Konuyu Oyla:
  • Toplam: 0 Oy - Ortalama: 0
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
DÜNYA TARİHİNİ DEĞİŞTİRİYORUM: İSRAİL BİR TÜRK DEVLETİ!
24-04-09, Saat:19:37:23 PM, (Son Düzenleme: 24-04-09, Saat:23:41:03 PM, Düzenleyen: kutadgubilig.)
#1
DÜNYA TARİHİNİ DEĞİŞTİRİYORUM: İSRAİL BİR TÜRK DEVLETİ!
Değerli okuyucular aşağıda Dünya tarihini değiştirecek açıklamalar yapacağım. lütfen dikkatle okuyunuz:



İSRAİLİ TÜRKLER KURDU. DÜNYA YAHUDİLERİNİN % 90'ı TÜRK ASILLI!


khazaria-tr.gif


Dünya yahudileri iki kola ayrılmaktadır. Sefardim veya Türkçe Seferadlar ve Aşkenazlar. Seferadlar Romalılar tarafından Filistinden çıkarıldıktan sonra İlk ve Ortaçağ boyunca yoğun olarak İspanyada yaşamış ve daha sonra İspanyollar tarafından 1490'larda bu ülkeden kovulduktan sonra Akdeniz havzasına göç eden özellikle Osmanlı topraklarına gelen İspanyol kökenli gerçek Yahudiler. bunlar İspanyadayken başlangıçta Arapça konuşurken daha sonra İspanyol-İbrani karışımı LADİNO dilini konuşmaya başladılar.

Aşkenazim ise Avrupa(Almanya) yahudilerine verilen isim. Aşkenaz İbranicede Almanya anlamına geliyor. ama İncilde Ağrı dağı ve Ermenistan civarındaki bir halkın ve Nuhun oğlu Yafesin oğlu Gomer'in oğlunun adı olarak da geçiyor. Bilindiği gibi Türklerde Nuhun oğlu Yafesin soyundan gelmektedir. Ayrıca Yahudiler, Yalçın hocanın da belirttiği gibi Türklere İsmailoğulları demektedirler. Araplar da İsmailoğullarından geldiklerine göre? bu konunun araştırılması gerekiyor!

Şimdi Seferad yahudileri ile ilgili bir sorun yok. onlar tarihi Yahudi ırkından geliyor yani Araplar gibi semitik bir halk!

Sorun Aşkenazilerde! 1960 yılında yapılan sayıma göre Dünyada 500.000 Seferad ve 11.000.000 Aşkenaz asıllı yahudi bulunuyor. şu an yapılan tahminlere göre ise Dünya yahudiliğinin aşağı yukarı % 90'ı(85, 92, 95 diyenler var) Aşkenazi, yani Avrupa yahudisi. Dünyada günümüzde 15.000.000 civarında yahudi yaşadığı söylenmektedir. fakat bu rakam resmi olarak yahudiliğini beyan edenlerin rakamı. gizli, kripto, hristiyan veya müslüman ismi taşıyan yahudilerin rakamının da en az bu kadar olduğu tahmin ediliyor.

Örnek verecek olursak, Türkiyedeki yahudilerin resmi rakamı 25.000 civarında. oysa gizli(Sabetayist, Karaim, Hazar, İran, Kafkas, yerli yahudi vb.) yahudileri de hesaba katarsak Türkiyede 1-2 milyon arasında bir yahudi nüfusunun daha yaşadığını söylemek abartı olmaz. aynı şekilde Dünyada en fazla Yahudi nüfusa sahip ülke ABD ve şehir New York. New Yorkta yaşayan resmi yahudilerin sayısı 1-2 milyon civarında. Fakat gizli yahudilerin sayısının da en az bu kadar olduğu tahmin edilebilir. New Yorka bu yüzden yahudi şehri deniyor.

Şimdi gelelim asıl konumuza yani Aşkenazi denilen ve Dünya Yahudiliğinin % 90'nı oluşturan yahudilerinin kökenine;

Geleneksel teoriye göre Avrupa yahudilerinin yani Aşkenazilerin kökeni Fransa ve Almanyanın doğusundan daha doğuya yani Polonya ve Doğu Avrupaya göçen gerçek, yani semitik yahudilerden oluşuyor. Avrupa yahudilerinin çoğunluğunu Doğu Avrupa yahudileri oluşturuyor. yani daha çok Polonya Yahudileri. bu teoriye göre Batı Avrupadaki veba salgını ve haçlı seferleri sırasında yani 2. milenyum başlarında, 1100'ler civarı, Fransa ve Almanyanın Batı bölgesi olan Ren bölgesindeki yahudiler katliama uğramıştı ve kaçanlar Doğuya göç etmişti.(Arthur Koestler, Onüçüncü kabile kitabı. bu kitabın tamamını aşağıdaki linkte İngilizce olarak bulabilirsiniz)

Oysa Arthur Koestlerin bahsi geçen kitabında da belirtildiği gibi o sırada Almanyanın batısında çok az sayıda yahudi yaşıyordu ve doğuya bir göç olmadı hiç! yahudiler kendi bölgelerindeki güvenli bölgelere sığındılar.

peki başta Polonya olmak üzere Doğu Avrupa Yahudilerini oluşturan ve II. Dünya savaşına kadar gelen ve Hitler tarafından kıyıma uğratıldığı söylenen Yahudiler nerden gelmişti ve kökenleri neydi?;

19. Yüzyıl ortalarından itibaren yapılan araştırmalar ve teorilere göre bu yahudiler gerçek yahudi yani semit değillerdi! Ari ırkın kökeni sayılan Kafkasyadan gelen 7. ve 10. yüzyıl arasında Karadenizin kuzeyinde Kiev(kuyuev) ile Hazar denizi arasında büyük ve çok güçlü bir imparatorluk kuran HAZAR TÜRK krallığınin soyundan geliyorlardı. yani bu yahudiler semit soyundan gelen gerçek yahudiler değil TURAN-TÜRK soyundan gelen Türkçe konuşan sonradan din olarak museviliği benimsemiş bir milletin soyundan geliyorlardı.

Bu teoriyi 19. yüzyıldakileri saymazsak ilk olarak 1940'lı yıllarda kendisi de bir Hazar Türk yahudisi olan ve daha sonra katolikliğe dönen Benjamin Freedman dile getirmişti. daha sonra bu konu yine kendisi de bir Türk Hazar yahudisi olan eski komünist Macaristan doğumlu İngiliz vatandaşı Arthur Koestler tarafından yazılan ünlü 'Onüçüncü Kabile' kitabında dile getirildi ve büyük sansasyon yarattı. Diğer önemli bir kaynak da Kevin BROOK'un Hazar yahudileri kitabıdır.(Bu konularda Cengiz Özakıncı'nın 'Derin Yahudi Siyon-Türk Zelda' kitabını şiddetle salık veririm. (Bu kitapta ayrıca Barzaninin Yahudi kökenli olmadığını, Kuzey Iraktaki BARZAN kentinin aynı zamanda Ukrayna ve Fransada da olduğunu ve Türkçe BAY-BARS'tan geldiğini iddia ediyor.)

Günümüzde bu teori artık geniş bir kabul görmekte ve şu an Dünyada hararetli bir şekilde tartışılmaktadır;

Buna göre Türk soyundan gelen Hazarlar 700'lü yıllarda Kafkasyanın Kuzeyinde Karadenizin Batı kıyılarında çok güçlü bir imparatorluk kurdular. Hazarlar savaşçı ve fizik olarak çok güçlü, güzel insanlardı(çoğunlukla sarışın ve mavi gözlü).

O tarihlerde güneyde Müslüman Arapların devleti daha Batıda Hristiyan Bizans devleti vardı. bu iki din ve devlet arasında sıkışan Hazarlar siyasi bir karar alarak Musevi dinini benimsiyorlardı. 740 yılları.( bazı tarihçilere göre sadece kral ve çevresi museviliği seçti. ama genel görüşe göre kralla birlikte halkın çoğunluğu bu yeni dini benimsedi. halkın arasında azınlık olarak Müslüman ve Hristiyanlar da vardı) daha sonra musevilik iyicene revaç bularak Hazarları tam olarak kuşattı. Hazarlar savaşçı bir millet olmakla beraber aynı zamanda ticaretten çok iyi anlayan Asya ile Avrupa arasında ticaret köprüsü kuran bir kavimdi. Arapların Kafkasyanın Kuzeyine İslamı yaymasını Hazarlar durdurmuştu. bazı tarihçilere göre gerçek Semit Yahudiler Hazarlar ile temas kurarak onların Museviliği seçmesine neden olmuşlardı. böylece Yahudiler Dünya Yahudiliğini koruyacak çok güçlü bir orduya sahip olmuşlardı

2. Milenyumun başlarında 1000 yıllarında Hazar krallığı Ruslar tarafından yıkıldı. (Oysa Hazar Krallığı kurulduğunda daha Rusya diye bir devlet tarih sahnesinde yoktu!) bundan sonra bir süre daha bu bölgelerde Hazarlar yaşadıysa da büyük çoğunluğu Batıya doğru göçmeye başladı. ve o zamanki Polonya-Litvanya topraklarına yerleştiler. Polonyalılar tarafından çok iyi karşılandılar. Hazarlar başta Polonya olmak üzere Ukrayna ve Orta Avrupa ülkeleri olan Macaristan( bir Türk kavmi olan magyarlar Hun kökenli olup(İngilizce Hungary, Macarcada bir çok Türkçe kelime olup en yaygın erkek ismi Attiladır) Hazarlarla akrabaydı.), Avusturya, Almanya, Romanya vb. gibi ülkelere göçerek yerleştiler.

Daha sonra Ukraynalı Kozak kralının Hazar ülkesinde geride kalan Hazar köylerine hücum etmesi üzerine bu Hazarlar da Polonyaya göç edince, kıtlıktan, Polonyadaki Hazarlar kütleler halinde Macaristan ve Avusturyaya göç etmeye başladılar. bu göçler II. Dünya savaşına kadar sürdü.

Bu arada Polonyaya gelen diğer göçmenler Almanlardı ve kültür bakımından üstündüler. Hazarlar burada ticari kabiliyetlerini kullanarak ticaret yapıyorlardı. dil olarakta Almancaya önem verdiler. bu arada bazı gerçek yahudiler de Hazarların ticari kapasitesinden ve museviliği yaşama arzusundan etkilenerek Polonyaya geldiler. bunlar kültür bakımından daha üstün Alman Yahudileriydi ve Hazarların dini bakımdan eğitimlerine yardımcı oldular. zamanla hazarlar bir Almanca-ibranice-salavca karışımı olan ve İbranice harflerle yazılan YİDDİSH dilini konuşmaya başladılar.

Evet kısaca Alman(aşkenazi) yahudisi denilen ve bir yanılsama olarak Almanya ile bir alakası olmayan Avrupa yahudilerinin hikayesi böyle. devam edelim;

Dolayısıyla Dünyadaki gerçek Yahudiler Türkiye, Kuzey Afrika, Akdeniz kıyıları, İngiltere, Fransa ve Almanyanın batısında yaşayan yahudilerdir. ve bunlar azınlıktadır. Avrupanın Doğusunda ve Rusyada yaşayan yahudilerin % 95'i Türk Hazar kökenlidir ve semitik gerçek Yahudilerle uzaktan yakından bir kan bağı mevcut değildir.

Bundan dolayı Hitlerin toplama kamplarında toplanan ve kırılan Yahudiler Türk hazar musevileridir.(Hitler'in kendisi de bir Türk Hazar Yahudisi. bunu ayrıca kendi başlığında ele alacağız) bu Hazar yahudileri II. Dünya savaşından önce ve daha çok sonra olmak üzere Amerika ve İsraile göç ettiler. dolayısıyla şu an ABD, İsrail ve Avrupa yahudilerinin büyük bir çoğunluğunu % 90 Türk kökenli Hazar yahudileri oluşturmaktadır.

Sıkı durun! Daha da önemlisi, eğer Avrupa yani Aşkenazi Yahudileri sonradan Musevi dinine girmiş yani ırk olarak Yahudi olmayan Türk kökenli Hazarların soyundan geliyorlarsa, İsrail devletini daha çok Avrupa yani Aşkenazi Yahudileri kurduğuna ve şu an çoğunlukla onlar yünettiğine göre, İsrail devletini kuranlar ve şu an yönetenlerin büyük çoğunluğu SEMİTİK OLMAYAN, TÜRK HAZAR KÖKENLİ YAHUDİLER!!

Burada siyonizmin de bir hazar ideolojisi olup olmadığı önem kazanmaktadır!! devamı var...

Linki görebilmek için giriş yapmanız ya da üye olmanız gerekir.

Linki görebilmek için giriş yapmanız ya da üye olmanız gerekir.

Linki görebilmek için giriş yapmanız ya da üye olmanız gerekir.

Linki görebilmek için giriş yapmanız ya da üye olmanız gerekir.

