Konuyu Oyla:
  • Toplam: 0 Oy - Ortalama: 0
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Barry Kapandji denilen şahıs ne yapmak istiyor?
Yazar Konu
#1
Amerikan vatandaşı Barry Kapandji isimli şahsın Türkiyede ortalığı karıştırmak için ne yapmak istediğini, bana facebooktan yazdığı mesajlarla anlayabilirsiniz sanıyorum:

----------------------------------------------------------------------------

(Barry Facebooktan bana arkadaşlık talebi gönderir. Ben kabul ederim. Sonra şu mesajları yazar)

Oncelikle bana cevap yolladiginiz icin size cok tesekkur ederim. Ben Istanbul’da yasayan 34 yasinda bir Ingilizce ogretmeniyim. Size request gondermemin nedeni ikimizin de bazi ortak noktalari olduguna inanmamdan kaynaklaniyor. Yahudi tarihi ve mistisizmi ilgi alanlarim arasinda. Profilinizde yer alan soyadlarinin yarisina yakinina oldukca asinayim. Kabul ettiginiz takdirde sizi arkadas listeme ekleyip, bahsettigim konularda yaptigim arastirmalarimin bulundugu 34 albumu sizinle paylasmayi arzu ederim.

------------------------------------------------------------------------
Profilinizdeki soyadlarina aşinayım derken bunlarin (Atabek, Ipekci, Iyibilek, Koyuncu, Suslu, Somay vs…Göz Kýrp benim gibi Selanikli ailelere mahsus soyadlari oldugunu ifade etmek istemistim. Bizzat arkadaslarinizi tanimiyorum ama simdiye kadar ayni soyadlara sahip bircok kisiyle tanisma firsatim oldu.

--------------------------------------------------------------------------

Ben Istanbul'da dogdum ve buyudum. Osmanbey'de otururdum. Sisli Terakki Lisesi'nde okula giderdim. xxx Lisesi'nden ogrenci arkadaslarimiz vardi. Ailemizin cogunlugu Nisantasi'nda ikamet eder. Dolayisiyla, bu ailelerden bazilariyla tanismam cok kolay oldu. Ya okul arkadasiydik, ya mahalle arkadasi, ya komsu, ya akrabaydik ya da universiteden arkadas. Bazilari da sonradan benim ogrencilerim oldu...Kan da cekiyor tabii... Gülücük) Benzer kulturel gecmisimiz, ortak tavirlarimiz, bakis acilarimiz, yemek kulturumuz var. Cogu zaman da ayni kuluplere, derneklere uyeyiz zaten...Selanikliligimle her zaman gurur duymusumdur. Ve baska bir Selanikliye rastladigimda onu derhal ailemden biri olarak kabul ederim...

---------------------------------------------------------------------------

Sadece Selaniklilerin toplandigi lokallerden bahsediyorsaniz, ben hicbirine uye degilim. Ama bol miktarda Selanikli uyeleri bulunan Buyuk Kulup ve Anadolu Kulubune arada bir giderdim eskiden. (uye olan arkadaslarim vasitasiyla) Siz hangi dernege uyesiniz?

--------------------------------------------------------------------------

Orasini duymustum. Birgun ben de ziyaret etmek isterim dogrusu. 1991'den beri kokenimle ilgili arastirmalar yapiyorum. Mayis, 2006'dan beri de SS'nin Izmir'deki evinin teshisi, korunmasi ve gelecekteki restorasyonu ile ilgili calismalar yapmaktayim. Bu konuda basta Amerika ve Israil olmak uzere dunyanin cesitli ulkelerinde makalelerin cikmasini sagladim. Harvard'da doktora yapmis birinin konuyla ilgili yazilarinin benden daha fazla dikkat cekecegini bildigimden, evle ilgili edindigim tum dokumanlari, bilgileri oldugu gibi Cengiz beye verdim. Gecenlerde Skyturk'te katildigi programda da bu mevzuya degindi zaten. Tabii ki onu eklemenizin benim acimdan hicbir mahsuru yok. Benden selam soyleyin. Gülücük)

