www.yalcinkucuk.net



 

 

 
 

Cevapla 
 
Derecelendir
  • 0 Oylar - 0 Yüzde
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Aktütün Karakolu’na Saldırı
Yazar Mesaj
tired Çevrimiçi
Yönetici
*******

Mesajlar: 3.066
Katılma Tarihi: Feb 2007
Rep Puanı: 44
Mesaj: #1
Aktütün Karakolu’na Saldırı
Genelkurmay'ın açıklaması

Hakkari ili Şemdinli ilçesi bölgesinde bulunan Aktütün Jandarma Sınır Bölüğü’nün batıdan emniyetini sağlayan Bayraktepe’deki unsurlarına karşı dün öğleden sonraki saatlerde bölücü terör örgütü tarafından Irak’ın kuzeyinde bulunan ağır silahlarının da desteği ile saldırı girişiminde bulunulmuştur.

Saldırıdan önce, bir jandarma özel harekat timi ile takviye edilen emniyet unsurlarının bulunduğu Bayraktepe Bölgesi’nde bir bölüğe yakın kuvvet bulunmaktaydı.

Ayrıca, bölge gelişmelere bağlı olarak bir jandarma özel harekat bölüğü ve bir komando bölüğü ile de takviye edilmiştir. Çatışmanın başlamasından önce görüntü alınan bölgeler, topçu ve havanlarla ateş altına alınmış ve iki kol taarruz helikopterleri de bölgede görev almıştır.

Ayrıca, Aktütün Karakolu’na on kilometre mesafede Irak’ın kuzeyinde bir terörist grup tespit edilmiş ve bu terörist grup önce Hava Kuvvetleri, daha sonra topçu tarafından ateş altına alınmıştır.

Çatışmalar, akşam karanlığına kadar devam etmiştir. Çatışmalar esnasında bir astsubay, altı uzman erbaş, sekiz erbaş ve er olmak üzere 15 güvenlik görevlisi şehit olmuştur. Zayiatın büyük kısmı, Irak’ın kuzeyinden yapılan ağır silah atışları nedeniyle meydana gelmiştir. Çatışmada yaralanan personel, tedavi edilmek üzere uçakla Ankara’ya getirilmektedir. İki uzman erbaş ile henüz temas kurulamamış olup bölgede arama faaliyetleri devam etmektedir.

Çatışmalar süresince, 23 terörist etkisiz hale getirilmiş olup Hava Kuvvetleri ve topçu ateşleri sonucunda etkisiz hale getirilen terörist miktarı henüz tespit edilememiştir.

Şehit olan personelimize Allah’tan rahmet, silah arkadaşlarına ve onların değerli ailelerine ve yüce milletimize başsağlığı, yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz.

Bölücü terör örgütü ile mücadeleye, yurt içinde ve yurt dışında artan bir kararlılıkla devam edilecektir. Bundan kimsenin şüphesi olmamalıdır.

http://www.yalcinkucuk.net
04-10-08 11:55:13 AM
Web Sayfasını Ziyeret Edin Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
tired Çevrimiçi
Yönetici
*******

Mesajlar: 3.066
Katılma Tarihi: Feb 2007
Rep Puanı: 44
Mesaj: #2
RE: Aktütün Karakolu’na Saldırı
Saldırı dünya ajanslarında






Hakkari'nin Şemdinli İlçesi'nin Irak sınırındaki Aktütün Jandarma Sınır Karakolu'na düzenlenen ve 15 askerin şehit olduğu saldırı, dünya ajanslarında flaş haber olarak yer aldı.


AP: Türk askeri kaynaklar, Irak'ın kuzeyinden gelen teröristlerin saldırısında 15 askerin şehit olduğunu açıkladı.

Reuters: Bölücü terör örgütü üyelerinin Irak sınırına yakın karakola düzenledikleri saldırıda 15 Türk askeri şehit oldu.

AFP: Türk askeri kaynaklar, 38 bölücü terör örgütü üyesinin öldürüldüğünü, 15 askerin de şehit olduğunu duyurdu.

BBC: Son dakika olarak verdiği haberde BBC "Karakola düzenlenen saldırıda 15 Türk askeri şehit oldu" ifadesini kullandı.

http://www.yalcinkucuk.net
04-10-08 11:57:06 AM
Web Sayfasını Ziyeret Edin Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
kgurleyen Çevrimiçi
Üye
*****

Mesajlar: 228
Katılma Tarihi: Aug 2007
Rep Puanı: 24
Mesaj: #3
RE: Aktütün Karakolu’na Saldırı
Sınırın öte tarafından açılan top ya da havan atışıyla yapılmış saldırıyla, ilk atışta bu kadar zaiyat verilmişse, bu çok vahim bir bir güvenlik ve istihbarat zaafiyetidir.

Eğer karşılıklı çatışmada verilmişse bu zaiyat,bu daha da vahim bir eğitim ve koordinasyon zaafiyetidir.

Bu iç ve dış güçlerin,TSK nın halk indinde itibarsızlaştırılması ve sorgulanması operasyonunun en başarılı eylemlerinden biridir.

Bu eyleme fırsat veren rütbeli rütbesiz tüm sorumluları, başta şehit evlatlarımız olmak üzere TSK na her zeminde omuz verenler adına şiddetle kınıyorum.

Yan yana dizilmiş ve albayrağa sarılmış 15 şehit tabutu, bu ulusun kabulleneceği ve hazmedebileceği bir manzara değildir.

Çatışmaların geçtiği bölgelere günü birlik yapılan yüksek komuta düzeyi ziyaretler ve başsağlığı mesajları kabul edilemez...En yüksek rütbelilerin bizzatihi o bölgelerde mehmetçikle birlikte haftalarca aynı koşullarda görev yapması gerekiyor.

Gayrinizami savaşın ilk kuralı düşmanla aynı yöntemle ve aynı koşullarda savaşmaktır.
ABD den en iyi istihbaratın alındığının,en gelişmiş savaş teknolojisine sahip olunduğunun dillendirildiği bir süreçte ortaya çıkan bu hazin tablonun yaratıcılarının şiddetle cezalandırılmasını şahsen talep ediyorum.

PKK, dış güçlerin ve uyuşturucu baronlarının taşeronu olmakla kalmayıp bu insanlık dışı örgütten nemalanan kimi iç odaklarında sırtından rant sağladığı bir yapılanmadır.Bu örgütün kendisine hayat veren dış ve iç bağlantıları çok radikal bir şekilde kökünden koparılmadan ve afişe edilmeden bu işin bitirilmesi söz konusu olamaz.

Bu saldırıya çanak tutan ve saldırıyı kolaylaştıran anlayış,davranış ve yetersiz önlemleri şiddetle kınıyorum...''15 şehidimiz var ama 23 PKK lı da etkisiz hale getirildi'' gibi karşılaştırılmalı ölü sayıları triplerinden ulusumuza artık gına geldiğini ve bu tür açıklamalarla artık bu ulusu tatmin etmenin mümkün olmadığını bir kez daha yineliyorum.Bu tür, kitleleri daha da sinirlendiren söylemlerden kesinlikle vaz geçilmelidir.

Bu mesajımın içeriği bile, kanlı örgütün bu saldırıyla amaçladığı propagandayı nasıl sağladığını açıkça göstermektedir.Beni bile bu noktaya getiren sorumluların, üzerinde uzun uzun düşünmesi gereken bir durumdur bu.

''Dönülmez Akşamın Ufkundayım...Ancak Son Nefesime Kadar Kemalistim...
(Bu Mesaj 05-10-08 14:46:14 PM değiştirilmiştir. Değiştiren : kgurleyen.)
04-10-08 15:04:36 PM
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
Ender1959 Çevrimiçi
Kıdemli Üye
*****

Mesajlar: 709
Katılma Tarihi: Jun 2007
Rep Puanı: 10
Mesaj: #4
RE: Aktütün Karakolu’na Saldırı
Bu beşinci saldırıymış...
peki ilk dört saldırıdan sonra hangi güvenlik önlemleri geliştirilmiş millet merak ediyor....
karakol vadinin tam tabanında ...dağdan kaya yuvarlasalar zarar verirler...
daha önce saldırıya uğrayan karakollarda vadi tabanları veya dağ eteklerindeydi...
Avrupa savaş filmlerinde izliyoruz...
askeri binaların çevresinde yüksek korunaklı duvarlar,sağlam siperler,beton sığınaklar oluyor...
GAP projesine katrilyonlar harcandı...etrafında beton sağlam duvar,siper,sığınak olan karakollar yapmak çokmu zor....?

Karakolun yeri........................................

http://www.aktifhaber.com/news_detail.php?id=186663


.
04-10-08 17:45:02 PM
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
tiriyepka Çevrimdışı
Üye
*****

Mesajlar: 115
Katılma Tarihi: Oct 2008
Rep Puanı: 6
Mesaj: #5
RE: Aktütün Karakolu’na Saldırı
Yan yana dizilmiş ve albayrağa sarılmış 15 şehit tabutu, bu ulusun kabulleneceği ve hazmedebileceği bir manzara değildir.
1947'den beri,tüm ulusal değerleri sistemli bir biçimde erozyona uğratılan ve 'Çarıklı Erkan-ı Harp'pozisyonunda ülkemizi bugünlere taşıyan %60 olarak kaderimizi çizen bu ulus;Eşref Bitlis Paşasının öldürülmesini,Irak'ın kuzeyindeki varlığını Amerikan vetosuyla kaybetmeyi,donuna kadar yabancı iştirakli bankalara borçlanıp,ülkesini,limanlarını ve tersanelerini özelleştirme masalıyla satmayı,sattırmayı hazmetti de bunu mu hazmetmeyecek?
04-10-08 19:00:13 PM
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
Ender1959 Çevrimiçi
Kıdemli Üye
*****

Mesajlar: 709
Katılma Tarihi: Jun 2007
Rep Puanı: 10
Mesaj: #6
RE: Aktütün Karakolu’na Saldırı
Aktütün için sorulacak açık soru
04 Ekim 2008 Haber 7

Aktütün'de yaşanan hain saldırı, bazı soruların açık ve net sorulmasını gündeme getirdi. Ünal Tanık, bu soruyu Pamukova tren kazası örneği ile sordu.