Linki görebilmek için giriş yapmanız ya da üye olmanız gerekir.

Linki görebilmek için giriş yapmanız ya da üye olmanız gerekir.

Linki görebilmek için giriş yapmanız ya da üye olmanız gerekir.

Linki görebilmek için giriş yapmanız ya da üye olmanız gerekir.

Linki görebilmek için giriş yapmanız ya da üye olmanız gerekir.

Linki görebilmek için giriş yapmanız ya da üye olmanız gerekir.

Linki görebilmek için giriş yapmanız ya da üye olmanız gerekir.
"Vatanın bağrına düşman dayasın hançerini, Bulunur kurtaracak bahtı kara maderini!"
Dehrin cefasını çektik sefasını süreceğiz.

Linki görebilmek için giriş yapmanız ya da üye olmanız gerekir.
Linki görebilmek için giriş yapmanız ya da üye olmanız gerekir.

Ara
Cevapla
24-04-09, Saat:21:25:07 PM,
#2
RE: DÜNYA TARİHİNİ DEĞİŞTİRİYORUM: İSRAİL BİR TÜRK DEVLETİ!
Tüh yahu !
Gaz odasının yolu göründü bize.
Cevapla
24-04-09, Saat:21:55:42 PM,
#3
RE: DÜNYA TARİHİNİ DEĞİŞTİRİYORUM: İSRAİL BİR TÜRK DEVLETİ!
Turklestirmeye devam edelim Gülücük
Ara
Cevapla
25-04-09, Saat:00:08:04 AM, (Son Düzenleme: 25-04-09, Saat:01:48:25 AM, Düzenleyen: kutadgubilig.)
#4
RE: DÜNYA TARİHİNİ DEĞİŞTİRİYORUM: İSRAİL BİR TÜRK DEVLETİ!
(Açık İstihbarat: Yazarımızın son derece yararlı bilgiler içeren aşağıdaki yazısını; Museviliği her tarihsel olgu ile eşleştirmeye çalışan derin siyonist propagandanın akademik kaynaklara kadar sızmış olmasından dolayı, özellikle Selçuklu Türkleri konusundaki tespitlere şerhimizi koyarak dikkatinize sunuyoruz)


Tarihte Hazar Türk devletini hepimiz biliriz. Bu devletin Musevi dinini kabul ettiğini de biliriz. Ne oldu bu Musevi Türklere?

Tarihi kayıtlardan baktığımızda kısaca;

Hazar İmparatorluğu ya da Hazar Devleti. 5 ve 10'uncu yüzyıllar arasında Karadeniz'in Kuzey kıyıları, Kiev'e kadarki bugünkü Ukrayna toprakları, Hazar Denizi'nin Kuzey ve Kuzeybatısını kaplayan geniş topraklarda hüküm sürmüş olan bir Türk Devletidir.

Hazarlar din olarak Museviliği benimsemişlerdir.

Hazar askerleri Sibir Türklerinin ve bazı Göktürk boylarının devamı olan Hazarlar, Göktürk birliği döneminde Göktürklerin Batı kanadını oluşturmaktaydı.

Göktürklerin yıkılmasından sonra bağımsızlaştı. 7. yy ile 10. yy arasında Hazar denizi ile Karadenizin kuzeyinde egemenlik kurdular.

Hazar Kağanlığı halkının bir kısmı batıdaki Bulgarların etkisiyle hristiyanlığı, bir kısmı güneydeki ülkelerin etkisiyle müslümanlık ve museviliği benimsediler.

Yöneticiler ise musevi dinindeydi. Musevilik resmi din haline geldi.

Hz. Osman'ın başında bulunduğu Araplarla ve Sasanilerle savaş yaptılar. Doğudan gelen Peçenekler sebebiyle zayıfladı. Rus Knezliği tarafından yıkıldı.
Evet dağılan Hazar Türkleri yani Musevi Türkler göç ettiler. Bir çoğu Doğu Avrupa'ya gitti. Burada yine Musevi olarak yaşadılar. Eğer Türk kimliklerini kaybetmemiş olsa idiler herhalde haberimiz olur idi.

Zaten Avrupa'da Yahudilerin bu kadar çok olması da başka şekilde açıklanamaz.

Hatta Hazar Türklerinin Museviliği kabul ettiği tarihte de Yahudilerin nüfusunda korkunç bir artış meydana gelmiştir.

Hazar Türklerinin neden Museviliği kabul ettiği konusu çok tartışmalıdır.

Bir görüşe göre Hıristiyanlığı devlet işinde kullanan Doğu Roma (Bizans) ve yine Müslümanlığı devlet işinde kullan Arap devleti arasında belki de kendi kimliklerini kaybetmemek ve de diğer iki gücün dini hakimiyetine girmemek için seçmiş olabilirler. Hatta bu iki semavi dinde olduğu gibi ilahi gücü devlet işinde kullanmış olabilirler. Zaten Museviliğin de bütün gereklerini yerine getirdiklerini düşünmek mümkün değildir.

Aslında Museviliğin asıl sahibi olan İbraniler ile Türkler başka ırklara mensuptur.

Tevrat'a göre Türkler Yafet'in soyundan, İbraniler ise Sam'ın soyundan gelmektedir.

Şu an dünya Yahudiliğinin %92'sinin sonradan Musevi olan Hazar Türklerinin oluşturduğunu Katolikliğe dönen Yahudi Benjamin Harrison Freedman bunu ilk kez Ortadoğu ve Doğu Avrupa sorunları konusunda ABD Pentagon'da dile getirmiştir.

Hatta şunu da düşünmek gerekecek....Aynştayn ve Marks da Hazar Türk Yahudilerinden ve nice böyle isim de saydığımızda belki de dünyanın başına bela olan Siyonizm'in patronu da belli oluyor.

Burada bir başka saptama yapmalıyız.

Türkiye'de Sabataistler hangi soydan geliyor?

Onlar 500 yıl önce İspanya ve Portekiz'den göç eden Sefarad Yahudiler idi.

Bu durumda Hazar Türk Yahudileriyle ilgisi yok, yani Sam'ın soyundan gelen gerçek İsrailoğullarından olurlar.

İsrail devletini kuranlar ise Hazar Türk Yahudileri ekseriyetteler.

Hatta çok ezici bir üstünlükle İsrail devletine hakimler.

Hatta Freedman'a göre ABD başta olmak üzere bir çok devlette üst düzeyde olan Yahudilerin de Hazar Türk Yahudilerin soyundan olduğunu düşününce şaşmamak elde değil.

Cengiz Özakıncı'nın Siyon-Türk Zelda kitabında çok hoş bir anlatımla bu konular hakkında bilgi verilmektedir. Başvurulacak bir çok kaynak sıralanmaktadır.

Yine bu kitaptan öğrendiğim [Linkleri Görebilmek İçin Üye Olmanız Gerekiyor. Ücretsiz Üye Olmak İçin Tıklayın.] sitesi de hayli ilgi çekici.

Bu siteyi Dr.Tony Richard Turk isimli biri kurmuş. Kendi soy adının neden Türk olduğunu merak etmiş. Başkaları varsa bilgi paylaşımı için siteyi kurmuş. Tabi bir çok kişi de siteye bilgi aktarmış. Yaklaşık on bin kişi olmuşlar. Hatta 488 değişik Türk adının yazılım şekli ortaya çıkmış.

Bir birleriyle neden soy adlarının Türk olduğu konusunda bilgi alışverişi ve araştırma neticesinde de kendilerinin soylarının Amerika'ya Doğu Avrupa'dan göç eden Musevilere dayandığını, bir kısım Hıristiyan olanın da sonradan Musevilikten geçtiklerini öğrenmişler.

Dr.Tony Richard Turk, bir adım daha atmış ve kendi DNA'sını araştırmış. Yapılan test sonucuna göre genetik olarak da Türk olduğunu öğrenmiş. Köklerinin ise Hazar Türk Yahudi devletine dayandığını tespit etmiş. Site halen faal ve hayret verici bilgiler içermektedir.

Yine bir başka kaynak Arthur Koestler'in Onüçüncü Kabile isimli kitabı ki yazar bu kitap yayınlandıktan birkaç sene sonra yatağında ölü bulunmuştu, çok ilgi çekici ve değerli bir yapıt.

Özeti ise Ashknazi Yahudilerin yani Avrupa'daki Yahudilerin Hazar Türklerinin kökeninden olduğunu ortaya koymaktadır.

Bu konuda diğer bir eser Kevin Brook'un Hazar Türkleri isimli kitabı da mevcuttur.

Sonuç olarak Nazi Diktatörü Hitler meğer Hazar Türk kökenli Yahudileri katletmiş. Hitler için de birazcık aynı kökten olduğu söylenmektedir. Bu konuda bazı akademisyenlerin çalışmaları da mevcuttur.

Belki de bu Yahudiler Anadolu'daki Türklere siz diğer kavimlerle karışmışsınızdır ama biz Yahudilik sayesinde kanımız daha saf Türk de diyebilirler. Bir bakıma da haklılar.

Bu durumda Türkiye'de bulunan Sefarod Yahudiler ki gerçek İsrailoğullarından yani Tevrat'ta adı geçen Sam'ın soyundan olmaktadırlar, şu an Türk ve Müslüman görünen, hem sağcı hem solcu ve de tabi ki hem iktidar hem muhalefet olarak erk sahibi olan Sabataist 'Ne mutlu Türk'üm' diyerekten de Türkçülük de iddia etmektedirler.

Hazar Türkleri gibi Türk de değiller. Ama Türk'ün yurdunu yönetmektedirler. Diğer taraftan da Türk kökenli olan Hazarlar da İsrailoğulları namına devlet kurup yaşatmaktadır. Bu ne garip bir durumdur.

İsrail'deki Hazar Türk Yahudileri de acaba kendilerini Türk kökenli olduklarını kabul ediyorlar mı? Bunu bilmeyi çok isterdim.

Kanaatimce bilseler de söylememektedirler. Bazı kaynaklarda kendi ders kitaplarında Hazar Türk Yahudi devleti hakkında kısa bilgi verilerek konu geçiştirilmektedir denmektedir.

Özetle; sadece Hazar kralının ve eşinin birkaç da saray görevlilerinin Museviliği kabul ettiği dile getirilmektedir.

Farz edelim bu doğrudur. Demek ki İsrail devletinin resmi söylemine göre Amerika'da Türk soy adı taşıyan ve 488 değişik yazılımı olan Hazar Türk kökenli Museviler Hazar kralının torun ve torbası olmaktadırlar.

Bu da sosyolojik ve tarihi gerçeklere ters düşeceğine göre, gerçek başka bir şey olmalı.

Yani Hitler Hazar Kralının soyunu kes kes bitirememiş, artıkları İsrail devletini kurmuş, bir kısmı başta ABD olmak üzere değişik ülkeleri zabtı rap altına alarak, diğer taraftan da dünyada finans, basın, sanat alanlarını hakimiyetlerine almışlardır, diyemeyeceğimize göre Kralın dışında da bir çok insan Museviliği kabul etmiştir yargısı hakim olmaktadır.

Yalçın Küçük'ün Türkiye'de ses getiren ve merak uyandıran Sabataist araştırmalarından da öğrendiğimize göre ülkemizde söz sahibi olan, Türk ve Müslüman görünen ama gerçekte olmayan Yahudilerin Sam'ın soyundan olduğunu öğrenmekteyiz.

Diğer yandan da İsrail'i kuranların da Türk soyundan geldiğini hayretle anlamaktayız. Bu durumda gerçek İsrailoğulları asla Arzı Mevud'da devlet kuramayacaklardır.

Sabataistleri ise Yahudiler de kabul etmemektedirler.

Nedeni de herkesin Alevilere yakıştırdığı 'Mum Söndü' olayının kendisi de Sabataist olan ve mahkeme kararıyla kimliğine Musevi yazdıran Ilgaz Zorlu'nun açıklamalarından anladığımıza göre 22 Adar'a tekabül eden 21 Mart'ta kutladıkları ve en az iki evli çiftin katıldığı 'Kuzu Bayramı' veya 'Dört Gönül Bayramı' adı altında gurup seks yapmalarından dolayı Yahudilerce de bunların tekrar Museviliğe dönmeleri kabul edilmemektedirler.

Dolayısıyla Sabatasitlik Museviliğin içinde veya dışında bir başka inanç biçimi olarak karşımıza çıkmış olduğunu da düşünebiliriz.

Cengiz Özakıncı'nın kitabında da bahsi geçen Selçuk Bey'in oğulları da bir başka konu diyemeyiz. Çünkü oğullarının adlarını bize hatırlatıyor ve bunlar da Hazar Türk Yahudi devletinden kopup gelen Musevi Türkler olduğuna dikkat çekmektedir.

'Selçuk'un babasının adı Dokak, olduğunu ve Hazar Krallığında sübaşı olduğunu ve ölünce de oğlu Selçuk'un yerine getirildiğini' anlatmaktadır.