---------------------------------------------------------------------------

Keske... Israil'e gitmek henuz kismet olmadi. Ama kesinlikle planliyorum. Siz gittiniz mi? Profilinizde yer alan ve Kudus'te Aglama Duvari'nin onunde cekildigini sandigim resimdeki kisi siz misiniz? Gülücük)

------------------------------------------------------------------------

"Leon Querido" mahlasini kullanan cok samimi bir arkadasim var. Bizim kokenden geliyor o da. Yakin arkadasim ve hesabina calistigim Cengiz Sisman da kendisini yakindan tanir. Sizden bahsettim ve cok heyecanlandi. Size friendship request'inde bulunsa kabul eder misiniz? Eminim buna pek sevinir. Gülücük)

-------------------------------------------------------------------------
Donmeh West'in lideri Yakov Leib HaKohain artik facebook'ta...

Linki görebilmek için giriş yapmanız ya da üye olmanız gerekir.

Istersen ona bir request yolla, kendini tanit... Gülücük)

---------------------------------------------------------------------------



---------------------------------------------------------------------------
Cevapla
#2
Barry Kapandji'nin Cengiz Şişman'dan sonraki ortağı Aslan ismindeki şahısın yazdıkları:

"ciftehavuzlar, kadikoyde yasiyorum. Barış (Barry)'nin bahsettigi kisi benim, Leon-Aslan adim. Vedre degilim, judyayim ama ma'aminim demek daha dogru olur. Buyukada, anadolu klubunden de sanki sizi hatirliyorum. Bende cocuklugumdan beri yazlari oradayim. Kadiyoranda oturuyoruz.

Belli basli kelime ve dualarin disinda ibranice/ladino bilmiyorum. Zaten adali olup bu kelimeleri ogrenmemekte ayip olurdu. Inanci tasimak icin inanin cok ugrasiyoruz, baris, cengiz, yakov, vd. kendi imkanlarimiz ile bazi seyleri basarmanin mutlulugunu yasadik, ogrenmek icinde elimizden geleni yapiyoruz. Siz itikat olarak Emir'den vaz mi gectiniz?

Babaannemin verdigi 3 adet dua var. 1'i ladino, digerleri ibranice. Ibranice olanlardan birinin seneler sonra (internetin nimetleriGülücük shema yisrael oldugunu ogrendim. Diğeride Sakrifisyo de Ishak.

Yakov Leib HaKohain'i tanir misin? Meshur donmeh-west'in kurucusudur. California'da yasar, haluk bitek dahil pek cok Turk kokenli ma'aminim uyesidir. Pal Talk uzerinden uyelerine Lurianic Kabbalah ogretir..


"
Cevapla
#3
Bu bilgiler ışığında, Cengiz Şişman'ın ve çevresindekilerin gerçek düşüncelerini, amaçlarını ve kimlerin piyonu olduğunu öğrenmiş olduk.
Cevapla
#4
Evet, kendisi Amerikan ajanı militan bir Sabetaycıdır. Herkes biliyor zaten artık.
Cevapla
#5
Fundamentally Freund: The emergence of Turkey’s hidden Jews



By MICHAEL FREUND

03/23/2011 23:11



The Donmeh community, numbering several thousand people, descends from followers of the false messiah Shabtai Zvi.



Recently, at a small synagogue in New Jersey, a Jewish tragedy more than three centuries old came to an abrupt and long-awaited end.



Standing before a rabbinical court, a “hidden Jew” from Turkey closed an historical circle by emerging from the shadows of the past and formally returning to the Jewish people.



The young man in question, who now goes by his Hebrew name of Ari, is a member of the Donmeh, a community numbering several thousand people who are descendants of the followers of the false messiah Shabtai Zvi.



It might sound fanciful, or even far-fetched, but after all these years, there are still people who believe that he will yet return to redeem Israel.