Pamukova'da 5. kez tren kazası olsa idi…

Terör örgütü, Aktütün’de yine kan döktü, 15 vatan evladını aramızdan aldı.

Bizim yüreğimiz kan ağladı ama 15 yuvaya ateş düştü. Yıllar boyu içlerinden çıkmayacak bir acı bu. Yüreklerdeki acının ne kadar derin olduğunu ancak yakınını şehit veren biri anlar.

Bu maalesef konunun yüreklerdeki yara tarafı.

Bir de acı yönü var.

Haber 7’de okudunuz. Buraya terör örgütü daha önce 5 kez saldırı düzenlemiş. Ne acı ki, bunun 3’ü büyük çaplı şehit verdiğimiz büyüklükte. 12 Eylül 1992’de 22 şehit verilmişti.

Hadi bunun üzerinden 16 yıl geçmiş. Aktütün sınır karakolu, bu yılın Mayıs ayında yine saldırıya uğradı ve 6 şehit verdik. 16 yılda toplamda ise 43 şehit.

***

Geçmişten günümüze Aktütün’de verilen şehitleri düşünürken aklıma birden 2004 Temmuz’unda Sakarya Pamukova’da yaşanan tren kazası geldi.

Bazı soruları ucunun nereye gideceğine bakmadan sormanın zamanı geldi de geçiyor sanıyorum.

Hükümet mi suçlu, Genelkurmay mı, istihbarat örgütlerimiz mi?

Hiç birini ayırt etmeden net bir şekilde iki şeyi birden yapmamız gerek. Bir taraftan baskını gerçekleştiren teröristlere anladıkları dilden cevap verirken bir taraftan da yazımın başlığındaki soruyu açık bir şekilde sormamız gerekir.

"Pamukova’da 2004’te yaşanan tren kazasının olduğu yerde üçüncü kez tren kazası olsa idi ne olurdu?"

Eğer bu soruyu birileri rencide olacak diye soramıyor isek o zaman teröre çözüm falan aradığımız yok demektir. Sadece kamuoyunu susturacak göz boyamaları peşindeyiz demektir.

Kilit soru burada yatıyor.”Pamukova’da aynı yerde üçüncü kez büyük can kaybına yol açan tren kazası olsa idi ne olurdu?”

- Bu kazalardan dolayı suçu makiniste yüklemekle mi yetinirdik?
- TCDD’nin Genel Müdürü’nün değiştirilmesi ile mi işe başlardık?
- yoksa Ulaştırma Bakanı’nı mı koltuğundan uçururduk.
- Ya da aynı yerde üç kez kaza olmasına neden olan bakan ve bürokratları koltuğunda tuttuğu için hükümetin mi gitmesini isterdik.

Terör örgütünün beşinci kez aynı yere baskın düzenleyebiliyorsa burada sorumlu ya da sorumluları ararken soruyu net sormamız gerekiyor.


Ünal TANIK / Haber 7
tanik@haber7.com


ALINTI
http://www.haber7.com/haber/20081004/Akt...k-soru.php
04-10-08 19:40:10 PM
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
Eren10 Çevrimiçi
" iyi cocuk "
*****

Mesajlar: 573
Katılma Tarihi: Mar 2007
Rep Puanı: 13
Mesaj: #7
RE: Aktütün Karakolu’na Saldırı
Hurriyetin sitesindeki habere gore 1 hafta icinde 3 kere saldirmislar. Bizim askerlerimiz neredeydi bu zaman icinde?
04-10-08 19:49:04 PM
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
tired Çevrimiçi
Yönetici
*******

Mesajlar: 3.066
Katılma Tarihi: Feb 2007
Rep Puanı: 44
Mesaj: #8
RE: Aktütün Karakolu’na Saldırı
baskınla ilgili internette dolasan fotograflar

[Resim: adszyr3.jpg]

[Resim: adsz1nl9.jpg]

http://www.yalcinkucuk.net
(Bu Mesaj 04-10-08 20:09:44 PM değiştirilmiştir. Değiştiren : tired.)
04-10-08 20:05:36 PM
Web Sayfasını Ziyeret Edin Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
tiriyepka Çevrimdışı
Üye
*****

Mesajlar: 115
Katılma Tarihi: Oct 2008
Rep Puanı: 6
Mesaj: #9
RE: Aktütün Karakolu’na Saldırı
ALINTI
http://www.haber7.com/haber/20081004/Akt...k-soru.php
[/quote]
Haber 7;sorsa sorsa ancak bu kadar güzel bir soru (!)sorardı...
Irak'ın kuzeyiyle,(Gaflet,dalalet ve hiyanet içinde olanlar,BOP'çular ısrarla Kuzey Irak diyor ammaa...)diplomatik ilişkiler kurmaya kalkışmak,ÇUŞ yahudileriyle işbirliği yapıp inşaat ihalelerini kollamak-yani ayak işlerine talip olmak-ve Türkiye Cumhuriyeti'nin varlığı ve güvenliğiyle ilgili hiçbir siyasi politika oluşturamamanın faturası TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİNE kesiliyor,anladığım kadarıyla....
04-10-08 20:29:18 PM
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
MAO-TUN Çevrimiçi
Yasaklı

Mesajlar: 53
Katılma Tarihi: Sep 2008
Mesaj: #10
15 Askerimizi Şehit Edenler Amerika'nın Koruması Altında
"Askerlerimizi şehit eden hainler, Türkiye’nin “dostu” ve müttefiki” olduğunu söyleyenlerin hâkim oldukları topraklarda üslenmişlerdir.

Çok iyi tahkim edilmiş bir mevziye ağır silahlarla yapılan saldırı; bu topraklara hakim olan gücün, yani Amerika’nın bilgisi ve desteği dışında gerçekleşemez.

Irak’ı işgal etmiş olan Amerika, yıllardan beri, Türkiye’ye yönelik terörün ardındaki en büyük güçtür. Amacı, Büyük Ortadoğu Projesi’yle ilan ettiği üzere, Türkiye’nin sınırlarını ve rejimini değiştirmektir.

Bu amaç için şimdilik hem bölücü terör, hem de “Haçlı İrtica” kullanılmaktadır."

http://www.ip.org.tr/lib/pages/detay.asp...haber=1384
04-10-08 21:16:21 PM
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
yalçınamca Çevrimdışı
Üye
*****

Mesajlar: 79
Katılma Tarihi: Feb 2007
Rep Puanı: 9
Mesaj: #11
RE: Aktütün Karakolu’na Saldırı
Orduyu ABD emrettiği için Irak'tan çıkartanlar!Talabani ve Barzani'den medet umanlar.Kına yakın oldu mu!15 vatan evladı daha şehit oldu.Hadi üzüntünüzü belirten mesajlar verin.Nasılsa bu da unutulur.Yeni 15 şehitler verilene kadar.Çocuklarınız gemi alsın,gazete alsın,mısır satsın,santral kursun.vatan evlatları siz daha zengin olmaya devam edin diye ölmeye devam ediyorlar

Aydınlık ve bilimin ışığında olanlarla gelecek güzel günlere...
04-10-08 22:09:32 PM
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
EKİNOKS Çevrimdışı
Üye
*****

Mesajlar: 113
Katılma Tarihi: Sep 2008
Rep Puanı: 3
Mesaj: #12
RE: Aktütün Karakolu’na Saldırı
Ülkemizin yaşadığı bütün acı olayların tekrar tekrar yaşanılmasına rağmen hiç bir köklü çözüm üretilmemesini ,öneride bulunanların dinlenilmemesinin hep bir amacı olduğuna ve bir yerlere zorla bu şekilde götürüldüğümüze inanıyorum.Politikacılarada şu halk deyişini söylemek isterim (Eldeki yara duvar deliği)değil mi efendiler?Bu yüzden bu mücadele uzun soluklu filan gibi bizi geri zekalı yerine koyan cümleler sarfediyorsunuz.Daha kaç yıl geçmeli?25 sene yeterli değil mi?O yıllar da doğan çocuklar şimdi kocaman delikanlı oldular ,binbir zahmet ve çile içinde büyüdüler dana gibi delikanlı oldular tam kesimlik ,sizler uyuyun bizler ağlayıp dövünelim diye.Bu gidiş gidiş değil daha ne zaman ayacaksınız?
(Bu Mesaj 05-10-08 11:34:37 AM değiştirilmiştir. Değiştiren : EKİNOKS.)
05-10-08 06:13:11 AM
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
eylistanbul Çevrimiçi
taraflı üye
*******

Mesajlar: 1.229
Katılma Tarihi: Nov 2007
Rep Puanı: 36
Mesaj: #13
RE: Aktütün Karakolu’na Saldırı
Tarihi saptırıp trajedi haline getirenlere ,aynı topraklarda kardeşi kardeşe düşman düşüren namussuz ve şerefsiz maşalara , kuklalara ,"insan hakları" diye onlara destek veren ,o herşeyi çok iyi bildiklerini zanneden aydın arkadaşlar o derin bilgilerine bir göz atıp yazsalar ,şehit düşen askerlerin haklarının kimden sorulacağı hakkındada bizleri aydınlatsalar....
05-10-08 10:31:39 AM
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
eylistanbul Çevrimiçi
taraflı üye
*******

Mesajlar: 1.229
Katılma Tarihi: Nov 2007
Rep Puanı: 36
Mesaj: #14
RE: Aktütün Karakolu’na Saldırı
PKK, Neden AKTÜTÜN Karakoluna Saldırdı?PKK, Neden AKTÜTÜN Karakoluna Saldırdı?