'Hazar devleti yıkılma aşamasında iken Selçuk emrindekilerle Cend'e yerleşmiştir.

Oğullarının isimleri de; Arslan Yabgu, Yusuf, Mikael, Musa olduğuna dikkat çekilmekte ve haliyle Selçuk Bey ve oğullarının da Musevi olması kuvvetle muhtemel olduğu düşünülmektedir.'

'Yine Soloman Ben Roy isimli Hazar Türk Yahudi'sinin oğlu Menahem'le beraber Orta Doğuya geldiği ve Menahem'in kendisini Mesih ilan ederek David Al Roy adını alarak bir ordu kurduğu, Babil sürgününden arta kalan Yahudilerle birleştiği ve de Filistin'de bir devlet kurmaya çalıştığından' bahsedilmektedir.

Kurulan bu ordunun simgesinin de altı köşeli Davud Yıldızı olduğuna dikkat çekilmektedir.

Hepimiz biliyoruz ki Selçuk Bey ve oğullarının kurduğu devlet bir İslam devletidir. Ama bu onların Hazar Türk Yahudi soyundan gelmiş olmalarını değiştirecek bir durum değildir.

İşin garip tarafı Hazar Türk Yahudi devletinin yaşadığı dönemde Doğu Roma (Bizans) ve Arap İslam devletleri var idi. Bu iki devletin de olayları kayıtlara geçtiğini bilmekte iken neden bu olaylar hakkında yeterince araştırma yapılmamakta yada yapılmış ise bunlar bizlere intikal etmemektedir.

Bir garip durum da Hazar Türklerinin Museviliği kabul ettiği yıllarda yaşananlardır.

Keza o yıllarda Araplar Türklerin yaşadıkları yerleri tek tek fetih ederek Türkleri İslamlaştırmalarıdır. Bu süreç de manidardır. Çünkü bizlere Türklerin İslam'ı kendi istekleriyle kabul ettikleri anlatılmasına rağmen gerçek başkadır.

Büyük İslam fatihi Kutaybe diye bilinen Arap Komutanının Türkleri boğazlatarak nehirlerin günlerce kan akmasına sebep olduğu ve hatta bu kan akan nehirlerde bulunan değirmende un öğütüp ekmek yaptırarak yediğini ve bunu da ettiği yemini gerçekleştirdiğini ifade ettiği gerçektir.

Arap gezgin ve tarihçi Fadlan'dan bunları okumak herhalde yeterli bir fikir vermeye yetecektir.

İşte böyle bir Arap-İslam yayılması sırasında Hazar Türk Krallığı Museviliği kabul ettiğini görmekteyiz.

O yıllarda Doğu Roma (Bizans)'nın Hıristiyan olması yani İslam'ın da kabul ettiği bir peygamber olan İsa'nın öğretilerini hatta İ.Ö. üçüncü yüzyıllarında bu dini bizzat devlet eliyle düzenledikleri gerçeğinden hareket edecek olursak her iki semavi dini temsil eden bu iki devletin ortak hedefinin kafir saydıkları Türkler olduğunu tahmin edebiliriz.

Hatta bugün Suriye dediğimiz coğrafyada Hıristiyan Araplara, Müslüman Arapların bir baskısının olmadığını ve ticari-siyasi iletişim içinde olduğunu da görmekteyiz. Buna karşı olarak Türklerin yaşadıkları yerlere ise amansız bir sefer güdüldüğünü görebiliriz.

Bir ayrıntı da şudur; Peygamberimiz Muhammed'in ilk eşi Hatice'nin bazı batılı kaynaklara göre tartışmalı olsa da Hıristiyan olduğu iddiasıdır. Eğer iddia doğru ise Müslüman Araplar için cihada konu olacak tek alan kalıyor kendilerine göre dinsiz Türklerin yaşadıkları yerler olması kaçınılmazdır.

Peki Türkler ne yapmıştır?

Bir çok vatandaşımız Türklerin İslam ile karşılaşması sonucu topluca bu dine katıldığıdır. Hatta Emevi Arapların zorlama yapmaları sonucu Türkler İslam'a direnmiştir, daha sonra Abbasiler daha yumuşak ve anlayışlı davranması sonucu Türkler kitle halinde İslam dinine geçtiği anlatılmaktadır.

Belki de durum biraz farklıdır, nasıl ki Aryan olan İran'lılar kendi milli değerlerinin Araplaşmaktan kurtarmak için Şii inancında protest Arap şeklinde tezahür ederken Türkler de ya Şii olmuşlardır yada Şii'liğe yakın bir yol şeçmişlerdir. Burada millilik esas olduğunu kabul etmek gerekmektedir.

Haliyle o yıllarda Hazar Türklerinin de Museviliği bu nedenle seçmiş olması da kuvvetle muhtemeldir.

Bir başka tarihi gerçek ise Cengiz Han'ın İslam Dünyasına taarruzudur.

Arap İslam Devletine gönderdiği elçilerin işkenceyle öldürülmesi sonucu ordusuyla taarruza geçmiş Müslüman Arapların ele geçirip İslamlaştırdığı Türk yurtlarını tek tek fetih etmiştir.

Hatta orduları Bağdat'ı da ele geçirerek İslam Peygamberi Muhammed'in soyundan gelen ve Halife olanların tamamını idam etmiştir.

Sadece o sıralarda Mısır'da bulunan dört yaşında olan biri kurtulmuştur. Bu çocuğun soyundan gelenler ise ileride Osmanlı Padişahı Yavuz Sultan Selim tarafından himaye edilerek hilafetin Osmanlıya geçmesini sağlamıştır.

Cengiz Han'ın taarruzları sonucunda katliamlar yaşanmasına rağmen Türk yurtlarına bakıldığında halen Türklerin yoğun olduğunu görmekteyiz. Bu da şunu göstermektedir, Türkler Arapların kıyımına ve Araplaştırma gayelerine rağmen halen Türklük bilincini kaybetmemişlerdir.

Hatta şunu da söylemek gerekecektir, Cengiz Han ve Timur Han'ın taarruzları bugün üzerinde yaşadığımız Anadolu topraklarının Türkleşmesinde önemli rol oynamıştır.

Burada şunu da belirtmek lazım Yüce önder Atatürk tarafından konulan Esenboğa ismi Timur'un komutanlarından birinin adıdır.

Şimdi merak edilen şey acaba milliyet mi esas olmalıdır yoksa din mi?

Bu soruya cevap zor verilebilir. Yaşanan coğrafyada varlık sebebini oluşturan şey ne ise o esas olmaktadır.

Nasıl ki Sıpların Ortodoksları Sırp, Müslümanları Boşnak, Katolikleri Hırvat ise ve aynı ırka mensup olsalar da can düşmanı olmuşlar ve yabancılaşmışlardır. Bu durumda aynı coğrafyada bulunan ve de aynı ırka mensup milletler arasında değişik dinler o milleti kendi ırkından olanlara düşman yapmaktadır diyebiliriz.

Değişik ırka mensup milletler ise aynı din içinde aynı coğrafyada kendi öz milli değerlerini korumak için aynı dinin değişik uygulamalarını görmekteyiz.

Hatta aynı millette bile bu duruma tanık olmakta mezhep yada tarikat şeklinde milli değerlerini koruma güdüsünde olduklarına rastlamak mümkündür.

Değişik coğrafyada olan aynı milletin soylarından gelenler ise din inancını bir yana bıraktığı ve milli değerleri öne çıkararak iletişim kurduklarını veya bu konuda çaba gösterdiklerine şahit olmaktayız.

Şimdilerde 1948 yılında İsrail'in kurulmasında ABD'de ortaya konan görüşe göre Hazar Türk soyundan gelen Ashkanazilerin kurduğu Yahudi devletinin etrafının İslam Arap devletlerinin sarmasından dolayı varlık sebeplerini devam ettirmek için kendilerini İbranilerden sayarak özünü unutup Tevrat'a daha çok mu sarılacaklar mıdır yoksa dini bir yana bırakıp mensubu oldukları iddia edilen Türk soyundan geldiklerini mi kabul edeceklerdir, bilinmez.

Tabi ki bu konu daha çok tartışılacaktır. Bu tartışma asıl İbrahim soyundan gelen Yahudileri daha çok ilgilendirmektedir.

Eğer söylendiği gibi dünya Yahudilerinin %93 Hazar Türkleri oluşturuyor ise buların öz benliğine dönmeleri durumunda Siyonizm herhalde bitebilir ve milli duygular ile dünya hakimiyeti söz konusu olur. Bu durumda gerçek Yahudi olanlar da Mesih beklemeye devam etmek zorunda kalacaklardır.

Bir başka durum da İsrail'i kuranların Türk soyundan geldiğini diğer Türkler nasıl karşılayacaklardır?

Kabul görülecek midir?

Türkler Nazilere bizim soydaşlarımızı nasıl kestiniz diye soracaklar mıdır?

Yada Sam'ın soyundan gelen ve erk sahibi olanlar İsrail'deki erk sahibi olan Hazar Türk Yahudilerine karşı nasıl bir tutum sergileyeceklerdir?

Belki de bular yaşanmaktadır. Ama halen çıplak gözle görülememektedir. Türkiye'de bile kimin kim olduğu tam olarak bilinmemektedir.

Tayfun Er'in Erguvaniler kitabından da öğrendiğimiz gibi Türkiye'de birbirlerini bilen ama genel çoğunluğu oluşturan milli unsurun bilmediği bir gurup ki bunlar da Yahudi olmakla beraber Sam soyundan gelmektedir, İsrail'e hangi eksende bakmakta olduğu ise ayrı bir araştırma konusudur.

Onların bakışı da maalesef bulundukları mevkiler nedeniyle tarihte hep resmi bakış olmuştur.

Hatta Türkleri zor duruma düşürmek isteyenlerin Sam soyundan gelen Yahudiler olduğu ve buna mukabil ise de Türkiye'yi bu zor durumdan kurtarmak isteyenlerin de Yafet soyundan gelen sonradan Yahudi olmuş olan Hazar Türk Yahudiler olduğu hep merak konusu olarak kalacak gibi görünse de ama mutlaka bir şekilde bu soruya cevap da bulunacaktır.

Demek ki herkes birilerini Türk yapıyor biz de burada İsrail devletini kuranların asıl unsuru olan Ashkanazilerin Hazar Türk Yahudileri soyundan geldiklerini söyleyerek onları Türk yapmış oluyor görünüyorsak da İsrail'in katliam derecesindeki davranışlarını kabul etmiş olduğumuz anlamına gelmez.

Dünyanın neresinde olursa olsun emperyalist her türlü olaya karşı olduğumuzu burada tekrar dile getirmeliyiz.

Alıntı

Not: Bu yazının KvK yazarlarından Zeki Bingöl'e ait olduğunu buldum. ne tesadüf!

Linki görebilmek için giriş yapmanız ya da üye olmanız gerekir.
"Vatanın bağrına düşman dayasın hançerini, Bulunur kurtaracak bahtı kara maderini!"
Dehrin cefasını çektik sefasını süreceğiz.

Linki görebilmek için giriş yapmanız ya da üye olmanız gerekir.
Linki görebilmek için giriş yapmanız ya da üye olmanız gerekir.

Ara
Cevapla
25-04-09, Saat:01:34:25 AM,
#5
RE: DÜNYA TARİHİNİ DEĞİŞTİRİYORUM: İSRAİL BİR TÜRK DEVLETİ!
Slave (Köle) kelimesi, Hazarlar

Yine Ermeni ve Kürt sorunları, bu sefer aynı zamanda farklı coğrafyalarda ateşleniyor. Ermeni soykırım tasarısı ABD'de onaylanma aşamasında, yine ABD'nin yönettiği bir bölge olan Irak'ta da Kürt sorunu gittikçe gerilimli bir hal alıyor.
Bu konularla ilgili biraz uluslararası kaynakları okuyayım derken, çok ilginç bir konuya rastladım: Hazarlar.

Milorad Paviç'in Hazar Sözlüğü kitabını ne kadar sevdiğimi bilenler vardır. Pek kimseye tavsiye etmeyeceğim; çünkü okuması gerçekten zor bir kitap. Orada, Hazar Kağanının üç büyük dinden birini seçerek halkıyla beraber o dine geçişi her üç dinden araştırmacılar tarafındna incelenir ve üç dine ait kitaplar birleştirilerek Hazar Sözlüğü oluşturulur.

Bu kitaptan sonra daha çok ilgimi çeken bu konuyla, burada da karşılaşınca, farklı bir kaynaktan daha okuyayım dedim. Hazarlar, bir Türk boyu ve M.S. 740 yılnda kağanın emriyle Musevi oluyorlar. 150 yıl kadar Karadeniz'in kuzeyinde hüküm sürüp köle ticareti yapıyorlar. Bu süre boyunca, Avrupa'ya bolca Slav ırkından köle satıyorlar. Böylece de bu kelime Fransızca'da esclave, eski İngilizce'de sclave sonrasında slave halini alıyor. Bu arada, daha önce Karadeniz'in kuzeyinde bulunan bir Türk kavmi olan Bulgarları şimdiki Bulgaristan'a sürüyorlar.

