Konuyu Oyla:
  • Toplam: 0 Oy - Ortalama: 0
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
İNTİHAL VE İNTİHAL İÇİN SÖZÜ OLANLAR
Yazar Konu
#1
İNTİHAL VE İNTİHAL İÇİN SÖZÜ OLANLARKarizmatik


Üniversitelerimizdeki intihal olayıyla ilgili kaleme aldığım yazılar, biraz da “Birol Ertan” etrafında tartışılmaya başlandı ve bu da beni rahatsız etti doğrusu. Birol Ertan, gerekli cezayı almış, şimdi bunu tersine çevirmek için debelenip duruyor.
Ancak “boş durmaması” beni üzüyor. Konuyu “bilimsel” temelden kaçırarak, ısrarla “kişisel temele” çekmek istiyor.
Daha da ayıbı, “beni hedef seçerek” akıl almaz yorumla yapıyor.
Oysa benim çıkış noktam basittir. Üniversitelerimizde intihal olayı büyük bir bela. Asla bu konuda bize kara çalınmamalı. Ne yazık ki, Sayın Ertan sayesinde, tüm bilimsel sitelerde meşhur olduk. Üniversitelerimiz “intihal” ile anılır oldu. DAÜ gibi güzide bir okulumuz, “intihal” olayıyla anılır oldu. Bu üzücü...
Bu konuyu tartışmaya açmak istediğimden, sık sık gündeme getiriyorum. Anlayamadığım da ülkemiz üniversitelerindeki öğretim görevlileri bu konuda suskun kalırken, Türkiye’den çok sayıda bilim adamı da yorumları ile konuyu gündemde tutuyor.
Bugün de üç yorumu sizlerle paylaşıyorum. Bu konuda yapılacak yorumlara da açık olduğumu bir kez daha belirtirim. Birol hocanın da cevap hakkı bu köşede yayınlandı daha önce, yine yayınlanır... Başka yollara sapmasına da gerek yoktur.
İşte o üç yorum:

Ali Gül: “Haksızlık”
“Havadis gibi çok değerli ve tarafsız bir gazetenin değerli yazarı Sayın Hüseyin Ekmekçi’nin aynı konuda sayısız yazı yazarak Prof. Dr. Ruşen Keleş ve Doç. Dr. Birol Ertan’ı hedef alması ve bu kişisel sorunun da Havadis gibi bir gazetede yer almasını doğrusu yadırgıyorum. Ayıptır.
Bu insanlar dünya çapında önemli insanlardır. Ruşen Keleş, Avrupa Komisyonu’nun tek Türk danışmanıdır ve 100’e yakın kitabı vardır. Birol Ertan’ın çok sayıda kitabı ve romanları ve bilimsel eserleri vardır. Türkiye’de ikisi de çok saygın insanlardır. Ruşen Keleş hoca, Bilkent Üniversitesi dahil birçok üniversitede halen ders veriyor. Üstelik, davaları da bitmemiş, devam ediyormuş, Ruşen Keleş’ten öğrendim. Gerçek intihalin cezası iki yıl hapistir, bu davada kişisel bir anlaşmazlık vardır, yoksa hapis cezası alırlardı. 50 milyarlık para cezaları da bozuldu yani mahkeme o cezayı iptal etti.
Hüseyin Ekmekçi gibi olgun bir yazarın birilerinin oyununa gelip bu konuyu yazıp durmasını doğru bulmuyorum. Havadis gibi bir gazeteye böyle şeyler yakışmıyor, bırakalım mahkeme kararını versin ve sonucuna ilgililer katlansın. Bu gazete Sayın Ekmekçi’nin özel köşesi ve malı olmamalı.”

