor...

Bugün seçim olsa AKP yüzde 30 oranının altında oy alacak.

Galiba oyun bitiyor!

Türkiye’nin gündeminde en önemli sorun ekonominin kötüleşmesi değil, “darbe-marbe” belgeleri...

Halk bu tür haberlerden bıktı!

Yazımı yazdığım saatlerde binlerce işçi Edirnekapı’ya doğru yürüyordu.

Yollar polis panzerleriyle kuşatılmış. Tüm işçiler yedi sekiz koldan, Saraçhane Alanı’na doğru coşkulu bir ırmak gibi akıyor...

Kölelik düzenine karşı çıkıyor işçiler!

4 Ocak 1991 yılındaki Zonguldak-Ankara yürüyüşünden sonra en büyük eylem!

Artık bıçak kemiğe dayanmış...

O nedenle tüm işçiler ve memurlar TEKEL işçileriyle dayanışma içindeler...

Bu bir genel grev değil, genel bir tümleşme.

İşçi sınıfı İstanbul, Ankara, İzmir ve tüm Türkiye’de örgütlü gücünü kullanırken, memurlar, üniversiteli gençler, bazı siyasi partiler de destek veriyor emekçilere.

***

Bir günlük eylem özellikle büyük kentlerde yaşamı etkiledi. Ancak halk bu eyleme destek verdi.

TEKEL emekçilerinin eyleminde 10 bin işçi var...

2010 yılında yapılacak özelleştirmeler 120 bin işçiyi 4/C kapsamına alacak. Şeker, elektrik ve karayollarının özelleştirilmesini de güçleştirecek.

Erdal Sağlam’ın Referans gazetesinde değindiği gibi, özelleştirilecek kamu kurumlarında çalışan işçiler “Bir süre sonra bizim de başımıza gelecek” diye direnç gösterecekler.

Halk geçim derdinde, medyanın gündemi ise başka...

2010 yılının ilk ayında enflasyon yüksek çıktı. Bu yükseliş Merkez Bankası’nın açıkladığı gibi şubat ayında da aynı düzeyi koruyacak.

Halkın tepkisi TEKEL işçilerinin haklı direnişiyle Türkiye genelinde dalga dalga yayılmaya başladı. Ankara’da başlayan eylem, halkın desteğiyle ivme kazandı.

Böyle bir durum, başta belirttiğim gibi 19 yıl önce maden işçilerinin Zonguldak-Ankara yürüyüşünde yaşanmıştı.

1991 yılında Zonguldak’ta başlayan maden işçilerinin direnişi, sağcı, solcu tüm kesimlerce desteklenmişti.

Hem 12 Eylül’e hem de siyasal iktidara karşı demokratik bir direnişti bu!

Dün yapılan bir günlük demokratik eylem, sınıfsal temele dayalı politikaların siyasal iktidarı nasıl sarstığını gösteriyordu.

Daha önceki yazılarımda değindiğim gibi, sol partilere ve özellikle CHP’ye de bir mesaj anlamı taşıyordu işçilerin ve memurların eylemi:

“Türkiye’de işçi sınıfının örgütlü gücü var... Lalikliği, cumhuriyeti elbet koruyacağız... Ama bizim de sesimiz ol, yanımızda yer al...”

***

Başbakan Erdoğan hâlâ “Kıdem tazminatlarını ödüyoruz” diyerek 4/C’yi savunup şöyle diyordu:

“TEKEL işçileri tuzağa düşmemeli... Bazı çevreler hükümetimizi yıpratmaya çalışıyor.”

Oysa durum öyle değildi...

Arada ayrıntı gibi görünen büyük bir fark vardı...

Neydi o fark?

Elde edilmiş yasal hakların ortadan kalkması.

Kölelik düzeni!

Hikmet ÇETİNKAYA
Sitemize kaynak gösterilerek , eklenen tüm yazılar yazarın kendi görüşünü belirtir, site ve site yönetimi  asılan yazılardan sorumlu tutulamaz..

www.kalemlervekiliclar.com

www.sabetaysevi.com
Cevapla


Hızlı Menü:


Şu anda bu konuyu okuyanlar:
1 Ziyaretçi

Yukarı Git