965 yılında Ruslar Hazar İmparatorluğuna saldırdı, ülkeyi dağıtırken, bir daha toparlanamamaları için bir çoğunu öldürdü. Hazarların hayatta kalanları bundan sonra dağılarak, bir kısmı doğu Yahudilerini yani Aşkenazim'i oluşturdu, bir kısmı da kuzeye giderek Nordik kabilelerin arasına karıştı. Dünyada Sefarad Yahudilerinin 500 bin, Aşkenazi Yahudilerinin 11 milyon olduğunu düşünürsek, bu bilginin ciddiyetini kavrayabiliriz.

Buradan Albert Einstein, Karl Marx ve Sigmund Freud gibi insanların Türk kanından olduğunu çıkarıyoruz.

Özellikle Sigmund Freud felsefesini açıklamada gayet yardımcı oluyor bu bilgi. Gülücük

alıntı
"Vatanın bağrına düşman dayasın hançerini, Bulunur kurtaracak bahtı kara maderini!"
Dehrin cefasını çektik sefasını süreceğiz.

Linki görebilmek için giriş yapmanız ya da üye olmanız gerekir.
Linki görebilmek için giriş yapmanız ya da üye olmanız gerekir.

Ara
Cevapla
25-04-09, Saat:02:19:42 AM,
#6
RE: DÜNYA TARİHİNİ DEĞİŞTİRİYORUM: İSRAİL BİR TÜRK DEVLETİ!
Wikipediadan alinti:

Alıntı:Many Ashkenazi Jews later migrated, largely eastward, forming communities in non German-speaking areas, including Hungary, Poland, Lithuania, Russia, Eastern Europe, and elsewhere between the 10th and 19th centuries.

Burada Almanyadan Doguya dogru goc oldugu yazmakta, tam tersi yonde yani.
Ara
Cevapla
25-04-09, Saat:02:32:07 AM, (Son Düzenleme: 25-04-09, Saat:03:02:28 AM, Düzenleyen: kutadgubilig.)
#7
RE: DÜNYA TARİHİNİ DEĞİŞTİRİYORUM: İSRAİL BİR TÜRK DEVLETİ!
karaylar *


ibrani oğulları dışında yahudiliği seçen ilk ulus olan zamanının amerika birleşik devletleri kadar güçlü hazar yada diğer bir deyişle hazarya imparatorluğunun devamı olan bir halk. 10. yüzyılda hazarlar kavarnak’tan kırım’a kadar olan bölgede yaşadılar. daha sonra 1397 senesinde litvanya’nın büyük prensi vitautas altınordu ile bir savaştan sonra 380-400 karay ailesini kırım’dan litvanya’ya aldı. o zamandan beri karaylar litvanya’da yaşıyor, yani 600 senedir.
(baybars, 04.07.2002 22:49)


avrupa yahudilerinin hiçbirisinin ibrani soyundan gelmedikleri hepsinin hazaraların soyundan geldiği yönündeki iddiaya göre avrupa yahudilerinin atası türk boyu.
(avasas, 04.07.2002 22:54)


karay" veya "karaim" adı arapça "karain" kelimesinden getirilir. ibranice'de kara okumakla ilgilidir, kara kelime köküne ibranice'deki -im çokluk eki getirilerek yapılan "karaim" kelimesi, karaylar anlamına gelir. "karay" sözü ise, kara ismine getirilen nispet i'si ile kara'ya mensup anlamında "karai" olmuş; ardından da türkçe'nin ses düzenine uygun olarak "karay" haline gelmiştir.

karaylar hazar türkleri'nden gelmektedirler. dini bakımdan çok müsamahalı olan hazar hanlığı'nda müslümanlık, hıristiyanlık ve yahudilik bir arada yaşamaya imkan bulmuştur.

karay inancı, irak'ta ebû cafer el-mansur'un halifeliğinde 7. yüzyılda talmud'a karşı bir hareketle kurulmuştur. ilk karay öğreticisi ve yazıcısı basralı anan ben davud'dur. başlangıçta anan'ın yandaşlarına "ananiler" denmiş, ancak 9. yüzyılda karay adını almışlardır.

karay inancında ve ibadetlerinde islami motifler bulunmaktadır. ibadethaneye ayakkabısız girilir. dua yerleri çok temiz tutulur. islam tesiriyle alınan hutbede, halifenin adı anılır, mukaddes yerler olan mekke, medine ve kudüs için hayır duada bulunulur. hz.isa ve hz.muhammed'in peygamberliği kabul edilir. karaylığın islamiyet'ten bu kadar fazla unsur almasının sebebi anan ben davud ve ebu hanife'nin aynı hapishanede yattığı sırada anan ben davud'un ebu hanife'den çok etkilenmesidir.

karaylar'ın bağlandığı tevrat, yahudilerinkinden ayrıdır. karay inancı temel olarak on emir'i esas alır ve karaylığın duaları zebur'dan ibarettir. yahudiliğin kelime-i şehadeti gibi olan "duy işit israil" sözlerini, "duy işit karay'' şeklinde söyleyen karaylar, bazı bayramlarda ve takvimde de yahudilerden ayrılırlar. bu gün karay dini hiç bir misyonerlik faaliyetinde bulunmamaktadır. bu dini yaymak veya sonradan kabul etmek prensip olarak imkansızdır. bir insan ancak doğuştan karay olabilir.

1989 nüfus sayımına göre bdt ülkelerindeki karay sayısı 2.803'tür. 1979'dan beri sayılarında yarı yarıya düşüş görülmektedir. karaylık inancı kudüs, filistin, mısır, suriye, kuzey afrika, ispanya, iran, ermenistan, kafkasya, kırım, güney rusya gibi ülkelerde yayılmış; 10.-12. yüzyılda altın çağını yaşamıştır.

haçlı seferlerinden sonra zayıflamaya başlayan karaylık inancı sadece türk kökenli cemaat içinde varlığını sürdürmüştür. kırım ve doğu avrupa'nın dışında sadece istanbul ve kahire'de çok küçük birer karay cemaati kalmıştır. ermenistan, iran, irak, suriye, ispanya, kuzey afrika, çin ve balkanlar'daki karay cemaatleri küçüle küçüle sonunda yok olmuşlardır. bunlardan önemli bir kısmı avrupa ülkelerine göçmüşlerdir. 1970 yılı için verilen tahmini rakamlara göre israil'de 7.000-13.000 karay yaşamaktadır. 1992 yılında yapılan bir tespite göre istanbul'da 100 karay türkü bulunmaktadır. 1979 yılında polonya'da 1.000 civarında karay olduğu ifade edilmiştir. litvanya'da bu gün 160 karay yaşamaktadır. karaylar bu ülkeler dışında, amerika, avustralya, ingiltere, belçika, isviçre gibi ülkelere dağılmışlardır.

bu gün sayıları çok azalmış olsa da istanbul çok eski bir karay yerleşim yeridir. istanbul karayları'nın ne zaman buraya geldikleri kesin olarak bilinmemekte, ancak bizans döneminden kaldıkları tahmin edilmektedir. geçmişte bizans ile hazar hanlığı arasında çok yakın ilişkiler vardı. hazar prenseslerinden bizans'a kraliçe olanlar bulunmaktaydı. bu yakın ilişkiler sırasında bazı karaylar, imparatorun hassa askerleri arasına girmeyi başarmıştı. hazar türkleri'nin etkisiyle kuman türkleri arasında karaylık yayılmaya başladı. bizans döneminde başlayıp osmanlı devleti döneminde devam eden karay iskanı sebebi ile karay cemaatlerinin anadolu'daki sayısı 80'e balkanlar'daki sayısı 30'a ulaştı. tuna nehri boyunca, bilhassa lacedemoni 'de karay cemaatleri yaşıyordu. istanbul'a en yakın cemaat olan izmit cemaati bilginleri ile meşhurdu. izmit, 1361'de i.murad tarafından fethedilince balkanlar'daki karay cemaatlerinin merkezi haline geldi. edirne'de ise kalep afendopıllo gibi edipler, başiacı gibi ulema aileleri yetişti. ancak fatih döneminden sonra üstünlük istanbul cemaatine geçti. korfu, parga, selanik, izmit ve kırım'dan çok sayıda karay türkü istanbul'a göçtü. istanbul'a göçenlerin içinde en itibarlıları edirne'den gelenlerdi. edirneli karaylar, uzun süre istanbul cemaatine liderlik ettikleri için bir dönem istanbul cemaati, edirne cemaati olarak anıldı.

karaylar, istanbul'da çok önemli izler bırakmıştır. mesela karaköy adının "karay köy"den geldiği ifade edilmektedir. ayrıca eminönü'nde galata kulesi'nin yanında bir karay mezarlığı bulunmaktadır. istanbul'da en uzun ömürlü karay cemaati hasköy cemaati olmuştur. bu bölgede bulunan karay mabedinin etrafında toplanan karaylar , çıkan yangınlarda tahrip olan mabetlerini bir kaç kez tamir ettirdiler, ancak 1918'de çıkan yangında evlerin büyük bir kısmı yanınca hasköy cemaati dağıldı. son dönemde kırım cemaati istanbul karayları'nı maddi ve manevi olarak desteklemiştir. kırım'dan gelip istanbul cemaatine hocalık yapan arkeolog ve elyazmaları uzmanı a. firkowicz, 1832 'de tevrat'ı türkçe'ye çevirmiştir. bu tercüme tevrat'ın türkçe'ye ilk çevirisidir. 19. yüzyılda zayıflayan istanbul karay cemaati 20. yüzyılın başından itibaren hızlı bir düşüş yaşamıştır .

tarihin her döneminde değişik kültürlerle iç içe yaşayan karaylar, bütün imkansızlıklara rağmen türkçe konuşmayı, sürdürmektedirler. karay türkçesi, kıpçak-kuman türkçesi'ne bağlıdır; islam kültürünün etkisiyle arapça ve farsça'dan, komşuluk ilişkileri sebebiyle slav dillerinden çok sayıda kelime almıştır. 1930'lu yıllara kadar ibrani, latin ve kiril harfleri ile yazılan ve cümle yapısı ibadet dili olan ibranice'nin etkisiyle bozulan karay türkçesi'nin troki (trakay), haliç-lutsk ve kırım adıyla bilinen üç ayrı ağzı bulunmaktadır.

her ne kadar karaylar, dinleri ve yaşadıkları kapalı hayat sebebi ile diğer türk toplulukları ile tam kaynaşamamış iseler de karay halk kültürü ve edebiyatı diğer türk topluluklarının halk kültürü ve sözlü edebiyat gelenekleri ile benzerlikler göstermektedir. karaylar'ın da divanları, halk edebiyatları, mitolojileri vardır. karay atasözleri ve halk türküleri, türkiye, azerbaycan, kırım, kazan ve altay türkleri'nin aynı türdeki eserlerine büyük benzerlikler gösterir.

karaylar'a ait ilk yazılı belgeler dini metinlerdir. al-kirkisani 10. yüzyılda eserlerini arapça yazmış, bazı karay din adamları ise incil'i yaşadıkları ülkenin diline çevirmişlerdir. bu tercümeler ilk eski ahit çevirileri arasında yer almaktadır. türk asıllı karay din adamları 1528-1529 yıllarında venedik'te ibranice basılmış ilahi kitaplarına bazı türkçe parçalar da koymuşlardır.

1731 yılında kırım'da açılan karay matbaasında ilk olarak "mekabhey-dua kitabı" ve karay şivesiyle bazı ilahiler yayınlandı. incil'in karay türkçesi'ne ilk tercümesi 1 9. yüzyılın ilk yarısında yapıldı. 1832-1835 yıllarında istanbul'da tevrat'ın karay türkçesiyle bir kaç baskısı yayınlandı. 1841 yılında eski ahit'in tamamı kırım'da dört cilt halinde karay türkçesi'ne çevrilerek basıldı.

karay türkleri'nin sözlü edebiyatında da dini metinlerin çok büyük bir yeri bulunmaktadır. 11.-12. yüzyıllardan beri incil ve tevrat'tan parçalar, şifahi olarak yeni nesillere aktarılmaktadır. pinehes malecki (1854-1928), troki karay ağzıyla tövbe ilahileri derledi ve bu derlemelerini "sarnavları qutulma yazıhlardan" adlı eserinde topladı. daha sonra karaim metinleri adlı eserinde bu derlemeleri ve kendi tespitlerini birleştiren kowalski, kaynağını polonya karayları'ndan alan ve liturya dilinde düzenlenmiş eski ahit çevirilerini karay türkçesi'nin en sade örnekleri kabul etmektedir. avrupalı türkologlar, karay sözlü edebiyatı içinde geniş yer tutan zemerler ve qinalar "ağıtlar" üzerinde durmuşlardır. karay türkleri'nin sözlü geleneğe dayanan edebi eserlerinde dini olduğu kadar beşeri konulara yönelik parçalar da vardır. halk arasında yaşayan muzyulqanla "dertli gelin" düğün törenlerinde söylenir.