In the 17th century, Zvi stormed onto the Jewish scene, raising hopes of redemption and electrifying Jews the world over. Armed with immense charisma, he traveled to various Jewish communities and promised that the long-awaited deliverance from exile was at hand.



But his messianic career came to a crushing end when the Ottoman sultan presented him with a dire choice: convert to Islam or die by the sword. The would-be claimant to King David’s throne tossed heroism aside and became a Muslim, along with 300 families who were among his most loyal adherents.



While they ostensibly practiced Islam, the Donmeh (also known as the Ma’aminim, Hebrew for “believers”) nonetheless continued to observe a mystical form of Judaism in secret.



Scholars such as Gershom Scholem wrote extensively about the Donmeh, and the University of California’s Marc David Baer recently published an important new study about them.



Until today, some of these Sabbateans preserve various Jewish customs, such as celebration of the festivals, study of the Zohar, and even the recital of portions of the book of Psalms each day. And they still follow the “18 Commandments” handed down to them by Shabtai Zvi, which includes an absolute prohibition on intermarriage.



For many years, they concentrated in the Greek city of Salonika, until they were expelled to Turkey in 1923-24 as part of the population exchanges between the two countries. This painful chapter in their history turned out to be a blessing in disguise, because it saved them from the fate that befell Greek Jewry, most of whom were murdered by the Nazis.



But despite the Donmeh’s conversion to Islam and the passage of more than 300 years, they are still viewed with suspicion by Turkish Muslims, and are frequent targets of the country’s press, which accuses them of being part of an international Zionist conspiracy.



So it is no surprise that the Donmeh turned inward and essentially went underground, in effect leading double lives to survive. Though many of them have assimilated into Turkish society, several thousand still reside in cities such as Istanbul and Izmir.



TWO YEARS ago, on a visit to Istanbul, I met with some members of the younger generation of Donmeh, including Ari. Given the current state of Turkish- Israeli relations, I cannot divulge identifying details about them, other than to say they all expressed a deep yearning to return to Judaism.



When I met them in the lobby of a small hotel, Ari in particular seemed especially nervous. He was constantly peering around the room, initially afraid of being seen with a kippa-wearing Jew from Israel.



He told me of the mistreatment the Donmeh endure in the Turkish media, and said, “I am tired of hiding and I am tired of pretending. I want to be a Jew – I want to return to my people.”



When I probed him about his Jewish knowledge, I was astonished to see how conversant he was with various kabbalistic concepts. And I’m not referring to the pseudo-Kabbala practiced by Madonna and others in Hollywood, but to the real thing.



Ari later showed me around the city, pointing out the Donmeh cemetery and other sites central to the community’s hidden life. With an obvious sense of frustration, he explained how Turkey’s Jewish community will not go near the Donmeh issue, fearful of the reaction this might evoke.



“I am caught between two worlds,” he said. “The Turks see me as a Jew, but the Jews will not accept me.”



But all that changed a few weeks ago, when Ari took the brave step of traveling to America to undergo a return to Judaism. After the rabbis examined his case, taking into account the fact that his ancestors had only married among themselves, they welcomed Ari back into the fold.



Speaking to me shortly afterward, Ari could not contain his emotions: “It is a miracle – I am now an ‘official’ Jew, after all these years!” The following Sabbath, he was honored at a New York-area synagogue with carrying the Torah before the congregation. He held the scroll tightly and lovingly in his hands, cradling it like a newborn infant as tears of joy and relief trickled down his cheeks.



Ari is not alone. There are many other young Donmeh also looking to find their way back, and it behooves the Jewish people to help them. Whatever mistakes their ancestors may have committed, the Donmeh of today have clung to their Jewish heritage and kept it alive. Those who wish to reclaim their roots should be enabled to do so.



Welcome back to our people, Ari, and may your return pave the way for other Donmeh.



The writer serves as chairman of Shavei Israel (Linki görebilmek için giriş yapmanız ya da üye olmanız gerekir. ), a Jerusalem-based group that assists “lost Jews” seeking to return to the Jewish people.