Bu senaryo, yedi bin yıllık Türk devletini parçalama senaryosudur.
Ama bu senaryo burada bitmez, sırada Ermeni var, Rum var, Yunan var, Yahudi var, Süryani var, Papaz var, Hahambaşı var, Patrik var...

PEKİ, PKK NEDEN DAĞLICA'YA SALDIRMIŞTI?

GERÇEĞİ GÖRÜN ARTIK, ABD NEDEN "PKK MÜŞTEREK DÜŞMAN, ANLIK İSTİHABARAT PAYLAŞIMI" DEDİ!

ALLAH AŞKINA BİZ SİZE 1 ŞUBAT 2008'DE "İMRALI TARİHE KARIŞIYOR" DEMEDİK Mİ?

ALLH AŞKINA BİZ SİZE "SON HAREKAT" KİTABINI MART 2008'DE YAZDIĞIMIZDA SINIR KARAKOLLARI VURULACAK" DEMEDİK Mİ?

"PKK DAĞILIYOR, ÖRGÜT DARBE ALDI" DİYEREK SAKIN SEVİNMEYİN; PKK KILIK DEĞİŞTİRİYOR, PKK BARZANİ OLUYOR, PKK'NIN DA BÜYÜK KÜRDİSTAN PROJESİNİN DE, ABD'NİN STRATEJİK MÜTTEFİKİ DE , İSRAİL KADİM DOSTU DA BARZANİ ARTIK, BU GERÇEĞİ GÖRÜN!

BİZE BİR ŞEY YOK; BİZİM YAŞIMIZDAKİLER BARZANİ'NİN IRAK KUZEYİNDE KÜRT DEVLETİNİ ADIM ADIM NASIL KURDUĞUNU VE NASIL KÜRT MESELESİNİ SAHİPLENDİĞİNİ GÖRECEK, TÜRKİYE İÇİN PARÇALANMA ŞİMDİ YOK!

AMA ÇOCUKLARIMIZ, BİZİM ÇOCUKLARIMIZ GELECEKTE BARZANİ İLE SAVAŞ YAPACAK, BU ÜLKENİN TAPUSU ABD'YE VERİLMEZSE EĞER!

ÇOCUKLARIMIZA GÜVENLİ VE HUZURLU BİR GELECEK VERMEK İSTİYORSAK EĞER ÜLKEMİZİ BARZANİ BELASINDAN KURTARMAMIZ GEREK, SAVAŞSA BİZ YAPALIM, BİZ ÖLELİM AMA ÇOCUKLARIMIZ GÜVENLİ VE GÜÇLÜ BİR ÜLKEDE YAŞASIN!

İYİ DÜŞÜNÜN ŞİMDİ KARAR ZAMNANI!

BUYRUN SİZE, ÜÇ AY ÖNCE İNTERNETTEN SESLENDİĞİM VE BİR AY ÖNCE "SON HAREKAT" KİTABINDAN SESLENDİĞİM GERÇEK!



İMRALI TARİHE KARIŞIYOR

6 Kasım 2007'de Başbakan'ın Amerika gezisi toplumun her kesiminde olduğu gibi bizde de merak uyandırdı. Başbakan, yetkili bürokratlar ve Genelkurmay II. Başkanı Orgeneral Saygun, ellerinde operasyon haritaları, PKK'nın yerleri, kampları, lider kadroları ve daha birçok istihbarat bilgileri ile ABD'ye gittiler. Başkan Bush ile yaptıkları samimi bir görüşmeye ve de iki ülke otoritelerinin alışageldik dostluk mesajlarına tanık olduk. En önemlisi, görüşmeden çıkan sonuçtu: PKK müşterek düşman, anlık istihbarat paylaşımı!

Kendi kendimize sorduk, "ne oldu ne bitti de PKK müşterek düşman oldu" diye.

Ne olmuştu da ne bitmişti de, Amerika istihbarat paylaşımına karar vermişti, diye merak ettik ve yaşadığımız tecrübelerin ışığında düşünmeye başladık. "PKK müşterek düşman ise, neden Amerika eliyle koymuş gibi yerini bildiği PKK'yı yüksek teknolojisiyle yok etmiyordu da bizim Hava Kuvvetlerimize yol veriyordu" diye kendi kendimize sorduk. Hani devran dönmemiş olsa, hani mertlik bozulmamış olsa sevgili Amerika'nın bu desteğini ayakta bile alkışlayabilirdik, "büyük Amerika" diyerek. Ama yapamadık, içimizde kuşkuyla kıvranıp durduk; tarih kolay kolay unutulmuyordu, yaşadıklarımızın anıları taptaze hafızalarımızda duruyordu.

Önce, bir Çekiç Güç meselesi var, bir Körfez Savaşı meselesi var unutamadığımız. Hatırlayınız o günleri; Özal her gün Başkan Baba Bush'la telefonla görüşüyor ve Amerika'nın Ortadoğu politikasını şekillendiriyordu. Bir koyup üç, beş hatta on alacaktık, tıpkı kumar gibi. Musul Kerkük dillerden düşmüyordu o yıllarda, tarihten gelen haklarımız vardı. Dış politikamız, Amerika'ya tam destek, Barzani'ye yarım ağızla da olsa destek, Irak'ın toprak bütünlüğünü korumak, PKK'yı yok etmek şeklinde sıralanıyordu, tıpkı 2003 Irak Savaşı'nda olduğu gibi, tıpkı bugünkü gibi.

Ne oldu hatırlayınız, yıl 1991, Birinci Körfez Savaşı sonrasında ne oldu? Bu dost ve müttefik Amerika önce Saddam'ı Irak kuzeyine saldı, peşmergeleri hedef gösterdi ve Saddam'ın zulmünden kaçan bütün Iraklılar ülkemize sığındı. Biz merhametli bir ülkeydik, hemen kucak açtık sığınmacılara, kol kanat gerdik. Medeniyetin tek dişi kalmış canavarı batılı ülkeler bizi ve o zavallı sığınmacıları yalnız bıraktı, dişlerine bakarak seçtiği birkaç zavallı insanı alıp Fransa'ya götüren ünlü Bayan Mitterand hariç. O insanlara, şimdi bize Barzani eliyle kafa tutmaya çalışan o zavallı insanlara ekmeğimizi verdik, yemeğimizi paylaştık, milyarlarca dolar milli kaynağımızı önlerine serdik.

Ama sonuç ne oldu? Amerika'nın yarattığı trajedi uluslararası gündeme Kürt sorunu olarak düştü! (1)

Keşke hepsi bu olsaydı. Ama kolay mı, bu dost ve kardeş müttefikin elinden kurtulmak! Guantanamo'da sorgusuz sualsiz binlerce insana işkence yapan, Irak'ta her saat başı adam öldüren Amerika'ya ses çıkarmayan Avrupa ve Birleşmiş Milletler, Saddam'ın Irak kuzeyindeki zavallı Kürtlere zulüm yapmasının önüne geçmek maksadıyla Irak'ta 36"ncı paralel kuzeyine uçuş ve müdahale yasağı koydu ve bunu uygulamak için Özal'ın da gayretiyle uluslararası koalisyon gücü, yani Çekiç Güç ülkemizde konuşlandı.



Peki sonra ne oldu? Yıl 1991

Birtakım gizli eller, on yıldır Suriye ve Lübnan'da adam öldürme eğitimi yapan adına PKK'lı teröristler dediğimiz katiller ordusunu aldı, bir kısmını Suriye üzerinden bir kısmını İran üzerinden Irak kuzeyindeki Çekiç Güç'ün koruması altındaki bölgeye yerleştirdi. Yıl 1992'yi gösterdiğinde PKK, Barzani bölgesinde sayıları on bini aşkın silahlı bir güç haline gelmiş, Barzani'nin kamplarına yerleşmiş, Saddam'ın silahlarını yağmalamış ve Saddam'ın zulmünden kaçan gençleri kol ve kanatlarına alarak Türkiye Cumhuriyeti"ne kafa tutmaya başlamıştı. Ardından Barzani Irak kuzeyinde Özerk Kürt Yönetimini ilan etmişti. Kimin sayesinde? Amerika ve bizi yönetenlerin sayesinde!

Birinci Körfez Savaşı bize güçlü bir PKK, güçlü ve özerk bir Barzani'yi miras bırakmıştı (2)
Daha bitmedi.