çağdaş karay edebiyatı'nın önde gelen ismi aleksander markowicz (1875-1944), şair, yazar, yayıncı ve mütercim olarak karay türkçesi'ni canlandırmıştır. çıkardığı "karay avazı" adlı dergi karay türkleri'nin kültür hayatı bakımından çok önemli bir adımı teşkil etmektedir. mensur şiir türünü de deneyen şair "yanhı yırlar" (yeni türküler) ve "tozdurhan birtik" (dağılrnış buğday) adlı şiirleri ile tanınmıştır. zacharios abrahorniciz (1878-1903) karay edim karay bar men adlı şiiriyle büyük şöhret kazanmıştır. bu şiir türkü şeklinde bestelenmiş ve karaylar arasında milli marş gibi okunmuştur.

josef ben jesua, kudüs'te bulunan anan ben davud devrinden kalma bir mabedin tamiri için yardım toplamak üzere yaptığı yolculuğu ve başından geçenleri "qaranyı bulut" adlı eserinde anlatır. jesua'ının konusunu karaylar'ın sosyal hayatından alan bazı şiirleri karay avazı'nda yayınlanmıştır. bu dergide yayınlanan dini ve lirik şiirler, halk ağzından yapılan derlemelerin yayınlanması, latin ve ibrani harfli metinlerin ilmi neşirleri, dikkatleri karay türkçesiyle yazılmış metinlerin üzerine çekti. karaylar; dilleri, dinleri, kültür ve gelenekleri ile pek çok araştırmaya konu oldular.

selemo ben aharon, trembecki, elias kazas ve kendi de bir şair olan j. erak başka milletlerin edebiyatlarından bazı şiirleri karay türkçesi'ne çevirmeyi denediler, bunlardan j.erak'ın dili kırım tatar ve osmanlı türkçesi'nden belirgin izler taşımaktadır.

komedi yazarı sayman (sima) kobecki ve abraham nowııckı'nın eserleri karay edebiyatında tiyatro türünün tanınmasını sağlamıştır. eserlerinden bazı parçalar yazma koleksiyonlarına ve karay avazı'na giren diğer karay edipleri şunlardır: semuel lopato (1904-1923), sergiusz rudkowski (1877-1944), zarach zarachowicz (1891-1951)josef lobanos (1880-1947) v.b.

litvanya'da yaşayan michal firkovıcz, litvanya'nın yeni resmi alfabesiyle 1991 yılında "men karayçe ürianiam" (karayca öğreniyorum) adıyla bir ders kitabı yayınlamış; ayrıca aynı yazar 1935'te çıkan syzymon firkowicz'in karay koltcnalary (karay duaları) kitabını 1993 yılında yeni eklemelerle bastırmış ve 1994 yılında "david bijnin machtav çozmachlary" (davut kralın övgü şarkıları) adıyla zebur'u karaylar'a sunmuştur. bu eserler litvanya'da ve dünyanın başka yerlerinde yaşayan karay türkleri için karay türkçesi'ne ve karay dinine dönüşün bir ilk adımı olarak kabul edilebilir.

Linki görebilmek için giriş yapmanız ya da üye olmanız gerekir.
(baybars, 04.07.2002 23:01 ~ 14.05.2005 23:28)


(bkz: tatar)
(baybars, 04.07.2002 23:02)


hazar imparatorluğunun devamı olan bir halktır.kendilerine karay türkleride denir yahudi inancını benimsemişlerdir.
(bkz: karay türkleri)
polonya, litvanya gibi avrupa ülkelerinde çok az sayıda karaim türkü yaşamaktadır.
(bkz: tatar)
(baybars, 04.07.2002 23:13)


istanbul'da halen 20 ile 50 arası karay yahudisi yaşadiği tahmin ediliyor. halıcıoğlu'ndaki seferad mezarliği'nin yanında kendi özel mezarlıkları bulunur. hasköy'de de knasset olarak adlandırdıkları bir ibadethaneleri vardır. türkiye'deki en yoğun iki sülale çadık ve sinani'lerdir.
(samatya, 12.06.2003 23:05 ~ 23:07)


(bkz: karay türkleri)
(dikakana bey, 05.10.2003 13:43)


kökenlerinin 5. ve 10. yüzyıllar arasında, hazar denizi ve karadeniz arasında hüküm süren ve cumhurbaşkanlığı forsundaki 7. yıldız olan hazar kağanlığı'na dayandıran grup. yahudilerden farkları, tevrat'ın yorumu olan talmud yerine tevrat'ı okumaları ve ibadethanelerine sinagog değil kesana demeleri.

bu arada, hazar kağanlığının musevi dinini kabul etmiş bir devlet olduğu söylenebilir, ancak millet olarak musevi ağırlıklı bir millet değildir. kağan, yakın çevresi ve devlet uleması museviliğe geçmiş, ancak halk genellikle eski inançlarında kalmıştır. hazar kağanlığını tarihte diğer tüm devletlerden farktlı kılan,özellikle orta çağın karanlığı içerisinde, inanç özgürlüğüne önem veren bir devlet olmasıdır. bu nedenle hazar kağanlığının halkı bir çok değişik inanca sahipti. sardece belli bir dönemden sonra hazar kağanı, belki de kuzey ve güneyden gelen hristiyan-islam baskısından kurtulabilmek için, politik bir karar vererek taarfsız kalabileceği museviliği seçmiştir. halkın da önemli bir bölümü museviliği benimemiştir. ancak o dönem anlaşılar o ki, hazar devleti'nde müslümanların sayısı musevilerden fazladır. ama asıl önemli gerçek, hazar halkının çok çok büyük bir bölümünün, üç ana dini benimsemeyen, eski şaman inançlarını sürdürüyor oluşudur. bu nedenle hazar devleti, resmi dini olarak museviliği seçmiş bir devlettir ancak halk ağırlığı olarak hiçbir zaman ağırlıklı bir musevi kimliği olmamıştır. zaten günümüzde onları devamı olduklarını iddia edenlerin sayısının yüzlerle ifade edilmesinin ana açıklaması da bu olsa gerek.
(dikakana bey, 05.10.2003 13:54 ~ 14:02)


karakoy ismi bu turk toplulugundan gelir. ilk olarak karakoy civarina yerlesmislerdir.
(duff mckagan, 17.02.2004 17:58)


(bkz: bu adet kaldi atalarimizdan)
(bkz: discovery channel)
(dyvim, 17.08.2004 23:49)


istanbul karaköy e adını veren yerli halktır. tarihe meraklı turistler ve ayasofya ve topkapı sarayı dışında içinde yaşadığı şehri gerçekten tanımak isteyen türkler için düzenlenen profesyonel turlarda mutlaka ziyaret edilen karaköy de bu halka ait unutulmuş ibadet yerleri ve mezarlıklar vardır.
(scuba, 17.08.2004 23:56)


kıbın yerler bol bol discovery'den öğrendiğimiz kadarıyla.
(mortifera, 26.08.2004 21:06)


inernet vasitasiyla yaptigim arastirmalara gore karaimler ile karaylar arasinda musevilikten baska bir bag bulunmamaktadir. karaylar hazarlar zamaninda museviligi secerken, karaimler israil halki arasinda baslayan heretik bir akimin etkisiyle hazarlardan 200 yil sonra musevi olmuslar.
(jakelamotta, 26.08.2004 21:12)


litvanyanin son ankara buyukelcisi bayan da karay turkudur.
(aficionado, 28.09.2004 17:45)


kıpçakların önemli kollarından biri.
(mir, 21.12.2004 09:43)


discovery sayesinde konuştukları dil / lehçe (?) ile günümüz türkçesi arasında benzer kelimelerin bol olduğu anlaşılan kişilerdir.

(bkz: hamur)
(bkz: kuzu)
(bkz: et)
(bkz: ana)
(bkz: pişirmek)
(bkz: aş)
(bkz: alafortanfoni)
(nosferatu, 14.03.2005 03:55)


yogun olarak karaköy civarina yerlestikleri için semt, karaim ya da karaylarin köyü manasinda karayköy ismini almistir.
(hodigetria, 27.04.2005 22:34)


kökenleri hazar türklerine dayanir. mezheplerinin tam adi karayimlerdir...
mezhebin ana felsefesini "dogru ancak rab'in kelami olan tevrat'ta bulunur ve dogruya ancak tevrat'i kisisel okuyorak ulasilir" olarak ifade ediyorlar...

son museviler 3 dine saygili, özellikle islamiyetten etkilenmisler. yahudilerden farkli olarak ibadethanelerine abdest alarak giriyor, siralara oturmuyorlar, halinin üzerinde oturup secde ediyorlarmis...
(ises, 17.06.2005 18:24 ~ 03.09.2005 16:26)


diana lavrenoviç'in aralarından olduğu halk. 50 kişi kalmış oldukları populasyon sınırı olarak litvanya sınırları alınacaksa doğrudur ki, discovery'de gösterilen de bu ülkenin karayları/karaimleridir. bu 50 kişiye diğer ülkelerdeki karay nüfusu da eklenmelidir.
bir kaç yıl önce de (2003 olabilir belki) eurovision'da litvanya adına katılan grup bu halkın dilinde (karayca) şarkı söylemiş idi, bizim gerzek trt spikeri "litvanya'da çok küçük bir azınlığın konuştuğu dilde bu şarkı, aman aman..." gibi bişeyler demişti hiç karaylar'a ya da karayca'ya atıfta bulunmadan...
(rhaidestianos, 04.07.2005 00:09)


(bkz: hazar türkleri)
(bkz: onüçüncü kabile)
(brunhilde, 07.12.2005 23:21)


refik halit karayın da aralarında oldugu turk boyu
(telumaithor, 16.12.2005 19:45)


kırımda 800 ukraynada 400 kişi kalmışlardır.
(kapi gibi adam, 27.07.2006 22:05)


yahudilik dinini benimsemiş bu türk topluluğunun ilk yerleşim yeri olan ve onların adı ile anılan karayköy zamanla karaköy adını alarak bugünlere dek gelmiştir.yani bizim karaköy olarak bildiğimiz yerin asıl adını bu türk toplumu tarafından ilk olarak karayköy olarak konulmuş.
(baybars, 13.02.2007 17:12 ~ 16.02.2007 15:50)


söyle bir dualari var, lakin anlayamadim:

"atamyz, ki kiokliardia,

machtavlu bolhej birligi adyjnyn

da kip bolhei bijligij

da kliagij kiokliardia johartyn

da jer ustiunia ashahartyn.

kiundiagi otmiagimizni biergin bizgia

da boshatchyn bar jazychlarymyzny.

tiuz jollaryjdan azashtyrmahyn bizni,

ancach kutcharhyn bizni azhyrtuvcudan,

amien"
(dilmen, 08.09.2007 14:42)
#11188587 !?


Linki görebilmek için giriş yapmanız ya da üye olmanız gerekir.
(transall, 08.09.2007 15:55)

Linki görebilmek için giriş yapmanız ya da üye olmanız gerekir.
8. yüzyılda Anan Ben David'in kurduğu mezhep, Hazar hakanlarını bile etkiledi, ama şimdi yok oluyor

Son 50 Musevi Türk


Yaklaşık 1200 yıllık bir Yahudi mezhebinin son temsilcileri onlar. Türkiye'de 50 kişi bile yoklar. En gençleri 44 yaşında. Hasköy'deki ibadethaneleri bile kapalı. Kökenleri Karay Türkleri'ne dayanan Karaimlerin, Kırım'la önemli bir bağları var. Çünkü tek Karaim evliliği yapabildikleri yer orası. Yahudiler, Karaimleri dışlamış. Hahambaşılar nikâhlarını kıymıyor. Şimdi 50 kişi bile olmayan bu cemaat yok oluşunu yaşıyor.


imperiaflex_0_0_0.jpg


İsa'dan tam 8 yüzyıl sonra Bağdatlı Anan Ben David, "Geleneklerden yani Talmud'dan Kutsal Kitap'a (Tevrat) dönüş gerçek Yahudiliktir" parolasıyla yola çıktı. David, Musa'nın şeriatına kayıtsız şartsız bağlılık yemini ettikten 1200 yıl sonra, can çekişen bir mezhebinin olacağını asla bilemezdi. Abbasi döneminde adına Karai cemaati denilen yeni Yahudilik dinini teşekkül ettirdiğinde, Yahudilerin baskısı sonucu hapiste bile sürünmeyi göze almıştı. Kendisinin kurduğu mezhebin Kudüs, Filistin, Suriye, Kuzey Afrika, Bizans, İran, Ermenistan, Kafkasya, Kırım'a kadar yayıldıktan sonra günün birinde yok olma eşiğine geleceğini de elbette bilemezdi. Bugün 1200 yıllık bir Yahudi mezhebinin Türkiye'deki son temsilcileri topu topu sadece 50 kişi kaldılar. Tıpkı kelaynak kuşları gibi, Hazar Türklerine dayanan kökenleriyle, yok oluşun arifesindeki 50 Musevi Türk ya da mezheplerinin tam adıyla Karaimlerden söz ediyoruz.