TÜRKİYE'NİN GİZLİ YAHUDİLERİNİN ORTAYA ÇIKIŞI



Birkaç bin kişilik Dönme cemaati, sahte Mesih Sabetay Sevi’nin takipçilerinin soyundan gelmektedir.



Geçenlerde New Jersey’deki küçük bir sinagogda, üç yüzyıldan fazla bir süredir devam eden bir Yahudi trajedisi ani ve uzun süredir beklenen bir sona ulaştı.



Bir haham mahkemesinin huzuruna çıkan Türkiyeli bir “gizli Yahudi” geçmişin gölgesinden sıyrılıp resmen Yahudi halkının arasına dönerek tarihsel bir devri kapadı.



Artık İbranice ismi olan Ari’yi kullanan söz konusu genç adam, sahte Mesih Sabetay Sevi’nin takipçilerinin soyundan gelen birkaç bin kişilik Dönme cemaatinin bir mensubu.



Kulağa hayal ürünü, hatta inanılması güç gelse de bunca yıldan sonra hala Sevi’nin geri dönerek İsrail’i kurtaracağına inanan insanlar var.



Sevi, 17. yüzyılda, kurtuluş ümitlerini artırarak ve bütün dünyadaki Yahudilerin arasında heyecana neden olarak fırtınalı bir şekilde Yahudilerin hayatına girdi. Muazzam bir karizmayla donanmış olan Sevi, çeşitli Yahudi cemaatlerini ziyaret etti ve onlara uzun zamandır beklenen sürgünden kurtuluşun çok yakında gerçekleşeceğini vaat etti.



Ancak, Sevi’nin mesihlik kariyeri, Osmanlı sultanı, Sevi’ye “ya Müslüman ol ya da kılıçla öl” şeklinde dehşet verici bir seçenek sunduğunda bir felaketle sonuçlandı. Kral Davut’un tahtını talep eden bu sözde hak iddiacısı, kahramanlığı bir tarafa bıraktı ve en sadık takipçilerinden üç yüz aileyle birlikte Müslüman oldu.



Görünüşte İslam’ı uyguladılarsa da Dönme cemaatinin üyeleri –ayrıca Ma’aminim “inananlar” ın İbranicesi olarak tanınırlar- bununla beraber Yahudiliğin mistik bir biçimini gizlice yaşamaya devam ettiler.



Gershom Scholem gibi alimler Dönmeler hakkında kapsamlı yazılar yazdı ve California Üniversitesi’nden Marc David Baer yakın bir tarihte onlar hakkında önemli ve yeni bir çalışma yayınladı.



Bugüne kadar bu Sabetayistlerden bazıları –bayramların kutlanışı, Zohar çalışılması ve hatta Davud’un Mezmurlarından bazı bölümlerin her gün ezbere okunması gibi- bazı Yahudi geleneklerini muhafaza etmekteler. Ve hala bizzat Sabetay Sevi tarafından kendilerine iletilmiş ve aralarında yabancılarla evlenme yasağı da dahil olan “18 Emir’i” takip etmekteler.



Dönme cemaatinin üyeleri, 1923-24 yıllarında iki ülke arasında yapılan nüfus mübadelesi kapsamında Türkiye’ye sürülene kadar, yoğun bir biçimde Yunanistan’ın Selanik kentinde yaşadı. Geçmişlerindeki bu acılı dönemin aslında gizli bir lütuf olduğu sonradan ortaya çıktı, zira bu sürgün onları, çoğunluğu Naziler tarafından katledilen Yunanistan Yahudileri’nin başına gelenlerden kurtardı.



Ancak İslamiyete ihtida etmelerine ve aradan geçen üç yüzyıldan fazla zamana rağmen Dönmelere hala Müslüman Türkler tarafından kuşkuyla bakılıyor ve Dönmeler, onları uluslararası Siyonist bir komplonun parçası olmakla suçlayan basının sık sık hedefi oluyor.