2003 yılında kitle imha silahları bulunduğu bahanesiyle Amerika Irak'ı işgal etti, sanki Saddam'ı silahlandıran Amerika değildi! Gerisini biliyorsunuz zaten; bu savaşın sonu bize daha güçlü daha siyasal hatta legal bir PKK, Barzani liderliğinde federe bir Kürt devleti armağan etti. Amerika artık Barzani ve PKK'nın içindeydi, kontrol ve idareyi ele almıştı. Amacı; Ortadoğu'daki enerji havzalarını ele geçirmek, gerek kendi güvenliği gerekse İsrail'in güvenliği için Büyük Kürdistan'ı kurmak suretiyle kamuoyunda BOP olarak bilinen projeyi hayata geçirmek idi.

Bu sıralarda Başbakan, "bizim bu projede yapacak görevlerimiz var, eşbaşkanlarından biriyiz" açıklamaları yapıyordu.

Düşününüz, BOP; Türkiye, İran, Irak ve Suriye'yi bölme projesi ve bizim Başbakan eşbaşkan!

İşte tam bu sırada, hiç beklenmedik bir şekilde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Sayın Yaşar Büyükanıt, o ünlü 12 Nisan açıklamasını yaptı ve ülkenin milletiyle bölünmez bütünlüğü çok ağır ve yakın bir tehdit altındadır, diyerek kuzey Irak'ı hedef gösterdi. Sınır ötesi harekât senaryoları da o tarihten beri gündemden düşmedi ve biz 6 Kasım'a geldik. Hani şu tarihe geçen ABD ziyaretine, oğul Bush görüşmesine yani PKK'nın müşterek düşman olduğu ve anlık istihbarat paylaşımı söylemlerine geldik.

Şimdi bu Amerika ne yapmak istiyor, ona bir bakalım.

2008 yılında ABD'de başkanlık seçimleri var. Oğul Bush Irak'ta umduğunu bulamadı, ölen Amerikalı asker sayısı 3900'ü geçti, Irak'a vaat edilen demokrasi gelemedi, ülke nerdeyse iç savaşın eşiğinde.

ABD'nin savaş tehditleri, PJAK'ı İran'a karşı kullanma oyunu, Körfez'e yaptığı muazzam yığınak işe yaramadı, İran, nükleer programını sürdürüyor.

Irak'ta güçlenen PKK, ülkemize gelip binlerce canımızı şehit edip gidiyor, batının teröre karşı ortak ve sözde çağrıları işe yaramıyor.

Barzani, arkasına aldığı Amerika'ya güvenip Türkiye'ye tehditler yağdırıyor.

İşin garibi bunu artık ilkokulu talebesi bile görüyor, değerlendiriyor, ülkemize yapılmak istenileni anlıyor. Türk milleti ayakta, ordu harekete geçmezse millet Irak'a gidip PKK'yı da Barzani'yi de vuracak halde.

Bu tablo ile Bush'un seçimi kazanması elbette zor olacak, Türkiye'yi tutması zor, Türk milletini tutması zor!

Peki ne yapılacaktı? İşte size bizim için ölüm, ABD ve BOP için yaşam anlamına gelen senaryo!

Önce, ABD'nin karşılaştığı sorunları sırayla ele alalım.

Birincisi İran. Malumunuz, bir başka ülkenin nükleer silah sahip olması İsrail için de savaş nedeniydi. Baştan beri zaten İran'a karşı savaş çığlıkları havalarda dolaşıyordu. Ama şu an bunun zamanı değildi çünkü Irak'ta işler zordu. O halde ne yapmalı da bu savaşı ertelemeli, ertelemeli ama yiğitliği de elden bırakmamalıydı?

Hatırlarsınız Kasım 2007'de ABD Ulusal istihbarat Tahminleri Raporu açıklandı. Buna göre; 2015 yılından önce İran'ın nükleer silah üretme kapasitesine erişemeyeceği söylendi. Söyleyen kim Amerika, demokrasi havarisi! İşte fırsat kendiliğinden ortaya çıkmıştı İran'ı hedef listesinden 2010-2015 yılına kadar çıkarmak için! Ne de olsa Amerika ülkelerin toprak bütünlüğü ve yaşam haklarına saygılı bir ülkeydi ve madem ki İran'da nükleer tehdit şimdilik yoktu, o halde İran'a saldırmak için sebep de yoktu! O zamana kadar PJAK vasıtasıyla İran oyalanır ve zamanı geldiğinde vurulurdu!

İşte böylece kurnaz Bush İran'ı gündeminden düşürdü.

İkinci sorun ve belki de en önemli sorun Türkiye, Barzani ve PKK meselesiydi.

Türkiye'de Amerikan karşıtlığı gelişiyor, PKK'nın yaptığı eylemler artıyor, her gün şehit veriliyor, Barzani PKK ile baş edemiyor ve tüm bunlara dur, demek gerekiyordu. Ama nasıl?

Barzani'nin gerek Irak'ta gerekse Türkiye'de bir sempatizan kitlesi vardı ve bunun düşmanlığa dönüşmemesi gerekiyordu Büyük Kürdistan'ın gerçekleşmesi için.

Türkiye ise Ortadoğu'da önemli bir konuma sahipti, Amerikan çıkarlarını koruyordu, ABD askeri üsleri vardı, iyi bir silah pazarıydı, İsrail ile ilişkileri iyiydi, elden çıkarılmazdı.

PKK'ya gelince, her ne kadar BOP projesinde görevler üstlenmiş ise de, sonuçta bir terör örgütüydü ve batılı dünya ağız birliğiyle bunu kabul etmişti.

Bu durumda ancak PKK'dan vazgeçilebilirdi, hem kullanılır hem de kısmen feda edilebilirdi ama nasıl?

Amerika doğrudan PKK'yı vursa, önemli bir taşeron güç yok edilmiş olacaktı, bu iyi bir çözüm değildi çünkü ilerde ona iş düşecekti.

Barzani PKK'yı vursa, Kürtler arasına nifak sokulmuş olurdu ki, bu hiç iyi değildi, üstelik Barzani'nin PKK ile çatışması oldukça zordu.

Türkiye PKK'yı vursa, bu iyi bir çözümdü, bunun bir mahzuru yoktu hem de bu, bir taşla dört beş kuş demekti. Nasıl mı? Anlatayım:

Bir: Türkiye öteden beri PKK'yı Irak'ta yok etmek istiyordu, kamuoyu buna hazırdı, Irak hava sahası Türklere açılırsa, hem Türkiye'nin gönlü yapılmış olur, hem PKK biraz hırpalanıp gözdağı verilir, hem de Barzani ile Türkiye arasındaki ilişkiler yumuşar ve gelişirdi.

İki: Türkiye'deki Amerikan karşıtlığı önlenir, üstelik ABD'nin teröre karşı olduğu vurgusu yapılır hem de öteden beri desteklediği Tayyip Hükümeti bir siyasi başarı olarak buna kamuoyuna anlatır ve muhalefete karşı avantaj sağlardı.

Üç: BOP projesinde görevli Tayyip Bey bu siyasi avantajı hemen değerlendirir ve gelecekte ülkemizin doğusunda kurmayı planladıkları özerk yapının temelini atacak olan yeni anayasa değişikliklerinin meclisten geçirilmesini kolayca sağlardı.

Dört: PKK'ya karşı Barzani'nin bölgede otoritesi sağlanırdı, Büyük Kürdistan'ın müstakbel lideri olarak.

Beş: 2008 seçimlerine Oğul Bush, az da olsa istikrar sağlanmış bir Irak, kuzeyde tam otorite ve güneye örnek teşkil edecek güçlü bir Barzani, gönlü yapılmış bir Türkiye ile girecek, elbette ki avantaj sağlayacaktı.

PKK"nın ne olacağı konusunda ise, işte onu bizatihi PKK'nın kendisi bilirdi. Amerika bu üç beş çapulcuyla baş edemeyecek değildi ya! Onlara tercih yapma şansı verilirdi bu güne kadar yapmış oldukları hizmetlerine karşılık, hem de iki seçenek:

Birinci seçenek: PKK'nın gerek lider kadrosunda gerekse dağ kadrosunda İranlı, Suriyeli ve Iraklı Kürtler de vardı, bunlar ülkelerindeki PKK oluşumlarına katılır, varlık ve eylemlerini orada sürdürebilirlerdi PJAK gibi. Bunu istemeyenler ise Barzani'ye katılabilirdi, ne de olsa onun kucağı her zaman hainlere açıktı. Zaten Barzani 1992'den beri PKK'dan kaçanları korumakta ve onları Özel Kuvvetler çatısı altında toplamaktaydı. Bu durumda ABD'nin desteği hem PKK'ya hem de Barzani'ye sürmüş olurdu. Çünkü gelecekte İran ve Suriye'nin parçalanması söz konusu olduğunda bu PKK'lılara ihtiyaç olacaktı.

PKK'nın yönetici kadrosuna gelince, bir kısmı İran ve Suriye'deki yeni oluşumun başına gider yerinde yönetirdi, isteyen Barzani'de kalırdı. Türkiye'ye gideceklere af çıkarmak ve siyasi haklar vermek için elden gelen yapılırdı Amerika. İsteyen tanık koruma programına alınır, yüzü değiştirilir ve yeni bir yaşam da sunulabilirdi. Türkiye'deki ailesini özleyenlere de kapı açıktı, hepsi silah bırakıp ailelerinin yanına dönebilirdi, onlar için af garanti idi.

İkincisi seçenek ise; birinci seçeneğin aynısıydı, kabul etmeyenlerin cezası ölümdü.