En gençlerinin 44 yaşında, büyük çoğunluğunun 60'lı yaşlarda olduğu Karaimler, bugünlerde tam bir, "Bizden sonrası tufan" havasındalar. Bizans İmparatorluğu döneminde Kırım'dan göç eden, saray personeli olarak görevlendirilen Karaimler, gün geçtikçe bitişin eşiğine gelmişler. İstanbul'daki Karaköy'ün aslında Karaim Köy, yani Karaimlerin yaşadığı yer anlamına geldiğini biliyor musunuz? Bugün Karaimlerin çoğunluğu emeklilik hayatı sürüyor, sağlık ve ekonomik sorunlarla boğuşmaktan Hasköy'deki ibadethanelerinin kapısını bile açamıyorlar. Son Musevi Türkleri’nin belki 50 yıl sonra Türkiye'de hiçbir temsilcisi kalmayacak. Çünkü dini gelenek çoğalmıyor, devam etmiyor. Müslümanlarla yapılan evlilikler, çocukların dinle ilişkilerinin olmaması, Karaim cemaatine en büyük darbeyi vuran etkenlerden biri.

Karaimlerin kurucusu Anan Ben David, Halife El Mansur zamanında, 770 yılında yayımladığı 'Şeref Ham-Miçvot' adlı kitabıyla mezhebin temellerini atıyor. Karaimliğin de tüm prensiplerini ortaya döküyor. Mezhebin ana felsefesini, "Doğru ancak Rab'ın kelamı olan Tevrat'ta bulunur ve doğruya ancak Tevrat'ı kişisel olarak okuyarak erişilir" şeklinde ifade eden Anan Ben David, rabanit dedikleri gerçek Yahudilere olan muhalefetlerini daha o günlerde ilan ediyorlar. O dönemden bugüne, İsrail'de vücut bulan Yahudiler, Karaimleri dışlamış durumdalar.

Son Musevi Türkler, 3 dine saygılı, özellikle İslam'dan etkilendikleri çok belli olan uygulamalara sahipler. Yahudilerden farklı olarak ibadethanelerine aptes alarak giriyorlar, sıralarda oturmuyorlar, halının üzerinde oturup, secde ediyorlar. En önemlisi de ruhban sınıfına karşılar. Liderleri yok. Liderlik kurumuna karşılar. "Hepimiz lideriz, aynı zamanda da işçiyiz" diye durumu tasvir ediyorlar. Türk Karaim Vakfı adında bir resmi çatıya sahipler. Hasköy'deki adına Kenasa dedikleri ibadethaneleri kapalı. Çünkü İstanbul'un değişik semtlerine dağılmış cemaat üyeleri kendi aralarında bile bir araya gelmekte güçlük çekiyorlar. Hasköy'de bir de mezarlıkları var. Kenasa'da kadınlarla erkekler ayrı ibadet ediyor.

Özellikle son 100 yıldır ne tam Türk, ne tam Müslüman, ne tam Yahudi olabilmiş bir cemaatin yavaş yavaş nesli yok oluyor. Cemaat kendine tarihte bir yer açacak üretim yapmıyor, geleneklerini kayda geçirmiyor, kültürün aktarımı konusunda herhangi bir çalışma yapılmıyor. Geçmişten bugüne görülen baskılar, korkular onları içlerine daha da kapatırken, ibadethanelerini bile ihmal eder duruma gelmişler. 44 yaşındaki en genç Karaim İlya Avramoğlu, aslında her şeyi net olarak şu sözleriyle ifade ediyor: "Bombalar patladı, terör arttı. Biz çok korktuk. Ne yapacağımızı şaşırdık. Ufacık şeylerden rahatsız oluyoruz."
---
Tutkun AKBAŞ
Fotoğraf: Serkan ŞENTÜRK

tempodergisi
"Vatanın bağrına düşman dayasın hançerini, Bulunur kurtaracak bahtı kara maderini!"
Dehrin cefasını çektik sefasını süreceğiz.

Linki görebilmek için giriş yapmanız ya da üye olmanız gerekir.
Linki görebilmek için giriş yapmanız ya da üye olmanız gerekir.

Ara
Cevapla
25-04-09, Saat:05:26:34 AM,
#8
RE: DÜNYA TARİHİNİ DEĞİŞTİRİYORUM: İSRAİL BİR TÜRK DEVLETİ!
ISAAC ASIMOV ( Isaak Judah Ozimov)

Rusya doğumlu Amerikalı, Hazar musevisi ünlü Bilim Kurgu yazarı.


asimov.jpg

Linki görebilmek için giriş yapmanız ya da üye olmanız gerekir.

Linki görebilmek için giriş yapmanız ya da üye olmanız gerekir.

Linki görebilmek için giriş yapmanız ya da üye olmanız gerekir.


'if i could trace my origins to judas maccabaeus or king david, that would not add one inch to my stature. it may well be that many east european jews are descended from khazars, i may be one of them. who knows? and who cares?"

isaac asimov
"Vatanın bağrına düşman dayasın hançerini, Bulunur kurtaracak bahtı kara maderini!"
Dehrin cefasını çektik sefasını süreceğiz.

Linki görebilmek için giriş yapmanız ya da üye olmanız gerekir.
Linki görebilmek için giriş yapmanız ya da üye olmanız gerekir.

Ara
Cevapla
25-04-09, Saat:12:53:22 PM,
#9
RE: DÜNYA TARİHİNİ DEĞİŞTİRİYORUM: İSRAİL BİR TÜRK DEVLETİ!
Soy adının anlamı nedir acaba?
Ara
Cevapla
25-04-09, Saat:16:58:58 PM,
#10
RE: DÜNYA TARİHİNİ DEĞİŞTİRİYORUM: İSRAİL BİR TÜRK DEVLETİ!
(25-04-09, Saat:05:26:34 AM)kutadgubilig Nickli Kullanıcıdan Alıntı: Linki görebilmek için giriş yapmanız ya da üye olmanız gerekir.who knows? and who cares?"

isaac asimov

Bak en güzelini söylemiş Asimov. Kimin umurunda?
Taşlar bağlı, köpekler serbest !
Ara
Cevapla
25-04-09, Saat:17:19:45 PM,
#11
RE: DÜNYA TARİHİNİ DEĞİŞTİRİYORUM: İSRAİL BİR TÜRK DEVLETİ!
Yahudi Tarihçiye göre Yahudi bir halk yok

İsrailli tarihçi Shlomo Sand, “Yahudi halkı ne zaman ve nasıl icad edildi?” isimli kitabında, Yahudi diye anılabilecek bir halkın olmadığını yazdı.

Çarşamba, 12 Mart 2008 08:45


2393.jpg


Emine K. Arslaner / Timeturk /Almanya

İsrail’in bağımsızlık ilanında, yahudilerin İsrail topraklarında doğmuş bir halk olduğu ve yurtlarından çıkarıldıkları söylenir. Yahudi çocuklarına okulda, Roma İmparatorluğu devrinde (M.S. 70) atalarının İsrail’den sürüldükleri ancak ülkelerine sadık kalan yahudilerin 2000 yıl süren bir hasretten sonra yurtlarına geri döndükleri anlatılır.

İsrailli tarihçi Shlomo Sand bu yalanlara daha fazla tahammül edemedi ve bütün dünyaya “tarihi gerçekler” diye kabul ettirilen hikayelerin hepsinin uydurma olduğunu tarihi belgelerle, delillerle ispatladı.

Filistin’li Arapların ataları Yahudi

Sand, “Yahudi halkı ne zaman ve nasıl icad edildi?” isimli kitabında, Yahudi diye anılabilecek bir halkın olmadığını, Yahudilik adı altında bir dinin olduğunu belgeleyerek, ülkesindeki büyük bir tabuyu deviriyor. Göçün hiçbir zaman vuku bulmadığını, dolayısı ile bir geri dönüşün de söz konusu olmayacağını yazan tarihçi, incile dayandırılan bütün tarihi hikayelerin mitolojik efsanelerden ibaret olduğunu ve bilimsel gerçeklere dayanmadıklarını söylüyor.

Yahudiler arasında oluşturulacak milli bir kimlik vasıtasıyla bağlılığın güçlendirilmesini ve İsrail’in kuruluş gerekçesinin desteklemesini amaç edinen bu hikayelerin asılsız olduklarını bilimsel delillerle ispatlayan uzman tarihçiye göre, Roma’lılar en fazla 10.000 yahudiyi İsrail topraklarından sürdüler. Arkada kalan çoğunluğun, toprakların Araplar tarafından fethedilmesinden sonra müslüman olduğunu yazan tarihçi, Filistin’li Arapların dedeleri arasında da bol miktarda Yahudi bulunduğunu ileri sürüyor. Bu gerçekleri söyleyen ilk kişi olmadığına dikkatleri çeken tarihçi yazar, İsrail’in bağımsızlığından 30 yıl önce David Ben Gurion, Yitzhak Ben Zwi gibi tarihçilerin de aynı şeyleri yazdıklarını ancak ört bas edildiklerini belirtiyor.

İsrail bilimsel gerçekleri susturuyor

“Yahudiler eğer yurtlarından sürülmediyseler, dünyanın dört bir tarafına yayılmayı nasıl başardılar?” sorusunu kitabında, “Yahudiler gönüllü olarak iltica ettiler” diye cevaplıyor Sand. Babil’in göçmenlerinden olsalar dahi, bunu kendi istekleriyle yaptılar diyor ve Yahudilerin misyonerlik gayesiyle, diğer dinlere tabi insanları Yahudiliğe çağırmak niyetiyle yurtlarından çıktıklarını bildiriyor. Bu gerçeğin, niçin dünyanın dört bir tarafında bu kadar çok Yahudi bulunduğu sorusuna da netlik kazandırdığını söyleyen bilim adamı, iddialarını daha önceden yapılmış bazı araştırmaların sonuçlarına dayandırarak ispatlıyor. Sand, bu araştırmaların çoğunun İsrail’de yapıldığını ancak ülkede yaratılan münakaşalardan dolayı bir kenara bırakıldıklarını anlatıyor.

Shlomo Sand kitabında Kuzey Afrika’daki Yahudi berberler ve Kral Himyar’ın yönetimi altındaki Güney Arap yarımadasındaki Yahudi krallığı hakkında da tafsilatlı bilgiler sunuyor. İspanya’daki Yahudi cemaatin de sonradan Yahudi olan Araplardan ve ülkenin Hıristiyanlar tarafından fethedilmesinden sonra Yahudi olan Avrupalılar’dan oluştuğunu yazıyor.

Siyonistler emellerini gerçekleştirmek için hikayeler uydurdular

Sand’a göre, Aşkenaz’lı (Almanya) ilk Yahudiler de İsrail’den gelerek Doğu Avrupa’ya Almanya üzerinden yayılmadılar. Tarihçi yazar, bu insanların da Kafkasya’daki Hazar krallığı sırasında Yahudi olduklarını delileriyle ortaya koyuyor. Sand kitapta Yahudi kültürünün kökenleriyle ilgili bilgi verirken, bu Kültürün Almanya’ya ithal edilmiş bir kültür olmadığını, Khuzari’den gelen neslin Almanlarla kaynaşmasıyla ortaya çıkmış bir kültür olduğunu belirtiyor ve çoğusu ticaretle uğraşan bu insanların Doğu’ya seyahatler yaptıklarını ifade ediyor.

2395.jpg


İsrailli tarihçi, “işte bütün bu nedenlerden dolayı Yahudilerin arasında açık tenliden koyu tenlisine, zencisinden sarışına varana kadar bütün ırklardan insanlar vardır” diyor. Siyonistlerin, Yahudilerin arasında etnik bir bağlılık ve tarih bilinci oluşturma gayesiyle soya dayalı ve temelleri olmayan asılsız iddialar, bilimsel gerçeklerle uzlaşmayan efsaneler uydurduklarını belirten bilim adamına göre, bu faraziyelerin tamamı Siyonist zihinlerin ürünü.


2394.jpg

İsrailli tarihçi Shlomo Sand

Shlomo Sand Tel Aviv Üniversitesinde Tarih Profesörü olarak görev yapıyor. İsrail devletinin, ülke sınırları içinde yaşayan bütün vatandaşların devleti olması gerektiğini ve mevcut İsrail yönetimindeki “Yahudi ve Demokrat devlet” tanımına karşı olduğunu savunan bilim adamının kitabı bütün dünyada büyük bir ilgi uyandırdı.