Bu yüzden Dönmelerin içe kapanmaları ve esas itibariyle de yeraltına çekilmeleri ve hayatta kalmak icin ikili bir yaşam sürdürmeleri şaşırtıcı olmasa gerek. Birçoğu Türk toplumuna asimile olmuş olsa da, hala birkaç bini İstanbul ve İzmir gibi şehirlerde yasamaktalar.



İki yıl önce İstanbul’a yaptığım bir ziyaret sırasında, Ari’nin de dahil olduğu bazı genç nesil Dönmelerle görüştüm. Türk-İsrail ilişkilerinin hali hazırdaki durumu dikkate alındığında, onların kimlikleriyle ilgili detayları açıklayamam ancak hepsinin Yahudiliğe dönmek icin derin bir arzu ifade ettiklerini söyleyebilirim.



Onlarla küçük bir otelin lobisinde buluştuğumda, özellikle Ari gergin görünüyordu. İlk başta kippa (dindar Yahudilerin başlarına örttükleri takke) giyen İsrailli bir Yahudi ile birlikte görülmekten korkan Ari, sürekli etrafına bakıyordu.



Ari, bana, Dönmelerin Türk medyasında katlanmak zorunda kaldıkları kötü muameleden bahsetti ve “Saklanmaktan ve rol yapmaktan bıktım. Yahudi olmak istiyorum. Halkıma geri dönmek istiyorum” dedi.



Yahudiliğe dair bilgisini yoklamaya çalıştığımda, çeşitli Kabalistik kavramlara ne kadar aşina olduğunu görmek beni hayrete düşürdü. Ve burada Madonna ve Hollywood’daki diğer bazı insanların uyguladıkları sahte Kabala’dan değil, gerçek olanından bahsediyorum.



Ari daha sonra bana şehri gezdirdi ve Dönme mezarlığı ile cemaatin saklı yaşamında merkezi önemde olan diğer yerleri gösterdi. Aşikar bir hayal kırıklığı içinde, Türkiye’deki Yahudi cemaatinin, yol açabilecegi reaksiyondan çekinmeleri sebebiyle nasıl Dönme konusunun yakınından bile geçmediğini anlattı.



Ari, “İki dünya arasında sıkışıp kalmış durumdayım. Türkler beni Yahudi olarak görüyor, Yahudiler ise beni kabul etmiyor” dedi.



Ancak bütün bunlar, birkaç hafta önce, Ari’nin Yahudiliğe dönmek için ABD’ye seyahat etme yönünde attığı cesur bir adımla değişti. Ari’nin durumunu inceleyen hahamlar, Ari’nin atalarının sadece kendi aralarında evlilik yaptığı gerçeğini de dikkate alarak, Ari’nin yuvaya dönüşünü onayladı.



Törenden kısa bir süre sonra benimle konuşan Ari duygularına hakim olamadı, “Bu bir mucize - bunca yıldan sonra artık ben “resmi” bir Yahudiyim!” Ertesi Şabat’ta bir New York sinagogunun cemaati önünde Torah taşımakla şereflendirildi. Parşömen tomarını yeni doğmuş bir bebeği korur gibi sıkıca ve sevgiyle ellerinde tutarken yanaklarından sevinç ve ferahlık gözyaşları süzülüyordu.



Ari yalnız değil. Yahudiliğe geri dönüş yolu arayan çok sayıda başka genç Dönmeler de var ve onlara yardım etmek de Yahudi halkına düşüyor. Ataları ne hata işlemiş olursa olsun, günümüzün Dönmeleri, sahip oldukları Yahudi mirasına sarıldılar ve onu yaşattılar. Kendi köklerine dönmek isteyenlerin bunu yapmasına olanak tanınmalı.



Halkımızın arasına tekrar hoşgeldin, Ari, umarız senin geri dönüşün diğer Dönmelerin de yolunu açar.