Peki, bu senaryo hayata geçerse ne olur? PKK eylemleri büyük ölçüde duracak yerini toplumsal olaylar alacaktır. Arda sırada ipini koparmış birileri de ortaya çıkıp birkaç bomba atabilir elbet, dikkatli olmak gerek.

PKK'nın siyasallaşma değil, Genel Kurmay Başkanımızın belirttikleri gibi legalleşme çabaları hayata geçirilecektir.

PKK, İran ve Suriye'de faaliyetlerini sürdürecek, Irak'taki faaliyetlerin tek adresi ise Barzani olacaktır.

PKK'dan ülkesine, ailesine dönmek isteyenlere af ilan edilecektir, kaldı ki, TCK. Md. 221 bunu sağlamak için yeterlidir, yeni kanuna ihtiyaç yoktur.

Avrupa'daki PKK'nın siyasi cephe teşkilatları faaliyetlerini sürdürecek adına da demokrasi ve insan hakları denilecektir.

Bir kısım işe yaramaz PKK'lı Barzani tarafından Türkiye'ye teslim edilecektir. Bunun iki sonucu olacaktır; bir; Barzani halkımıza sempatik gösterilip Türkiye'nin destek vermesi yani Kürt devletini tanıması için uygun ortam hazırlanacak, iki; hükümet, teröristleri dağdan indirdim, deyip siyasi rant sağlayacaktır.

Artık hükümet, ülkemizin doğusunda özerk bir yapı kurabilmek bir için yasal zemin hazırlama çalışmalarını rahat rahat sürdürecektir.Türk ulusunun da birlik bütünlük ve bekası lafta kalacaktır.

İşte 6 Kasım'da Başkan Bush ile görüşmeden çıkan sonuç budur ama bize söylenen; anlık istihbarat ve PKK müşterek düşman, hikayesidir!

Bize söylenen; demokrasi, insan hakları, barış ve kardeşlik, akan kanlar dursun, masalıdır ama uygulamaya konmak istenen senaryo işte budur!

Şimdi Hava Kuvvetlerimiz Irak'taki PKK yuvalarını vuruyor. Medya çığlık atıyor, PKK dağılıyor, diye. Doğru dağılıyor ama nasıl?



Barzani dokunulmazdır!

Yaralılar ve örgütten kaçanlar Barzani'ye sığınıyor, PKK'ya Barzani adresi gösteriliyor!

Bir kısım PKK'lı İran'a diğer bir kısmı Suriye'ye çekiliyor. Kalan fedailer ise Hakurk, Zap, Metina, Şive ve Kandil'deki PKK kamplarında başlarının üstüne düşecek bombaları bekliyor.

PKK kılık değiştiriyor, Barzani koruması altına giriyor, Barzani hem PKK'nın hem de Büyük Kürdistan hayalinin liderliğine oynuyor!

Türk Hava Kuvvetlerinin sınır ötesi harekatları bahara kadar böyle sürerse, sonuçları hakkında da şunu söyleyebiliriz.

Irak kuzeyinde güçlü ve bağımsız bir Barzani!

PKK'yı da koltuğunun altına, ABD'yi arkasına almış bir Barzani!

Türkiye'nin desteğiyle Irak kuzeyinde güçlü ve müreffeh bir Kürt devletinin başkanı, Türkiye'nin doğusunda da söz sahibi, İran ve Suriye'deki PKK faaliyetlerini yöneten bir Barzani!



PKK'nın yeni lideri Barzani!

Büyük Kürdistan'ın büyük lideri Barzani!

Bu senaryo, yedi bin yıllık Türk devletini parçalama senaryosudur. Ama bu senaryo burada bitmez, sırada Ermeni var, Rum var, Yunan var, Yahudi var, Süryani var, Papaz var, Hahambaşı var, Patrik var, bu bitmez ta ki Türk devleti tarihten yok oluncaya kadar sürecek bu senaryo!

Kim, dur diyecek bu ihanet senaryosuna, kim?

Halkımız çaresiz, yokluk ve yoksulluk içinde.

Gençlik, Gazi Paşa'nın gençliği sorunları içinde kaybolmuş, Milli Eğitim, Gülen tarikatının elinde, yeni nesilleri o yetiştiriyor.

Doğuda yaşayan halkımız perişan, bir yanda PKK bir yanda Barzani, hani Türk devleti, hani devletimiz, diye kendi kendine soruyor. Onlar da çaresiz, olacakları bekliyor.

Sanayici, odalar, borsalar, sivil toplum örgüt liderleri suskun, seyrediyor olan biteni, bana dokunmayan yılan bin yaşasın diyerek.

İnanıyoruz biz, herkesin bu gerçeği gördüğüne inanıyoruz ama harekete geçmek yerine çaresizlikle birbirimizin yüzüne bakıp duruyoruz. Bunca tevekkülün sonu ihanet değil midir?

Böyle gidersek fazla bir seçeneğimiz yok, iki seçenek apaçık ortada, karşımızda.
Birinci seçenek; şimdi değil on yıl sonra, elli yıl sonra, yüz yıl sonra Türk devleti ve milletinin tarih sahnesinden yok olması için bugün atılan temellere bir kürek harç atmaktır.

İkinci seçenek; biz Gazi Paşa'nın torunlarıyız, biz Çanakkale'nin, biz Anafartaların, biz Yıldırımların Fatihlerin torunlarıyız deyip bu ihanet senaryosunu darmadağın etmektir, öylesine vurmaktır ki bir daha hiç kimse böyle bir ihanete kalkışmasın!

Bağımsız ve hür Türk yurdunu ve Türkiye Cumhuriyetini kuranlar!
Bu yurdu ve cumhuriyeti korumaya yemin edenler bunu yapacaktır.



BEN SİZE ÜÇ AY ÖNCE SESLENDİM AMA KİMSE DUYMADI BİZİ.
BU MAKALE YAYINLADIĞININ ERTESİ GÜNÜ HAİN ÖCALAN AÇIKLAMA YAPTI.
İŞTE SÖYLEDİKLERİ:


Öcalan'dan şok açıklamalar

Dün İmralı'da avukatı ile görüşen terörist başı Öcalan'ın mesajları bugün PKK'nın medya organında yayınlandı. Açıklamalarında DTP'nin yanı sıra Barzani ve Talabani'ye de ağır eleştirilerde bulunan Öcalan'ın kamuoyuna gönderdiği mesajlardan PKK'nın köşeye sıkışması ile nasıl bir panik halinde olduğu kolayca anlaşılıyor.

PKK'nın yayın organında yayınlanan açıklamada DTP'yi "çalışmamak" ve "derdini anlatamamakla" suçlayan Abdullah Öcalan, "Gerekirse beş gün Ankara'da kalın, geri kalan zamanda halk içine karışıp çalışın" mesajı ile DTP'ye yönelttiği eleştirilerisürdürdü.



Barzani Ve Talabani'yi Hedef Aldı

PKK'nın kan kaybından duyduğu öfkeyi Kuzey Irak yönetimine de yönelten terörist başı, Irak Devlet Başkanı Celal Talabani'nin "Kürtlere karşı" AKP hükümeti ile bir anlaşma yaptığını öne sürdü. Cumhurbaşkanı Gül ile ABD Başkanı Bush'un görüşmesi ile ilgili olarak ise tam bir uzlaşma sağlandığını dile getiren Öcalan, Talabani ve Barzani'nin şu an PKK'nın gerçek liderleri olduğunu söyledi.

Terörist başı, açıklamasında özellikle Talabani'yi hedef aldı. Öcalan Iraklı Kürt lider hakkında, "PKK'nin tasfiye edilmesini istediğini mi sanıyorsunuz? Aslında PKK'nin başı bugün Talabani'dir, Barzani'dir. Talabani benden daha pratik PKK lideridir." diye konuştu.


Erdal Sarızeybek
(Bu Mesaj 05-10-08 10:42:29 AM değiştirilmiştir. Değiştiren : eylistanbul.)
05-10-08 10:41:35 AM
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
Latif Erol Çevrimiçi
Üye
*****

Mesajlar: 89
Katılma Tarihi: Sep 2008
Rep Puanı: 9
Mesaj: #15
RE: Aktütün Karakolu’na Saldırı
Bu mesajımın içeriği bile, kanlı örgütün bu saldırıyla amaçladığı propagandayı nasıl sağladığını açıkça göstermektedir.Beni bile bu noktaya getiren sorumluların, üzerinde uzun uzun düşünmesi gereken bir durumdur bu.


Herkes üzerine düşen bedeli ödemeli; ama herkes..
RE: Aktütün Karakolu’na Saldırı

"Bu mesajımın içeriği bile, kanlı örgütün bu saldırıyla amaçladığı propagandayı nasıl sağladığını açıkça göstermektedir.Beni bile bu noktaya getiren sorumluların, üzerinde uzun uzun düşünmesi gereken bir durumdur bu." kgurleyen



Herkes üzerine düşen bedeli ödemeli; ama herkes..
(Bu Mesaj 05-10-08 13:48:37 PM değiştirilmiştir. Değiştiren : Latif Erol.)
05-10-08 13:28:25 PM
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
rahmetov Çevrimiçi
Kıdemli Üye
*****

Mesajlar: 360
Katılma Tarihi: Mar 2007
Rep Puanı: 28
Mesaj: #16
RE: Aktütün Karakolu’na Saldırı
Tartışma askeri bir zaafiyet olup olmadığı tartışması değildir.