Not: Bu ve benzer birçok konuyu gündeme getiren Ender1959 arkadaşımıza teşekkür etmek istiyorum. buna benzer bir çok konu için ender1959 yazılarına bakılabilir.
"Vatanın bağrına düşman dayasın hançerini, Bulunur kurtaracak bahtı kara maderini!"
Dehrin cefasını çektik sefasını süreceğiz.

Linki görebilmek için giriş yapmanız ya da üye olmanız gerekir.
Linki görebilmek için giriş yapmanız ya da üye olmanız gerekir.

Ara
Cevapla
25-04-09, Saat:17:21:06 PM,
#12
RE: DÜNYA TARİHİNİ DEĞİŞTİRİYORUM: İSRAİL BİR TÜRK DEVLETİ!
Bence kutadgu çabasında çok haklı.
Havva hanımın çocuklarının aslen türk olan tüpçü Haydar ve sütçüleri Rıfatdan oldukları şüphesi doğmuştur.
Cevapla
26-04-09, Saat:09:08:16 AM, (Son Düzenleme: 18-05-09, Saat:20:15:49 PM, Düzenleyen: kutadgubilig.)
#13
RE: DÜNYA TARİHİNİ DEĞİŞTİRİYORUM: İSRAİL BİR TÜRK DEVLETİ!
Khazaria—The Myth of Anti-Semitism Exposed at Last!!


This exposé is under construction
Click on images to enlarge
Here is the dictionary definition of MYTH:

Etymology: New Latin mýthus, from Late Latin mýthos, from Greek muthos.

A fiction or half-truth, especially one that forms part of an ideology. An unfounded or false notion. A person or thing having only an imaginary or unverifiable existence. Idle fancy, fable, fiction.

Here is the dictionary definition of ANTI-SEMITISM:

1. Hostility toward or prejudice against Jews or Judaism.
2. Discrimination against Jews.

In this Biblical, historical and factual exposé, we will give the reason for the existance of Old Khazaria . . . and New Khazaria!!

The most cruel hoax in history!!

"The most cruel hoax which history has ever perpetrated" are the words used to describe this "Jewish" hoax or myth by a Khazar author named Arthur Koestler:

This was written before the full extent of the holocaust was known, but that does not alter the fact that the large majority of surviving Jews in the world is of Eastern European - and thus perhaps mainly of Khazar - origin. If so, this would mean that their ancestors came not from the Jordan but from the Volga, not from Canaan but from the Caucasus, once believed to be the cradle of the Aryan race; and that genetically they are more closely related to the Hun, Uigur and Magyar tribes than to the seed of Abraham, Isaac and Jacob. Should this turn out to be the case, then the term "anti-Semitism" would become void of meaning, based on a misapprehension shared by both the killers and their victims. The story of the Khazar Empire, as it slowly emerges from the past, begins to look like the most cruel hoax which history has ever perpetrated. (Arthur Koestler, The Thirteenth Tribe, p. 17).


Old Khazaria.

Old Khazaria existed from about 500 A.D. to about 1000 A.D.

Old Khazaria adopted the religion of Talmudic Judaism about 740 A.D.

Khazaria was reborn on May 14, 1948.





New Khazaria.

Of course the eminent author Mr. Koestler blames HISTORY for perpetuating this hoax or lie, but JESUS said that Satan the devil is the father of lies:

When he (Satan) speaketh a lie, he speaketh of his own: for he is a liar, and the father of it. (John 8:44).

The reason for the existence of Old Khazaria

In one of the greatest of the great prophecies of the Bible, JEHOVAH gives the entire history of the human race in advance from about 500 B.C., to the end of time.

JEHOVAH presented this history in advance in the form of a terrifying statue or image that appeared to King Nebuchadnezzar of Babylon in a nightmare . . . which the king promptly forgot when he awoke.

None of his astrologers or "wise men" could be of any help to him in interpreting the dream because they were all charlatans and fakes.

Daniel the Jewish prophet, who was a captive in Babylon, came to the rescue and told the king his forgotten dream . . . and its interpretation:

Thou, O king, art a king of kings: for the God of heaven hath given thee a kingdom, power, and strength, and glory. And wheresoever the children of men dwell, the beasts of the field and the fowls of the heaven hath he given into thine hand, and hath made thee ruler over them all. Thou art this head of gold.
And after thee shall arise another kingdom inferior to thee, and another third kingdom of brass, which shall bear rule over all the earth.
And the fourth kingdom shall be strong as iron: forasmuch as iron breaketh in pieces and subdueth all things: and as iron that breaketh all these, shall it break in pieces and bruise. (Daniel 2:37-40).

Notice that the 4 empires follow one another in SUCCESSION and there is no gap or break between them.



4 world empires of Daniel chapter 2.

The king of Babylon had a dream in which he saw all of world history from his day to the end of time.

Daniel the prophet interpreted the dream as a colossal statue composed of 4 different metals, representing 4 successive world empires.

The legs of iron represented the divided Roman Empire.

The stone or Rock that destroys the image represents Christ at His Second Coming.



4 metals statue of Daniel chapter 2.

The 4 metals correspond to the 4 empires which the king saw in his dream. The stone or Rock symbolizes Christ, who will destroy all earthly empires at His Second Coming:

Even before the time of Constantine, there were several Roman Emperors who lived in several cities besides Rome. The division started in earnest with Constantine.



Statue of Constantine in York, England.

Constantine was a GIANT or COLOSSUS who conquered the entire Roman Empire.

His iron legions trod down the entire Empire from Britain to Persia.

In 324, he decided to build a new capital in the East at Byzantium, and leave Old Rome to the Papal dynasty.



Colossal head of Constantine in Rome.

After he became sole master of the Roman Empire, Constantine began building a new capital at a Greek city called Byzantium.



Today the city is called Istanbul.

Constantinople—the New Rome—soon became a rival to Old Rome in splendor and riches.

Eastern Emperors often ruled Rome from this new upstart city.



Constantinople became the new capital of the Roman Empire.

Naturally, Old Rome was not about to give pride of place to this new upstart so the rivalry and competition began almost immediately.

Beginning about 400 A.D., and lasting until 1453, Old Rome sent one conqueror after another to destroy Constantinople. These 10 would-be conquerors of Constantinople by no means exhaust the list:

Huns Persians Arabs Magyars Pechenegs
Khazars Mongols Normans Franks Turks
All of these 10 nations or tribe served many false gods or idols, but they were united in their determination to destroy the Eastern Roman Empire.

Only one of them adopted a false religion named "Judaism" and that tribe was called Khazars....The Khazars were actually a branch of the dreaded Huns who invaded from the Far East around 430 A.D.

The Eastern Emperors were master of the Roman art of divide and conquer....They often played one enemy against another, and Emperor Heraclius (610-641,) bought the Khazar king off with an offer of marriage into the royal family:

This decision did not, however, mean that the Emperor intended to leave Constantinople and its defenders to look after themselves. On the contrary, Patriarch Sergius and the Patrician Bonus, to whom he jointly entrusted the city's defence, found themselves deluged with orders, instructions, advice and messages of encouragement. These last were posted publicly in the streets and had an immediate effect, firing the whole population with determination and enthusiasm for the struggle ahead. Heraclius himself meanwhile turned his attention to one of the principal Hunnish tribes of the Caucasus, the Khazars, intercepting them as they returned from a raiding expedition in Azerbaijan and dazzling their Khagan, Ziebil, by the splendour of his court, which he maintained even when on campaign, and by the richness of his presents. In the course of one of their several conversations, he showed the Khagan a picture of his daughter Epiphania and promised him her hand in marriage. Ziebil, enchanted by the picture and flattered beyond measure both by the treatment he was receiving and by the prospect of himself' joining the imperial family, offered Heraclius 40,000 of his best men in return. (Fortunately for Epiphania, he was dead by the end of the year; the poor girl was thus spared the grim fate to which her father had unhesitatingly consigned her. (Norwich, Byzantium: The Early Centuries, p. 294).

Until the year 760 A.D., the Khazars were idolaters and shamans, who worshipped many false gods. In that year, KIng Bulan, decided to adopt the religion of Talmudic Judaism. His so-called "conversion" accompanied by dreams and visions almost mirrored that of the false prophet named Mohammed.

King Bulan was the first Khazar to adopt "Judaism"

King Bulan was the first of his pagan tribe to adopt the religion of "Judaism." At that time, everybody had to be the same religion as their king, so every member of his shamanistic tribe was now a JEW:

Joseph's narrative starts with a eulogy of his ancestor, King Bulan, a great conqueror and a wise man who "drove out the sorcerers and idolators from his land". Subsequently an angel appeared to King Bulan in his dreams, exhorting him to worship the only true God, and promising that in exchange He would "bless and multiply Bulan's offspring, and deliver his enemies into his hands, and make his kingdom last to the end of the world". This, of course, is inspired by the story of the Covenant in Genesis; and it implies that the Khazars too claimed the status of a Chosen Race, who made their own Covenant with the Lord, even though they were not descended from Abraham's seed. (Koestler, The Thirteenth Tribe, p. 66).

Even the so-called rabbis from Baghdad who converted the king were not real Jews but Samaritans who supplanted the real Jews after the final destruction of Jerusalem by the Roman in 135 A.D.

The Russians forced the Khazars to abandon Khazaria

These pagan Khazars would not join the Orthodox and cease fighting vainly against Constantinople, so the emerging Russian Orthodox state put an end to Old Khazaria.

Constantinople had an aggressive missionary spirit and the conversion of Russia was the most far-sighted event in their 1000 year turbulent history.

Russia at that time was a small principality centered around the city of Kiev in present day Ukraine.



Saint Vladimir (958-1015).

Saint Vladimir is known as the "baptizer" of Russia because his conversion led to the conversion of that GREAT nation to Orthodox Christianity.

Henceforth Khazaria was caught in a vise between Russia and Constantinople.



Statue of Saint Vladimir in Kiev.

After Russia's conversion to Orthodoxy, the clergy rallied that GREAT nation to throw off the Khazar and Mongol yokes.

A crushing blow was dealt to the Khazar Empire by Svyatoslav, Grand Duke of Kiev (ruled 962-972), the son of Prince Igor and Igor's wife Olga. His life was one of war and conquest. The Rus'ian Primary Chronicle recorded that, as part of his childhood upbringing, Svyatoslav was tutored by Asmund and instructed in military tactics by the voievoda (military commander) Svynel'd. Medieval accounts described him as a "valiant" and "strong" leader who "undertook many campaigns. (Brook, The Jews of Khazaria, p.193).

The Khazars were forced out of their base in the Caucasus and most of them migrated to Eastern Europe. That alone counts for the presence of "Jews" in Eastern Europe and Germany.

It's now easy to see why the vengeful Khazars a.k.a. "Jews" were behind the Russian Revolution and Communism.

A 12th century Khazar state in the Mideast!!

Incredible as it may seems, the Khazars tried to establish a "Jewish" state in the Mideast in order to prepare for the Messiah:

Another bit of semi-legendary, semi-historical folklore connected with the Khazars survived into modern times, and so fascinated Benjamin Disraeli that he used it as material for a historical romance: The Wondrous Tale of Alroy. In the twelfth century there arose in Khazaria a Messianic movement, a rudimentary attempt at a Jewish crusade, aimed at the conquest of Palestine by force of arms. The initiator of the movement was a Khazar Jew, one Solomon ben Duji (or Ruhi or Roy), aided by his son Menahem and a Palestinian scribe. "They wrote letters to all the Jews, near and far, in all the lands around them.... They said that the time had come in which God would gather Israel, His people from all lands to Jerusalem, the holy city, and that Solomon Ben Duji was Elijah, and his son the Messiah. (Koestler, The Thirteenth Tribe, p. 136).

The hexagram or Star of David came from Khazaria

Believe it or not, the hexagram also came from Khazaria:

But the cult did not stop there. According to one theory, the six-pointed "shield of David" which adorns the modern Israeli flag, started to become a national symbol with David al-Roy's crusade. "Ever since," writes Baron, "it has been suggested, the six-cornered 'shield of David', theretofore mainly a decorative motif or a magical emblem, began its career toward becoming the chief national-religious symbol of Judaism. Long used interchangeably with the pentagram or the 'seal of Solomon', it was attributed to David in mystic and ethical German writings from the thirteenth century on, and appeared on the Jewish flag in Prague in 1527. (Koestler, The Thirteenth Tribe, p. 137).



Khazaria flag.

A six pointed star is called a HEXAGRAM and is used for putting HEXES or curses on people.

It too has its origin in Old Khazaria.



Khazar pentagram.

The real reason for the creation of New Khazaria

In one of the greatest of the great prophecies of the Bible, St. Paul said that the man of sin or Antichrist must be revealed FIRST before the end of the world would come:

Let no man deceive you by any means: for that day shall not come, except there come a falling away first, and that man of sin be revealed, the son of perdition . . . so that he as God sitteth in the temple of God, shewing himself that he is God. (II Thess 2:3).