Ara
Cevapla
#6
BU HASSAN DENİLEN KİM ACEP ALLALAA...OKUYUN BAKIN TÜRKLER ALEYHİNDE NE SÖZLER DÖNÜYOR

During a recent visit to Turkey, I had the good fortune to make contact with a Sabbatean descendant. I shall call him Hassan. Hassan is a Kapandji. He allowed me to interview him and to write this article so long as I did not use his real name or otherwise identify him. Hassan was quite emphatic about contradicting some of what has been written about the Donmeh. He denied that any of the Sabbatean sects engaged in antinomian deviations including wife-swapping accusations that have been accepted by reputable scholars. He also asserted that Sabbateanism is not completely dead but still had adherents among "a couple of thousand of the Karakashis." Lastly, he denied that Sabbateanism was affected by Islam except to mask their inner Sabbatean faith, "especially in Sabbatai Zevi's times." The false allegation of sexual promiscuity among the Donmeh has two origins, according to Hassan. It came about as a result of an equality between the sexes practiced by the Sabbateans, which offended both Jews and Moslems. These allegations were also used as a club by the rabbis to prevent Jews from marrying Sabbateans.
Unsure whether Jewish law contravened their status as Jews, the Jewish religious authorities used the suspicion of Sabbatean offspring being mamzerim (bastards) to apply Jewish law so that Jews
were prohibited from marrying Sabbateans. Hassan invited me to his home, where I met his father. Both Hassan and his father identified with the Jewish people. Hassan spoke about the forced conversions, Inquisitions, pogroms, and the Holocaust, which reduced "our" numbers and the need to bring back to the Jewish nation whatever "sparks" of Jewishness still exist and "wherever they may be found." He told of his great-grandmother who bought matzoh from a Jewish bakery before Passover. Hassan's father recited an instance when some Turkish students with whom he
was friendly unfairly criticized their professor because he was Jewish. He expressed the wish that he could have defended the Jewish professor but feared that doing so might have led to the discovery that he was a Donmeh.

Secrecy intruded even into my conversation with Hassan's father. We were talking about prominent Turks who were rumored to be Donmeh. He was about to mention a name when, upon a signal from Hassan, his father abruptly changed the topic of the conversation. The most illuminating part of the day that I spent with Hassan was our visit to the Bulbulderesi Cemetery in Uskudar, which lies in the Asian side of Istanbul. It is a cemetery where the Kapandjis and the Karakashis are buried. The name of the cemetery means "Stream of Nightingales." This name refers to a Sabbatean legend that the Messiah would reappear when he heard the singing of the nightingales.
Hassan told us that the Kapandjis are buried nearer to the entrance and along the lower slopes of the cemetery and the Karakashis further up the hill. The Yakubis are buried in the Macka Cemetery on the European side of Istanbul. (I would not have given the names of the Donmeh cemeteries had they not been common knowledge).

Without Hassan, I could not have entered the Bulbuderisi Cemetery. There is a guard at the entrance, and the place is constantly patrolled. Although we were not challenged at the gate, two men inside making rounds questioned Hassan. After he identified himself as a Kapandji with relatives buried within the cemetery's bounds, they left us and continued their rounds. This security is not misplaced. Moslems knowing that the cemetery contains the remains of Donmeh, occasionally
enter and deface the stones. They particularly object to pictures of the deceased on the stones since it is not a Moslem custom to place pictures on tombstones.
Linki görebilmek için giriş yapmanız ya da üye olmanız gerekir.
Ara
Cevapla
#7
Dear Mr. ---------

My name is --------- and I am a friend of ---------- who contacted you over a week ago. Since we have a mutual desire to return to the Jewish people, I thought I too should communicate with you. My father is a Turkish citizen of Sabbatean/Doenmeh descent (from both his father's and mother's side) His family had been living in Salonika until they immigrated to Istanbul, Turkey, in the 1920s.

My mother was an American. She passed away when I was a young boy. As far as I am aware, she had no Jewish background and she was raised as a Protestant. I know that in Orthodox circles, Judaism is passed from mother to child or through a conversion to Judaism. However, I've always felt Jewish in my mind and in my heart and always empathized with the Jewish people. My father told me about his real identity when I was 9 years old. I wasn't the least bit surprised, as I had already sensed that we were "different." Today he is 72 years old and he's still very proud of being "Jewish," although this assertion finds no support from the Jewish establishment in any part of the world.