Hangi askeri önlem ya da "koordinasyon", ya da "istihbarat" kalabalık ve ağır silahlı bir grubun saldırısını kayıpsız atlatma güvencesi verebilir? Bunlar boş tartışmalardır. Kelin merhemi olsa, başına sürerdi; Afganistan'da tüm "süper güçler", o "süper teknolojilerine" karşın saldırıları önleyemiyor, kayıp veriyorlar.

Ortada siyasal bir zaafiyet ise kesinlikle vardır ve bu zaafiyette de genelkurmayın payı küçümsenemez.

1) Pkk, İmralı denetiminden çıkıp, açık ABD-iSrail çizgisindeki Barzani denetimine girmektedir.

2) Bunun sonucu olarak ucuz kürt milliyetçiliği hem örgüt hem de Kürt halkımız içinde kök salmaktadır. Böyle bir örgütlenme tarafından her türlü kışkırtıcı eylem beklenmelidir.

3) Buna karşı, "İsyancıları İmha" konseptinin dışına çıkamayan lümpen resmi stratejimiz, Tanzimat sonrası devlet yönetme geleneklerimizle bağdaşmamaktadır.

4) İmha stratejisi, bu arada "Türk milliyetçilerinin" Kürt-karşıtı çıkışları, Kürtleri itmeye yöneliktir.

5) Kürtler'i Türkler'den uzaklaştırmak, Büyük Ortadoğu ve İsrail siyasasıdır.

Kürtler'i Barzani'ye iten imha stratejimiz, ya irrasyonel bir Türkiye siyasasıdır ya da rasyonel bir İsrail siyasasıdır.

Bu stratejinin en eksiksiz biçimde Çiller zamanında uygulanmış olması, bununla tutarlıdır.

Hülasa-i efkar: Bu siyasette ısrar edildikçe, ülkemiz üzerindeki ölüm kısırdöngüsü, ölüm ataleti sürecek, bir adım ileri atmamız mümkün olmayacaktır.
05-10-08 17:12:53 PM
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
yalçınamca Çevrimdışı
Üye
*****

Mesajlar: 79
Katılma Tarihi: Feb 2007
Rep Puanı: 9
Mesaj: #17
RE: Aktütün Karakolu’na Saldırı
Rahmetov'un yorumu çok yerindedir.Burada ısrarla değindiğimiz konu;AKP iktidarının ABD ve AB karşısındaki teslimiyetçi tutumudur.Çareyi Barzani'de Talabani'de arayacak kadar bilgisiz ve teslimiyetçi bir iktidar ile bu soruna çare bulma şansı yoktur.
şu üçlüye bakınız!!!(Gül,Erdoğan,Bebecan!!!)Bu üçlünün Türkiye'nin çıkarlarını korumak gibi bir niyeti olabilir mi?Bunları siyaset adamı sanan kalemşörler bile artık aydılar.ancak türkiye insanı acı çekmeye devam ediyor yazık ki!

Aydınlık ve bilimin ışığında olanlarla gelecek güzel günlere...
05-10-08 21:36:04 PM
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
akin asker Çevrimdışı
Üye
*****

Mesajlar: 1
Katılma Tarihi: Feb 2008
Rep Puanı: 0
Mesaj: #18
RE: Aktütün Karakolu’na Saldırı
Bana göre yorumların hepsi doğrunun bir boyutunu içermekte, tabloyu tamamlamaktadır.

Hemen herkes Kürt meselenin bugünki mecraya sokulmasının emperyalizmin bölgede yeniden yapılanmasının yani Büyük Ortadoğu Projesi'nin vazgeçilmez bir sonucu olduğuna bir şekliyle işaret etmektedir.

Hem Irak, hem İran, hem de Türkiye'de başlıca kürt güçlerinin politik mücadelelerinin bu eksene oturtulduğu da pratiğiyle ortadadır.

Öyleyse ''Kalemler ve kılıçlar site amaç ve ilkeleri'' başlığı altında kaleme alınan yazıda selamlanan kürtlerin hangi politik mücadelesidir.

...
06-10-08 12:22:46 PM
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
BilimveEdebiyat Çevrimdışı
Zihniniz için Progressive Rock
*****

Mesajlar: 985
Katılma Tarihi: Feb 2007
Rep Puanı: 47
Mesaj: #19
RE: Aktütün Karakolu’na Saldırı
PKK’ya ağır darbe indirdiklerini söylüyorlardı, ne oldu? Büyükanıt Divan-ı Harp'te yargılanmalı

'Her şeyi önceden gören adam'dan eski Genelkurmay Başkanı'na eşi görülmemiş eleştiri

Sansasyonel çıkışları ile tanınan stratejist Erhan Göksel'den tartışma yaratacak sözler.

Beklenmedik çıkışları ile ezber bozan Göksel, Turktime adlı haber sitesine yine çok tartışılacak açıklamalar yaptı. Terör örgütünün son saldırılarının ABD ve diğer bölge güçleri tarafından bilindiğini ve özellikle Türkiye'ye iletilmediğini iddia eden Göksel, hain saldırının gerçekleştiği 5 saat boyunca yardım gelmemesini de 'haberleşme bir devlet tarafından bölgesel olarak bloke edilmiş olabilir' şeklinde yorumladı.

İşte ünlü stratejistin gündeme bomba gibi düşecek açıklamaları:

Milli Gazete’de çıkan bir söyleşinizin Manşeti “Yeni Bir Kriz Etnik Savaş Çıkarır” şeklindeydi. Bu röportajınızın üstünden bir hafta geçmeden Aktütün Karakolu’na yapılan saldırıda 15 askerimizin şehit olduğu haberi geldi. Yetkililer düne kadar sürekli PKK’ya ağır darbe indirdiklerini söylüyorlardı, ne oldu?

ERHAN GÖKSEL: Görünen köy kılavuz istemez diye bir Osmanlı atasözümüz vardır. Bence bu hain saldırı göz göre göre geldi. Olay henüz çok sıcak, duygular çok fazla ve bana gelen bilgiler de çok net olmadığı için sadece fotoğrafa bakarak değerlendirebilirim.
Askeri açıdan bakarsak Bir kere bu saldırı bir ilk. İlk defa gece yerine, öğle ortasında saldırıldı. İkincisi, saldıranlar 400-500 kişi ve bunların görünmeden sınırı geçmesi, hem de ağır silahlarla, imkansız. Arka arkaya dizilseler 1 km. eder ki, uzaydan bile görünürler. Demek ki, ABD’den istihbarat kesilmiş, İsrail’den alınan Heron’lar teröristleri görmemişler… Büyükanıt, "PKK'lı teröristleri BBG evinde gibi izliyoruz" şeklinde yaptığı açıklaması zihinlerde tazeliğini korurken hainler nasıl oldu da sınırdan içeriye 40 km sızabildi? Yoksa biz mi yanlış anladık, Sayın Büyükanıt televizyondaki BBG evini mi izlemekten bahsediyordu?

Demek ki PKK’ya darbe filan vurulmamış.

ERHAN GÖKSEL: Tabi… Çatışmanın 5 saat sürdüğü halde yardım gelmediğine göre, haberleşme de bir devlet tarafından bölgesel olarak bloke edilmiş olabilir. Anlaşılıyor ki TSK’nın kendi teknik imkanları da çok yetersiz. En önemlisi de aylardır aralıksız Kandil’i ve Kuzey Irak’ı bombalamamızın hiçbir etkisi olmamış demek ki. Bence asıl bu sorgulanmalıdır. TSK Türk halkının gözünü boyamış ve hamaset yapmış anlaşılan. Nereleri bombaladılar, boş kampları, boş dağları mı? Askeri ihale açmak için mi, aylar boyunca, hem de yüzlerce kez hava saldırısı ile milyonlarca dolar değerinde bomba atıldı dağa taşa diye sorar birileri bir gün. Açıkça görülüyor ki, PKK bitmemiş hatta gündüz ağır silahlarla saldırabiliyorsa, bu PKK’nın bu süreçte daha da güçlendiğini ve düzenli orduya doğru geçtiğini de işaret eder. Ayrıca maalesef ilk imaj, PKK’nın daha başarılı olduğu şeklinde algılanabilir. Bunu değiştirmek de hamasetle olamaz. Bir de “teröristler 23 biz 15 kayıp verdik” türü açıklamalar akıllara ziyan.

Saldırının zamanlaması da tartışılıyor… Sizce bu saldırı stratejik bir saldırı mıydı?

ERHAN GÖKSEL: Bu saldırının zamanlaması bana rastlantı gibi gelmedi. Büyük hesapta hem gelen ekonomik kriz hem de yerel seçimler öncesi olması anlamlı. PKK, ayrıca DTP’nin kapatılmasını da istiyor gibi. Bu süreçte sıkışan DTP kapanırsa, yerel seçimlerde radikalleşme artar ve bölge belediyelerini, bağımsız adaylarla PKK silme kazanabilir. Bu durum ise Müesses Nizam ve AKP için büyük bir yenilgi olur. Ayrıca başka bir hesapla Altınova’daki etnik gerginliği “etnik bir çatışmaya taşımak” ve bunu tüm Ege bölgesine yaymak PKK’nın ekmeğine yağ sürebilir. Özellikle Batı’daki Kürt vatandaşlarımız baskı altına girerse, PKK için bulunmaz bir fırsat doğabilir. Bunu da bölgedeki Türk vatandaşlarımıza yapılacak provokatif saldırılar izleyebilir. Bu ülkeyi yönetenlerin, başta Başbakan’ın tüm bunları iyi değerlendirmesi lazım. Türk halkına da artık gerçeklerin açıkça anlatılması lazım. Bu halk, yemez içmez, uyumaz ve bütün kalbiyle yine de ordusunu destekler. Bu kadar büyük bir halk desteği olan TSK’nın halka açıklama yaparken artık daha iyi düşünmesi gerekir. Son bir söz söylemek gerekirse bu hain saldırının asıl amacı “TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ’Nİ ZAAFA UĞRATMAK DEĞİL TÜRK TOPLUMUNUN ÇİMENTOSUNU ÇÖZMEKTİR”

“ABD, 850 MİLYARLIK PAKETİ FİNANSE ETMEK İÇİN BİZİM BÖLGEMİZDE YENİ SAVAŞ ÇIKARACAK!”