ALL of the Reformers applied that prophecy to the PAPAL DYNASTY. Saint Martin Luther said:

Oh Christ, my Lord, look down upon us and bring upon us the day of judgment, and destroy the brood of Satan at Rome. There sits the Man, of whom the Apostle Paul wrote that he would oppose and exalt himself above all that is called God — the Man of Sin, the son of perdition . . . What is the Temple of God? Is it stones and wood? Did not Paul say, The Temple of God is holy, which Temple ye are? To sit — what is it but to reign, to teach and to judge. Who from the beginning of the church has dared to call himself master of the whole church but the Pope alone. None of the saints, none of the heretics ever uttered so horrible a word of pride. (Luther's Works, Vol. 2. p. 281).

This prophetic teaching (historicist) was playing havoc with the Latin church. Millions were escaping and obeying the Lord's command to "come out of her" (Rev. 18:4).

Jesuit general Ignatius LIEola commissioned one of his Jesuits named Francisco Ribera (1537-1591) to write an opposing view. He wrote a 500 page commentary on the Book of Revelation. The main premise of his commentary was that:

1. Antichrist was one man . . . not a dynasty.
2. He would be an atheist or infidel.
3. He would not be revealed until 7 years before the end of time.
4. He would sit in a rebuilt temple in Jerusalem and make a covenant with the Jews.
5. He would call himself God etc., etc.
6. The Christians were hindering his appearance but they would be "caught up" or ruptured to Heaven before his appearance— the "Left Behind" madness!!
This became the official Latin position on Antichrist. This new idea (futurism) very conveniently shifted the focus from the Papacy to some fanciful individual way off in the distant future. John Nelson Darby became its main proponent in the English speaking world.

The Khazars very conveniently played a major role in fulfilling this "prophecy". They claimed to be "Jews," and a few fanatics actually wanted to conquer Palestine by force and make it a homeland for the Khazars a.k.a. "Jews."

There was one problem however. The Turks occupied Palestine and they were not about to give up that land to Khazars. World War I saw the defeat of the Turks and the opening of Palestine for Khazar immigration.



General Allenby (1861-1936).

The stage was set for the rebirth of Khazaria on December 11, 1971, when British general Allenby conquered Palestine from the Turks.

Most Khazars had no interest in Palestine so it took another world war to get them to emigrate there.



General Allenby entering Jerusalem.

With the British conquest of Palestine, the door was now open for Khazar emigration. Unfortunately for the Jesuits, most Khazars, even though they called themselves "Jews," had no interest in leaving Europe and moving to Palestine. It took World War II and a 6 million hoax to get them to finally settle there.

Millions of people perished in World War II. The nation that suffered the most was Russia, with the loss of 20 million people. Serbs lost millions in concentration camps but you never hear anything about their suffering.

The 6 million hoax

It was the 6 million hoax that led to the rebirth of Khazaria in 1948. Without the sympathy this hoax garnered from the world community, that state would never have been established on Arab lands.

We are not denying that Khazars suffered from the Nazi regime . . . just like many other nationalities....It is a favorite tactic of Old Rome to "persecute" her own in order to induce guilt, or sympathy for the victim....We see this over and over in history. The most famous example is that of Jesuit Galileo whose "persecution" by Dominicans made his moving earth myth a "scientific" fact.



Fuehrer Adolf Hitler.

The rebirth of Khazaria would never have been possible without the help of Fuehrer Adolf Hitler.

Hitler did have some Khazars thrown into concentration camps, but this small number was multiplied to 6 million, and thus won them worldwide sympathy.

Oddly enough, the Khazar population worldwide was about the same after the war as before!!



Khazaria was reborn on May 14, 1948.

It is a proven statistical fact that the number of Khazars worldwide was about the same after the war as before. Here is a quote from a scientist and mathematician named Arthur R. Butz:

To summarize what has been said with respect to Jewish population statistics: the problem of compiling such statistics is formidable even without political interference or pressure. Moreover, in the demographic argument for a five or six million drop in world Jewish population, the sources and authorities for the figures used are Communist and Jewish and thus, by the nature of the problem we are examining, must be considered essentially useless. In addition, the post-war figures for the United States are demonstrably too low by a significant amount. (Butz, The Hoax of the 20th Century).

Vital Links

The Thirteenth Tribe
The Hoax of the 20th Century by Arthur R. Butz
Left Behind by the Jesuits
The Israel of God
The Synagogue of Satan
Gog and Magog
References

Brook, Kevin Alan. The Jews of Khazaria. Jason Aronson Inc., Northvale, New Jersey, 1999.

Butz, Arthur R. The Hoax of the Twentieth Century. Arthur R. Butz. Institute for Historical Review, Torrence, California, 1977.

Dunlop, D.M. The History of the Jewish Khazars. Schocken Books, New York, 1967.

Koestler, Arthur, The Thirteenth Tribe. The Khazar Empire and Its Heritage. Random House, New York, 1976.

Luther, Saint Martin. Luther's Works. (Jaroslav Pelikan editor). Concordia Publishing Co. St. Louis, MO, 1972 Edition.

Norwich, John Julius. Byzantium:The Early Centuries. Alfred A. Knopf, New York, 1997.

Copyright © 2009 by Niall Kilkenny


Linki görebilmek için giriş yapmanız ya da üye olmanız gerekir.
Yukarıdaki yazıda ve linkte görüleceği gibi Davut Yıldızı (Magen David) aslen HAZAR Devletinin sembolüydü. daha sonra siyonizmin sembolü ve İsrailin bayrağı oluyor. 13. yüzyılda Ruhi veya Roy isimli bir Hazar Yahudisi Filistine doğru bir sefer düzenliyor ve Mesihliğini ilan ediyor. bu sefer sırasında da bayrağı Davut yıldızı oluyor! Yani Davut yıldızı Türk Hazarlardan alınma. gerçi Davut yıldızı sadece yahudilere özgü birşey değil. Müslüman krallarda, Hz. Süleyman, Kanuni Süleyman, Anadolu beylikleri de bu yıldızı kullanmışlar. Barbarosun bayrağında da var. İslamda buna Mühr-ü Süleyman deniyor!

Star%20of%20David.png
Linki görebilmek için giriş yapmanız ya da üye olmanız gerekir.


Aşağıdaki resimde 968 yılında Rus Prensi Sviatoslavın Hazarları yenerek devletlerini yıkmasını tasvir ediyor. bu heykelde yerde yatan Hazarın kalkanındaki Davut Yıldızı görülüyor devlet sembolü olarak.

Hazar devletini Ruslar yıktığı için Hazarlar Rusları hiç sevmiyorlar! Tarihteki en büyük yahudi katliamları(pogrom) Rusyada olmuştur ve bu pogromlarda ölen yahudiler hep Hazar Türk Yahudileridir. Hazarların Ruslara olan kini Rus Çarlarına karşı gelişiyor ve Rus Çarlığının yıkılmasında yani 1917 Bolşevik Devriminin öncüleri Hazar Türk yahudileri oluyor. Sovyet rejimi içinde çok güçlü pozisyonlar elde ediyorlar. Sovyet rejimine yahudi denmesi bu yüzdendir! Halbuki bunlar gerçek yahudiler değildir. Hazar Türkleridir, ama tabiiki kendi kimliklerini yahudi olarak görüyorlar. etnik kimliklerini unutmuşlar. dini kimlikleri öne geçmiş. biz de bazı Türklerde olduğu gibi.

khazarstar.jpg
"Vatanın bağrına düşman dayasın hançerini, Bulunur kurtaracak bahtı kara maderini!"
Dehrin cefasını çektik sefasını süreceğiz.

Linki görebilmek için giriş yapmanız ya da üye olmanız gerekir.
Linki görebilmek için giriş yapmanız ya da üye olmanız gerekir.

Ara
Cevapla
11-05-09, Saat:16:30:17 PM,
#14
RE: DÜNYA TARİHİNİ DEĞİŞTİRİYORUM: İSRAİL BİR TÜRK DEVLETİ!
Tutarsızlıklarla dolu, acemice yapılmış bir çalışma.

Yalçın Küçük'ün izinden gitmek böyle çılgınca tezler üretmek mi oluyor şimdi? Yahudi sapkınlığına son veriniz.
Cevapla
11-06-09, Saat:17:25:36 PM, (Son Düzenleme: 11-06-09, Saat:17:28:08 PM, Düzenleyen: Ender1959.)
#15
RE: DÜNYA TARİHİNİ DEĞİŞTİRİYORUM: İSRAİL BİR TÜRK DEVLETİ!
HAZAR kelimesi Türkçede barış anlamına geliyor....

***
Güncel Türkçe Sözlük'te Söz


Hazar (II)
özel, isim

VI-X. yüzyıllar arasında Hazar Denizi'nin ve Kafkasların kuzeyinde yaşamış bir Türk boyu veya bu boydan olan kimse.


hazar (II)
isim, eskimiş Arapça §aøar

Barış


KAYNAK

Linki görebilmek için giriş yapmanız ya da üye olmanız gerekir.
Batan güneş için ağlamayın, yeniden doğduğunda neler yapacağınıza karar verin .
Dale CARNEGİE
Ara
Cevapla
07-08-11, Saat:05:02:58 AM, (Son Düzenleme: 07-08-11, Saat:05:13:05 AM, Düzenleyen: atamis kim.)
#16
RE: DÜNYA TARİHİNİ DEĞİŞTİRİYORUM: İSRAİL BİR TÜRK DEVLETİ!
Ataturku anlarsaniz bir cok seyi anlarsiniz, mensubiyetinizi kucultmek szi buyutmeyecek, binlerce yıllık turk milletinden bahsederken bir kez ırk dedimi?
ırk gerceginin ustunde olan, insan denen akıllı yaratık icin kultur tarih uygarlık kimligidir ve bu ırklar dinler ustu kimlik ancak 16 devleti kurabilir. Hazar yada Turkiye hepsi gezegeni kucaklayabilecek, uygarligi transfer edebilecek, insanları uretken yapabilecek saf bir kulturun eseridir. Amerika holywood da olmasi gerektigi bicimde anlatilir sadece ve basarisiz oldu. Kendini yaratan sekulariteyi katlediyor.
Ara
Cevapla


Konu ile Alakalı Benzer Konular
Konular Yazar Yorumlar Okunma Son Yorum
  TÜRK PİRAMİTLERİ kutadgubilig 37 2.331 12-04-11, Saat:09:53:06 AM
Son Yorum: Ender1959
  Stalin Türk müydü? kutadgubilig 4 906 03-10-10, Saat:18:52:57 PM
Son Yorum: jukov
  Azerbaycan’da Bir Türk Mezarı / Bakü Muharebesi Ender1959 1 448 28-01-10, Saat:17:05:15 PM
Son Yorum: Ender1959
  Türk diplomatı Rus casusu yaptı tired 0 208 24-01-10, Saat:11:23:38 AM
Son Yorum: tired
  Hz. Muhammed Türk müydü? kutadgubilig 10 1.180 26-12-09, Saat:03:59:11 AM
Son Yorum: ilker_42
  Kürtleşen Türk boyları Ender1959 15 2.983 20-12-09, Saat:18:37:50 PM
Son Yorum: Ender1959
  Türk-Yunan Nüfus Mübadelesi ve Bir Kent: Bursa Greenpeace 1 1.407 10-10-09, Saat:17:21:17 PM
Son Yorum: Kemal ŞİMŞEK
  Mumcu, İsrail Sefiri ile ne konuştu? tired 8 1.388 09-09-09, Saat:19:01:54 PM
Son Yorum: ERGENEKON86
  ANADOLU'DA TÜRK-KÜRT KAYNAŞMASI NASIL OLDU? [Ramazan Demir / Odatv] Kemal ŞİMŞEK 4 625 06-09-09, Saat:10:59:36 AM
Son Yorum: Kemal ŞİMŞEK
  TARİHİ TÜRK UYGARLIĞI:Türk Tarihine Giriş. kutadgubilig 9 1.108 14-06-09, Saat:17:39:52 PM
Son Yorum: kutadgubilig
  AVRUPADA TÜRK İZLERİ : HAZARLAR, MACARLAR, TATARLAR, FİNLİLER.. kutadgubilig 8 1.254 11-06-09, Saat:00:06:07 AM
Son Yorum: kutadgubilig
  Truvalılar Türk müydü? kutadgubilig 5 1.165 06-06-09, Saat:03:17:42 AM
Son Yorum: kutadgubilig
  Adolf Hitler Türk müydü? kutadgubilig 10 1.371 21-05-09, Saat:09:19:23 AM
Son Yorum: Mustafa Recep
  Avrupa Milletlerinin Çoğunluğu Türk kökenli mi? kutadgubilig 5 5.374 19-05-09, Saat:04:53:54 AM
Son Yorum: kutadgubilig
  Ermeni doktor 15 bin Türk’ü kör etti wrestler 2 760 12-05-09, Saat:16:07:14 PM
Son Yorum: Proleter

Hızlı Menü:


Şu anda bu konuyu okuyanlar:
1 Ziyaretçi

Yukarı Git