... There is a growing tendency (not yet a movement by any means), especially among the younger generation of the Ma'aminim, to reacquaint themselves with their Jewish heritage. I know some people who have joined the Jewish fold under the auspices of Marc Angel, the rabbi of Congregation Shearith Israel in New York City. Others have married Jewish women to guarantee that [at least] their children will be acknowledged as belonging to the people of Israel.

I've been researching my Sabbatean/Jewish heritage for close to 18 years - ever since I was 17. I had the opportunity to read the Tanakh many times. I'm extremely familiar with all aspects of Jewish history and culture from the times of Abraham, Isaac and Jacob up to the modern age. The Turkish Ma'aminim have unfortunately been ignored by most Jews until quite recently. For the last 350 years we've been separated from the Jewish world and also been rejected by the Muslim world. We haven't been able to maintain ourselves as a homogenous group either, due to internal disagreements about the successor of Shabbetai Zevi, the Ma'aminim broke apart into three distinct subsects [Karkash, Yakubi and Kapandji] by the year 1720.

In this long process, many Ma'aminim assimilated and lost interest in religious affairs. Predominantly they became secular, agnostic, atheist, etc., but definitely not "Muslim." I don't believe that Shabbetai Zevi was the Messiah, neither does my dad. The Sabbatean faith, for the most part (in the Kapandji subsect) was gradually abandoned toward the end of the 19th century. What remained was a tight-knit community of people of Sabbatean descent held together by a common memory and familial ties. However, this doesn't mean that Sabbateanism, as a belief system, has completely died out.

Out of the tens of thousands of Sabbatean descendants (in Turkey and abroad) some 4,000 to 5,000 people from the Karakash subsect have kept up their traditions. They have their religious organization, rabbis, ceremonies, prayers, continued practice of endogamy, private cemeteries, but all this is done in absolute secrecy. They believe that living the double life that Shabbatai Sevi led will hasten the redemption and bring Tikkun. There are certain individuals from the Yakubi and Kapandji subsects who try to cultivate their heritage but they lack the necessary religious/communal structure that was once available to their ancestors in Salonika.

In the course of the past 10-15 years, a witch hunt has begun and intensified against the people of Sabbatean descent in Turkey. Because we represent an important segment of the secular elite in Turkish society, and because of our high socio-economic standing and unique background, we've been chosen as the "ideal" scapegoat for all the woes in Turkey. And oddly enough not just by Islamists but also by fascists, leftists, Kurds and secularists.

As can be imagined, this precarious state of affairs doesn't bode well for the future. I've been told that Yitzhak Ben-Zvi, the second president of Israel, wanted our "community" to turn back to Judaism and make aliyah. If only this had come true. While it may be too late to make this happen in a large scale, I think it should be our duty to help those individuals who look forward to such an outcome for themselves and their immediate families.
Ara
Cevapla


Konu ile Alakalı Benzer Konular
Konular Yazar Yorumlar Okunma Son Yorum
  İlmiye Çığ ne yapmak istiyor ferhan zaimoğlu 3 330 11-01-10, Saat:00:20:41 AM
Son Yorum: zirve
  Mırmırlar ne yapmak istiyor? ferhan zaimoğlu 4 380 10-05-09, Saat:20:19:41 PM
Son Yorum: ferhan zaimoğlu
  Peki, sabetaycılara karşı önlem almak için ne yapmak gerekir? wrestler 2 562 07-12-08, Saat:14:00:19 PM
Son Yorum: Latif Erol
  Barry Kapandji önplana kendisi çıksın istiyor ama bunu yaparken.... harputlu 0 492 03-05-08, Saat:00:10:16 AM
Son Yorum: harputlu

Hızlı Menü:


Şu anda bu konuyu okuyanlar:
1 Ziyaretçi

Yukarı Git