Emin Kılınç: “İntihal şakşakcıları”
“Ali Gül Beyefendi kraldan çok kralcılık yapıyor. Ruşen Keleş pekala kendisini savunabilir. “İntihalci bizden olursa sorun olmaz çifte standardının” içine gömülmüş bir yaklaşım doğrusu. Evet Ali Gül Bey’in mahkeme kararından haberi yok. Ona göre de yorum yapmış... Efendim karar kesindir. Çalıntı eser ve filmleri mahkeme kararı ile yakılmıştır. Hakim ister 1 lira tazminat talep eder ister 1 trilyon… Ancak burada canı çıkmış kişiler olduğu için hem canından hem malından olmasın diye vicdani bir karar vermiş.
Evet Ali Bey, bundan sonraki pek bir hukuki yorumlarınızda “Nüket Turgut intihal yapmıştır” gibi bir iddiayla gelmezseniz şimdilik size söylenecek şeylerim bundan ibarettir.”

Yasin Güngör: “Haksızlık kime?”
“Sulh-hukuk mahkemesi, fikri eserler mahkemesi ile ceza mahkemelerini birbirine karıştırmamak gerekir. İki yıllık cezanın paraya çevrilmesi ile tazminat miktarını birbirine karıştırmamak gerekir. Tazminat davaları ceza mahkemesinin konusu değildir. Hukuka saygısı olmayanlar, kesinleşmiş bir yargı kararını kendi işlerine geldiği şekilde bilgi kirliliği yaratarak çarpıtabilirler. Ali Gül (Eğer gerçek adı bu ise) burada konuyu Ruşen Keleş bağlamında kişiselleştirmekte ve duygusallaştırmaktadır. Gazeteci arkadaşı tanımam ama kendisine ve Türk mahkemelerine bir haksızlık yapılmaktadır. İstifa edeceğini söyleyen bir akademisyen (Birol Ertan) sözünü yerine getirmemiştir. Ayrıca yazmış oldukları diğer kitap ve eserlerin de potansiyel olarak intihal açısından incelenmesi ayrıca gerekebilir.
22 Şubat 2009 yılı kesinleşen karardan sonra Ruşen Keleş’e ceza davası da açılmıştır. Devam etmektedir... Ali Gül’ ün kastettiği bu olsa gerek...!
Kazanılan bir dava olduğu için, hakimin bu iki yıllık mapus cezasını paraya çevirmesi de zaten normaldir.
Hukukun temel felsefesini bilmeyenler en azından usul hukukunu bir bilebilseler böyle komik duruma düşmezler ve Ruşen Keleş’i daha da zor duruma sokmazlardı.
Davalı akademisyenlere geçmiş olsun der. Bu hatalarını bir kez daha yapmamalarını dilerim.
Nükhet Turgut hocayı da kazandığı bu hukuk zaferinden dolayı kutlarım.
“İNTİHALSİZ BİR ÜNİVERSİTE TOPLUMUN TEMİNATIDIR.”
“İNTİHAL KİŞİSELLEŞTİRİLMİŞ BİR SUÇ DEĞİL... TOPLUM VE İNSANLIK SUÇUDUR.”

2010-01-15
Ara
Cevapla


Konu ile Alakalı Benzer Konular
Konular Yazar Yorumlar Okunma Son Yorum
  Çevre-i İntihal Hukukuna adanan bir yaşam:Ruşen KELEŞ bilirkişi 0 312 29-12-09, Saat:15:41:54 PM
Son Yorum: bilirkişi
  Savcılar Deniz Feneri için güvence istiyor tired 1 267 21-09-08, Saat:01:51:44 AM
Son Yorum: a_sude
  İnternet kullanıcıları için tarihi karar! tired 0 321 06-04-08, Saat:15:46:25 PM
Son Yorum: tired
  TÜRKİYE, 1991 YILINDAKİ DEV-SOL OPERASYONU İÇİN 177 BİN EURO ÖDEYECEK Alptekin 0 429 05-08-07, Saat:08:57:08 AM
Son Yorum: Alptekin

Hızlı Menü:


Şu anda bu konuyu okuyanlar:
1 Ziyaretçi

Yukarı Git