Aktütün saldırısı ile unuttuk ama günlerdir dünyanın tek bir konusu var: Finansal kriz. ABD bu krizi aşmak için 850 milyar dolarlık yardım paketini devreye soktu. Bu paketin somut getirileri ne olur?
ERHAN GÖKSEL: Kısa vadede sorunları bir kaç ay ötelemekten başka faydası olamaz. Bir kere sorun trilyonlarca dolar sermayenin sorunu ve bu paket yeterli olmaz. Sorun yapısaldır sadece finans sorunu değildir. Artı yakında “Hedge Fon”lar da krize girecektir. Peki, mali desteği ABD nereden karşılayacak? Bu sorunun kısa vade için çözümü tek: üretimi artırmak hatta katlamak… Bu ise bugünkü ABD tüketici taleplerindeki daralma nedeniyle imkansız. Geriye tek bir şey kalıyor o da beni en çok endişelendiren husus: “Yeni Savaşlar Ufukta”. ABD bu paketi finanse etmek için bizim bölgemizde yeni savaş çıkaracaktır. “ABD Irak’ta savaştığı için ekonomisi battı” diyenler cahil ve cühela. Eğer bu savaşa girmese idi 2001 Nasdaq krizini atlatamazdı. Savaşlar ABD ekonomisini finanse eder. Tıpkı 1929 krizinde olduğu gibi.

Yani ABD Irak ve Afganistan savaşlarına bir yenisini mi ekleyecek?

ERHAN GÖKSEL: Evet. Hem de bizim bölgemizde İran ve Kafkasya’da. Özetle, Ortadoğu ve Kafkasya muhtemel hedef alanı. Bunu anlamak için Neo-Conlar’ ın akıl hocası Chicago Okulu’ndan Prof. Leo Strauss’a bakın. Adamın teorisinin adı “Disaster Theory” (Felaket Teorisi) kitabının adı ise “The Shock Doctrine, The Rise of Disaster Capitalism”. Yani özetle Strauss’un söylediği şu “ABD dünyayı ancak kaos ortamında (ya da kaos çıkararak) yönetebilir.”

“AK PARTİ YAHUDİ LOBİSİNİN DESTEĞİNİ ALIP KAPATMAYI ÖNLEMEK İÇİN GAP’I TEKRAR BAŞLATTI!”

Türkler ne yapıyor da Kürtler aidiyet duygusunu kaybediyor? Kürtçe yayınlar yapılıyor, en büyük yatırım güneydoğuya…

ERHAN GÖKSEL: Kürtçe yayın nerede hani? Geçen yıl Başbakan TRT Kürtçe yayın yapacak demişti, nerede? Siyaset “ileri sürülmüş ve kabul edilmemiş tezlerden oluşmadığı” gibi, “yapılacağı addedilen şeylerin yerine getirilmese de olur” denilebilen durumların sonucu da değildir. Güneydoğu’ya yatırım yapıldığı ise gerçekte tam bir palavra. Hükümet hamaset yaparak bu konuyu iç politika malzemesi yapıyorlar.

GAP bir yatırım değil mi?

ERHAN GÖKSEL: AKP iktidara geldiği zaman durdurduğu ilk proje GAP sulamasıdır. GAP’ın bütün sulaması bir Yahudi şirketine aittir. Altı yıldır ödenek vermiyorlardı, Yahudiler’e para gitmesin, GAP yapılmasın diye. AKP’ye işler sarpa sarınca, “GAP’a yeni yatırım” adı altında tekrar ödenek verdiler. Özetle bütün paralar yine İsrail şirketine akıyor. Halka bir şey aktığı yok. İlerde sulanacak araziler de zaten halka ait değil.

Nasıl sarpa sarınca? Ne değişti de Yahudi şirketinin ödeneği serbest bırakıldı?

ERHAN GÖKSEL: AKP, kapatma davasında parti kapatılmasın diye Yahudi dünyasını yana almak için GAP yatırımını yeniden başlattı. GAP’a giden 4,5 milyar doların hemen hemen hepsi Yahudi sermayesinin şirketlerine gidiyor. Yeni bir yatırım değil, eskiye takviye söz konusu olan.

“KİM, KÜRT SORUNUNU HAMASETLE İÇ POLİTİKA MALZEMESİ YAPIYORSA, ASIL AYRIMCI VE BÖLÜCÜ ONLARDIR.”

Devlet Güneydoğu’da maddi ve manevi anlamda yetersiz mi kalıyor? Özellikle bunun tam tersi bilinir…

ERHAN GÖKSEL: Bu söylem de bir çeşit devlet propagandası. Ben Turgut Özal’ın danışmanı olduğum dönemden beri Türkiye’nin en hassas meselesinin “Kürt Sorunu” olduğunu söyledim. O dönemin genelkurmay başkanı Doğan Güreş, genelkurmay başkanı iken benim bu düşüncelerime çok şiddetle tepki vermişti. 2000 yılında Doğan Güreş benim o tarihte haklı olduğumu anladığını bizzat bana açıkça söylemiş ve “biz yanlış yaptık” demiştir. Zaten Kürt meselesinde yanlış yaptığımızı çok yakın bir zamanda Fikret Bila’ya önce darbeci general Kenan Evren, sonra da bir yığın omzu kalabalık general peş peşe konuşmadı mı?

Diyelim ki Güneydoğu’ya sağlıklı bir yatırım yapılmıyor. Ama bu sadece Güneydoğu için değil de tüm Türkiye için söylenemez mi? Neden sadece Güneydoğu?

ERHAN GÖKSEL: İş artık yatırım meselesini çok aşmıştır. Kemal Yazıcı, 2000’lerde dönemin Ordu valisiydi, Veli Küçük Giresun İl Jandarma Komutanı idi bu zatlar fındık toplamaya gelen gariban Kürt işçilerinin kamyonlarını “Kürt oldukları için” geri çevirdiler. Kimse de hesap sormadı. Daha bu yaz sonu aynı rezalet benzer bir şekilde tekrar yaşanmadı mı? Fındık toplamaya gelen gariban Kürt vatandaşlarımızın, şehirde otellerde konaklamalarına izin verilmedi. Ne yapsınlar, çadır kurdular. Aynı anlayış, PKK bahanesiyle çadır kurmalarına da izin vermedi. TV’lerde o küçücük Kürt çocuklarının sokaklarda, kaldırımlarda yatmalarını izledik hep beraber ses çıkarmadan ve rahatsız olmadan. Maalesef bu ülkenin gerçeği budur. Bunu kimse örtemez. Bunu görmeyenler kim biz Türkler. Türkiye’deki asıl bölücülük bu politikalardır. Bölücülüğe hizmet eden politikalar bu politikalardır. Türkiye’de 15 yıldır Kürt meselesini çözmek istemeyen, çözmek için adım atmayan herkes, bilerek veya bilmeyerek bölücülere hizmet etmektedir. Kim, Kürt sorununu hamasetle iç politika malzemesi yapıyorsa, asıl ayrımcı ve bölücü bence onlardır.

Ama mesela Güneydoğu’ya giden Türklerin de sen Türksün diye ötelendiğini biliyoruz…

ERHAN GÖKSEL: Evet ama bu durum daha çok yeni. Çünkü artık ayrım başladı. Egemen devlet “kendi ideolojisini yaşatabilmek için kendi etnik kimliğinin militanlığını” yapmaz. İngiltere’de etnik anlamda en ağır ceza, İngiliz milliyetçiliği yapmaktır. İngiltere bu nedenle bugün 27 ülkeyi yönetiyor. Avustralya, Yeni Zelanda, Yeni-Gine pasaportuyla İngiltere’de oy kullanırsınız. Ama İngiliz pasaportuyla Avustralya’da oy kullanamazsınız. İngiltere’nin adı İngiltere’de “Büyük Britanya” ya da “Birleşik Krallık” tır. İngiliz adı sadece futbol takımları için kullanılır ki İskoçlar, Galler ve Kuzey İrlanda’nın da kendi milli takımları vardır. Yani serbesttir. Türkiye’de ise karnını doyurmak için seyahat etmek bile Kürtler için yasak olmaktadır.

“TESLİMİYET BAYRAĞI ÇEKEN BÜYÜKANIT DİVAN-I HARP’TE YARGILANMALI!”

O zaman başta söylediğiniz Kürtlerin Türkiye’den ayrılması konusunda endişelenmemeliyiz. Öyle bir sorunları yok…

ERHAN GÖKSEL: Hatırlayın, 1990’da duvar yıkılınca 5 tane Türk devleti kuruldu. Hepimiz büyük bir heyecanla izlemedik mi? Bugün Kuzey Irak’ da bir Kürt Devleti kuruluyor. Bana göre kuruldu bile. Türkiye’nin en “Türk-Kürtleri”nin bile ilgilenmemesi mümkün mü bununla? Herkes ilgileniyor. Türkiye Cumhuriyeti’nin tarihinde yaptığı en büyük devlet hatası geçen hafta bir mahkemenin verdiği karardır. Bolu’da bir gazete, her şehit için 5 DTP’li öldürün diye yazıyor ve mahkeme de bunu yazanı beraat ettirerek, “fikir özgürlüğü” olarak değerlendiriyor. Bu kararın, “Kürtler öldürülebilir” demekten farkı nedir? Bugün çevremizdeki komşularımız, hatta AB ülkeleri Türkiye’nin düşmanı olabilir. Bizim bu coğrafyada gerçek dostumuz zaten yok. Ama asıl sorun iç düşmanlarımızda bu ülkeyi iç çatışmaya götüren, iç unsurlarımızda. Önemli olan sizin kendi dirayetinizle bu ülkenin bölünmesini engelleyecek yapıyı ortaya koymaktır. Bu ülkenin halkını kucaklamak zorundasınız. Geçen sene olduğu gibi cenaze kaldırılan Şemdinli’de, alçaktan uçuşla beş kez üstlerinden jet uçurulan halk bu ülkenin halkıdır. Bu halk bu ülkenin düşmanı değildir.

Sen eğer Şemdinli’nin üzerinden uçak uçururken onları bu ülkenin halkı olarak görmek istemiyorsan, onlar da bu ülkeden giderler. Giderken de savaşarak giderler. Onun içi eski genelkurmay başkanı Yaşar Büyükanıt’ı tarih önünde asla affetmiyorum. Geçen sene Dağlıca baskını sonrasında TSK, kamuoyu önünde baskı altına girince, 11 Aralık 2007’de Yaşar Büyükanıt, televoleci gazeteci gibi ayaküstü demeçler verdi “Terör siyasallaştı ve legalleşti, psikolojik harekatı onlara kaptırdık" gibi sözler, "artık yapılacak bir şey kalmadı" anlamında cümleler sarfetmek, havlu atmak anlamına gelir. Bu "kaptırma" sözcüğü, sadece TSK bünyesinde değil tüm dünya ordularında "savaşta bayrağı kaptırma" anlamını çağrıştırır ki "bunu düşündürmek bir orduyu tamamen berhava etmek"le eş anlamlıdır. Yani Büyükanıt özetle “Biz demokrasi ve özgürlük bayrağını PKK’ya kaptırdık” dedi. PKK siyasallaştı dedi. Masaya oturmaya hazır bir genelkurmay başkanı portresi çizdi. Devletin en yüksek katı bunu diyorsa seni masaya oturturlar. Sen insan hakları bayrağını kaptırdık diyorsan, biz bu güne kadar işkence yaptık demek anlamına gelir. Bir genelkurmay başkanı bunları söylemekten dolayı divan-ı harp’ de yargılanması gerekir. Bu gaflet ve delaletten dolayı mı söyleniyor yoksa, birileri Türkiye’yi masaya mı oturtuyor? Ben bunun için bas bas bağırıyorum. Hayatımın en sert röportajımı da bu nedenle, 17 Aralık 2007’ de Yeni Şafak Gazetesi’nde “Müesses Nizam Dağıldı” diye yaptım.

Sizce, Türkiye masaya mı oturtulmaya sürükleniyor?

ERHAN GÖKSEL: Eski Genelkurmay başkanı Yaşar Büyükanıt, Cumhuriyet tarihi boyunca benzeri görülmemiş bir şekilde Türkiye’nin elini bağlayacak demeçlerle teslimiyet tohumları ekmiştir o konuşmasıyla. Onu da daha sonra başkaları takip etti. Bana göre bu sözleri, gaflet ve delalet içinde söylemedi. Uluslararası güçler direttiler, Türkiye masaya oturtulmaya çalışılıyor. Öcalan’a Ankara’da politikanın önünü açmaya çalışıyorlar. Ve kimileri cahilliğinden, kimileri vurdum duymazlığından, kimileri de işbirlikçi olduğu için buna gizli veya açık hizmet ediyorlar.

“KAPATILMA DAVASI KÜRESEL BİR TEZGAHTI… BU DAVAYLA AKP KENDİNİ KÜRSEL SERMAYEYE TESLİM ETTİ!”

Öngörülerinizin isabetleriyle tanınıyorsunuz. Tüm bu sorunların çözümünün ana hatları nelerdir? Devlet ne yapmalı?

ERHAN GÖKSEL: Krizlerin, sorunların, kaosların önlenmesi için bir ülkenin yönetiminin bilgili olması lazım. Bu ülke iyi yetişmemiş insanları yönetici seçmiştir. Hem yönetim hem zihniyet değişmedikçe, Türkiye bu coğrafyada devam edemez. Geçmişte bu ülke Tansu Çiller ve Mesut Yılmaz gibi iki tane iyi yetişmiş başbakan çıkardı. Ancak onlardanda Halkın ağzı yandı. Ardından da yağmurdan kaçalım derken, bu sefer de da iyi yetişmemiş ve ehliyetsiz kişileri seçtiler. Dünyanın hiçbir yerinde ehliyetsiz insanlara ülke yönetimi teslim edilmez. Ülkenin başbakanı çıkıp Mortgage’ı TOKİ ile benzeterek açıklıyorsa, Avrupa’da el koyulan bankaların Türkiye’deki mudilerini Avrupalı sanıyorsa, onu bir kasabaya belediye başkanı bile yapmazlar dünyada. Bu süreçlerin hepsi iç içedir hiç birisini birbirinden ayıramazsınız. Zira “Bilgi bir bütündür”.Hatırlatayım, Türkiye 2001 krizine durup dururken girmedi. 1999 yılında Türkiye’nin IMF’ye gitmeye ihtiyacı yoktu. Ama birden bire Ecevit’i IMF’ye götürdüler. Kasım 2000’de önce küçük bir kriz, dört ay sonra, Şubat 2001’de de büyük kriz çıktı. Altını çizeyim, Ecevit Hükümeti ve Türkiye, IMF politikalarına uymadığı için kriz çıkmadı. Tam tersine Türkiye, IMF’ in bütün politikalarına tam uyduğu için krize girdi. Ecevit ve Türkiye Irak’ın bütünlüğünden yanaydı. Krizle, Ecevit’i tasfiye ettiler. Amerika’nın Irak operasyonlarının önü açıldı.

Şimdi neler oluyor? Durumun bir benzerliği var mı?

ERHAN GÖKSEL: Daha da kötü. Şimdi Türkiye yeni bir krize sürükleniyor. AKP, kapatılma davasıyla kendisini “küresel sermayeye” teslim etti. Bu da bence bir tezgahtı. Biz AKP’ nin kapatılmayacağını davadan tam üç gün önce kimden öğrendik? Hatta 6-5 oy oranını Türk Halkı kimlerden öğrendi? Küresel Sermaye’ den öğrendik. Oylamayı bile söylediler. Siz bütün stratejik kurumlarınızı, bankalarınızı, yabancılara kaptırdıysanız ekonominizi yabancılar elinde tutuyorsa sizin siyasi bağımsızlığınız yoktur. Ekonomisini elinde tutmayan hiçbir ülkenin bağımsızlığı yoktur. Tarih böyle der.

TALAT ATİLLA & ERSİN TOKGÖZ / TURKTIME

DEVEYE DIKEN, TÜRK'E AKP YARANIR !!!!
06-10-08 13:02:34 PM
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
Merovingian Çevrimdışı
Üye
*****

Mesajlar: 58
Katılma Tarihi: Apr 2008
Rep Puanı: 1
Mesaj: #20
RE: Aktütün Karakolu’na Saldırı
artık savaşılan taraf pkk falan değil.kimse birbirini kandırmasın.pkknın kökünü kazısanız kaç yazar!
şu anda çarpışılan taraf bölgeye yayılmış olan kürdistan sevdalılarıdır.eğer düşman uçaksavarlarla sınırızı geçebiliyorsa bunun adı terörist faaliyet değil,resmen devletler arası savaştır.
yalçın küçük bir zamanlar demişti ki:'musulu almazsak diyarbakırı veririz!'.bu laf doğruluğunu her geçen gün hazin bir şekilde gösteriyor.
türkiye devleti eğer bu şerefsizlerle masaya oturursa kürdistan sevdalıları amacına ulaşmış olacak ve şehitlerin kanı yerde kalacak,vatanın bölünmezliği hiç olmadığı kadar tehlikeye girecek.
türkiyenin yapması gereken şey k.ırak a bir kara harekatı gerçekleştirmektir.düşman ise türk askerine karşı duran(muhalif güçlerde dahil) herkes olmalıdır.bunun aksi her gelişmeden türkiye zararlı çıkar.
10-10-08 22:59:14 PM
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
Eren10 Çevrimiçi
" iyi cocuk "
*****

Mesajlar: 573
Katılma Tarihi: Mar 2007
Rep Puanı: 13
Mesaj: #21
RE: Aktütün Karakolu’na Saldırı
Baya manyakca olacak ama Kuzey Irakdaki yonetimi zora sokmak icin, Turkiye ile isbirligine zorlamak icin boyle birsey yapilmis olamazmi!
11-10-08 13:58:11 PM
Tüm Mesajlarını Bul